Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/16574 E. 2026/5413 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16574
Karar No
2026/5413
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1334 E., 2025/1844 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/327 E., 2023/259 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirket bünyesinde yükleme boşaltma işçisi olarak çalışırken 28.03.2016 tarihinde iş kazası geçirdiğini, kazanın forklift sürücüsünün geri geri giderken davacıya çarpması sonucu sol bacağının forklif altında kalması suretiyle gerçekleştiğini, davacının bu kazadan kaynaklanan maddi ve manevi zararlarının tazmini için İstanbul Anadolu 22. İş Mahkemesi 2023/165 Esası ile dava açtığını, açılan davada SGK ve SSYSK tarafından sürekli iş göremezlik oranının %4,3 olarak belirlendiğini, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından ise %38 tespit edildiğini çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurul tarafından rapor alındığını alınan bu raporda da %38 oranı çıktığını, dosyanın karara çıktığını ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesine gönderildiğini, burada alınan kararda ise dosyada %38 maluliyet oranı üzerinden Kuruma müracaat ederek iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanması için davacıya önel verilmesi, Kurumca istemin kabul edilmemesi halinde açılacak davanın sonucunun beklenmesi ve bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya kabil kısmını tazminat alacağından tenzil ederek maddi tazminat talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek kararın kaldırıldığı, verilen karar üzerine .. Sosyal Güvenlik Merkezi'ne davacıya %38 oran üzerinden sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasının talep edildiğini, başvurunun Kuruma posta yoluyla 10.04.2023 tarihinde teslim edildiğini, Kurumun 60 gün içinde taleplerini kabul etmediğini beyanla 28.03.2016 tarihli iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının tespit edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; görev, yetki derdestlik, husumet ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. 2- Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının olay günü yükleme boşaltma işi yaparken, bulunamaması gereken bölgeye - tırların arkasındaki forklift çalışma sahasına geri geri girerek çalışmakta olan ve geri geri gelen forkliftin çarpması nedeniyle iş kazası geçirdiğini, kamera kayıtlarının bulunduğunu, bakıldığında ise davacının dikkatsizce geri geri yürüdüğünü bu nedenle de kazaya sebebiyet verdiğini, davalı işverenin alması gereken tüm önlemleri aldığını, gerekli tüm eğitimlerin verildiğini, kusuru, ihmali ve kastı bulunmadığından sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile davacının 28.03.2016 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı olarak E-cetveline göre %38 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davacı vekili temyiz dilekçesinde; her ne kadar davacının %38 oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiğinin tespitine karar verilmiş ve bu karar davacı tarafça istinaf edilmemiş ise de dosya istinaf incelemesindeyken davacının sağlık durumunda değişiklikler meydana geldiğini, bunların Mahkemeye bildirildiğini, ancak Bölge Adliye Mahkemesince bu hususlar gözetilmeden karar verildiğini, davacının sürekli iş göremezlik oranı değişmiş olup, günümüzde %38'in çok daha üzerinde olduğunun yeniden rapor aldırılarak tespit edilmesi gerektiğini, istinaf incelemesi devam ederken davacının dava konusu iş kazasında bacağının ezilmesiyle yaşadığı damar tıkanıklığı ve kangren seneler içinde ilerlemiş, 22.11.2024 tarihinde bacağının dizinden itibaren ampute edildiğini, ATK 2. Üst Kuruldan bu yeni gelişmeye ilişkin rapor istenilmesi gerektiğini beyan etmektedir. 2- Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; davacının dikkatsizce ve geri geri yürüyerek forkliftin çalışma alanına girdiğini ve kendi dikkatsizliği nedeniyle kazaya sebebiyet verdiğini, SGK tarafından düzenlenen raporda davacıda meydana gelen % 4,3 iş gücü kaybı olduğundan bahsedildiğini, bu miktardaki iş gücü kaybının, yük taşıma işi (hamallık) yapan davacının iş hayatını olumsuz etkilediği, davacının iş bulamadığı yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, ATK Genel Kuruluna gidilmediğini beyan etmektedir. 3- Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; yeterli inceleme yapılmadan ve dava sübut bulmadan dosyanın karara bağlandığını, henüz dosyanın tekemmül etmediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir.

A) Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; Dava açmada hukuki yararının bulunması dava şartlarından olduğu gibi temyiz Kanun yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir (HMK m. 361/2). İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan veya süresini geçirdiği için istinaf yoluna başvurmamış olan taraf yönünden, verilen karar kesinleşeceği için artık bu tarafın temyiz yoluna başvurmasında hukuki yararı yoktur. Şayet, karşı tarafın istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden esas hakkında karar verilmiş ise, o takdirde karara karşı istinaf yoluna başvurmamış olan taraf temyiz yoluna gidebilir. Zira, bunda hukuki yararı vardır. İnceleme konusu eldeki davada, davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, istinaf yoluna başvurmadığı, bu itibarla davacı yönünden İlk Derece Mahkemesinin kararı kesinleştiğinden, temyiz yoluna başvurmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. B) Davalılar vekillerinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, 2. Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Temyiz harcının istek halinde davacıya ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/16574, K. 2026/5413, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-16574-e-2026-5413-k-528a2448897e