Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/15993 E. 2026/3639 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15993
- Karar No
- 2026/3639
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/13 E., 2025/1149 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/288 E., 2022/219 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.06.2003 tarihinde ... adına kayıtlı (... Unlu Mamülleri) fırınında çalışmasına başladığını, mezkur işyerinde hamurkarlık yaptığını, davacının 20.12.2015 tarihine kadar bu işyerinde kesintisiz bir şekilde çalıştığını, ancak davalı ...'ın sadece 01.10.20 13... .12.2015 tarihi arasındaki hizmet süresini bildirdiğini belirterek davacının davalıya ait işyerinde 01.06.20 03... .10.2013 tarihi arasında gösterilmeyen hizmet sürelerinin tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1- Davalı vekili cevap dilekçesinde; 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığından davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının müvekkilinin yanında 01.10.2013 tarihinde işe başladığını, 03 kodu ile çıkışının verildiği 20.12.2015 tarihine kadar çalıştığını ve bu sürelerin ...'ya bildirildiğini, davacının işe giriş tarihi olan 01.10.2013 tarihinden önce herhangi bir çalışmasının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2- Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren dava tarihine kadar 5 yıl geçmiş ise davanın hak düşürücü süre yönünden reddini dilediklerini, Kurum kayıtlarına göre davacının davalı işverene ait işyerinde Kuruma bildirilen günler dışında çalışması olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu dönemdeki hizmetini somut delillerle ispatlayamadığı, tereddütsüz bir şekilde hizmet akdi ile fiilen çalıştığını ispatlayamadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemenin samimi ve tutarlı diyerek beyanına itibar ettiği .. 'ın 09.03.2022 tarihinde dinlenildiğini, mahkeme hakiminin tanığın tutarsız ve çelişkili ifadeleri nedeniyle zapta 2 defa mahkeme gözlemi geçirerek tanığın hal ve hareketleri ile beyanlarının çelişkili olduğunu belirttiğini, çelişkili beyanlarda bulunan tanığın ifadelerinin tutarlı ve samimi denilerek gerekçeli kararda gerekçe yapıldığını, ...'ın davacının 20 13... yılı arasında çalıştığını beyan etmekteyken kendisinin 2013 yılı sonunda çıktığını ifade ettiğini, davalının tanık ...'ın dayısı olduğunu, davalı tarafın dinlettiği tanıklar ile Mahkemece getirtilen kamu tanıklarının çoğunun davalının akrabaları olduğunu, ... için bahsedilen çelişkili ifade hususlarının davalının dinlettiği tanıklar ile diğer kamu tanıkları için de mevcut olduğunu, tanık ... davalı işyerinde çalıştığını, kendisi istemediği için bir dönem sigortasının yapılmadığını ve müvekkilinin davalı işyerinde 1 yıl kadar çalıştığını beyan etmesine rağmen Mahkemece bu tanığın ifadelerine itibar edilmediğini, tanıkları ... ...'in davalı işyerine bitişik olan evde 1984 yılından 2010 yılına kadar ikamet ettiğini ve davacının 20 03... yılları arasında çalıştığını beyan edip davalı işyeri ile ilgili detaylı ve samimi bilgiler verdiğini, Mahkemece iş bu tanığın beyanlarına da itibar edilmediğini, yerel Mahkemenin duruşma esnasında çelişkili gördüğü tanık beyanlarına hüküm aşamasında itibar edip dosyadaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla gerekirse keşif veya komşu esnafları kolluk marifetiyle tespit edip duruşmada dinlemeden davanın reddine karar verdiğini, eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 01.06.20 03... .10.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86/9. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve bu davada dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
2. İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalı işverene ait unlu mamuller işyerinde 01.06.20 03... .10.2013 tarihleri arasında hamurkar olarak çalıştığının iddia edildiği, söz konusu çalışma iddiası hakkında Mahkemece davacı tanıkları ile bordro tanıklarının dinlendiği, bordro tanıklarının beyanları da gözetilerek davacının dava konusu dönemdeki hizmetini somut delillerle ispatlayamadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalı işyerinde çalışma iddiasına yönelik araştırma yeterli olmayıp, Mahkemece sonuca eksik inceleme ile gidilmiştir. 3. Somut olayda, davacının davalı ... adına kayıtlı ... sicil numaralı işyerinde 01.10.2013 - 20.12.2015 tarihleri arasında sigortalı çalışmasının bulunduğu anlaşılmış olup; talep konusu dönemle ilgili Mahkemece beyanlarına başvurulan bordro tanıklarının bir kısmının ekmek dağıtımı, şoförlük gibi fırın dışı işlerde çalıştıkları, unlu mamuller imalatı üzerine kurulu davalı işyerinde asıl işlerden olan hamurkarlık, pişirme gibi işlerin kimler tarafından yapıldığı araştırılıp, bu kişilerin dinlenmedikleri, ayrıca işyerine komşu işyerlerinin tespit edilip yeteri kadar komşu işyeri tanığı beyanlarına başvurulmadığı görülmüştür. Bu doğrultuda, Mahkemece somutlaştırma yükümlülüğü gereğince davacının beyanı alınmalı, talep konusu dönemde imalat aşamasında kimlerle çalıştığı hususları sorulmalı, davacının beraber çalıştığını bildirdiği kişilerin beyanları alınmalı, uyuşmazlık konusu dönemde davalı işyerinde çalışması bulunan diğer bordro tanıkları detaylı olarak dinlenmeli, komşu işyeri tanıklarının da tespiti yapılarak beyanlarına başvurulmalı, bu kapsamda davacının çalışma iddiasının netleştirilmesi suretiyle toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek çalışma olgusu tereddütsüz şekilde ortaya konulmalıdır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.