Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/1433 E. 2025/8653 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1433
- Karar No
- 2025/8653
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1221 E., 2024/2329 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/161 E., 2023/19 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının ihya edilen 01.09.1997-07.04.2008 dönemi için tahakkuk ettirilen 16.369,91 TL'yi 19.07.2018 tarihinde ödediğini, 2018 yılından itibaren hizmet akdine bağlı olarak çalıştığını, emeklilik için gerekli süreyi tamamlayarak aylık talebinde bulunduğunu, ancak ziraat odası kaydını 08.04.2008 tarihinde sonlandırmış olmasına rağmen 08.04.2008-18.12.2014 tarihleri arası sürelerin ihya edilerek davacıya 37.189,56 TL ihya borcu bildirildiğini, davacıya 2018 yılında şu anki hizmetinin verilmesi halinde davacının 30.11.2018 tarihinde 15 yıl 5400 gün ve 56 yaş koşulları ile emekli olacağını bu şekilde Kurum hatasından kaynaklı olarak davacının alamadığı aylıklardan dolayı zarara uğradığını, Kurum hatasından dolayı, bildirilen borcun 21.046,71 TL'sinin asıl borç, 16.142,85 TL'sinin faiz borcu olduğunu, davacının 2008 sonrasında çiftçiliği bıraktığını, herhangi bir ürün tesliminin olmadığını belirterek 08.04.2008-18.12.2014 tarihlerine ilişkin ihya nedeniyle davacının 28.03.2022 tarihinde ödemiş olduğu 37.189,56 TL'nin yasal faiziyle davacıya iadesine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline ve primleri ödenmemiş hizmetler yönünden bu hizmetleri birleştirmeye zorlanamayacağının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili özetle, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, Kurum tarafından yapılan incelemeler neticesinde 28.04.2008 tarihinden sonra verilen hizmetinin ve çıkartılan borcun iptal edilmesi için davacının Kuruma talepte bulunduğunu, ayrıca ziraat oda kaydı sonlanmasına rağmen sigortalının Bağkur kaydının devam ettiği ve devam eden bu süreye sigortalının talebi üzerine ihya yapıldığını, Kurumun, 13.09.2018 tarihli "tebliğ edilemeyen ya da geç tebliğ edilen 7143 taleplerine ilişkin" e-posta talimatına göre gecikme zammı uygulanması gerektiğini, bu nedenle 28.03.2022 tarihli ödemeye uygulanan gecikme zammına ilişkin iade işlemi yapılmasının mevzuata göre mümkün bulunmadığını, davacının Bağkur kaydının, .... Ekicileri Kooperatifi üyelik kaydının sona erdiği 29.01.2015 tarihi itibariyle sonlandırıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kısmen kabulüne, davacının hizmet birleştirilmesine zorlanamayacağının tespiti ile 01.05.2008-29.01.2015 tarihleri arasında re'sen ihya edilen Tarım Bağ-Kur hizmetinin iptaline ve ihya borcu sebebi ile ödemiş olduğu 35.332,88 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça, davacının hizmet birleştirilmesine zorlanamayacağının tespiti ile 01.05.2008-29.01.2015 tarihleri arasındaki resen ihya edilen Tarım Bağ-kur hizmetinin iptali ile ihya borcu sebebi ile ödemiş olduğu 35.332,88 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesi talebiyle eldeki davanın açıldığı; davacının .... Ziraat Odası'na 04.04.2008 tarihli başvuru dilekçesi üzerine oda kaydının silindiği, 03.06.2014 tarihinde davalı Kuruma başvurarak tevkifat kesintilerine göre geriye dönük Bağ-Kur tescilinin yapılmasını talep ettiği, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.'nin 1995-1996- 2003-2004-2005 yıllarında yapılan prim kesinti listelerinde davacının isminin yer aldığı, 1996 yılında yapılan ilk kesintinin 30.05.1997 tarihinde Kurum hesabına intikal etmesi ile davalı Kurumca davacının sigortalılığının 01.06.1997 tarihinde başlatıldığı, davacının 21.06.2018 tarihinde Kuruma başvurarak 5510 sayılı Kanun'un Geçici 17 ve Geçici 63. maddeleri kapsamında durdurulan hizmetlerinin 7143 sayılı Kanun'a göre ihyasını talep ettiği, talebinin kabul edilerek 01.09.1997-07.04.2008 tarihleri arası dönem 3816 günlük hizmeti karşılığında 16.369,91 TL ihya borcunu 19.07.2018 tarihinde ödediği, davacının 04.02.2022 tarihli tahsis talebine istinaden Kurumun davacıya, 01.05.2008-29.01.2015 tarihleri arasında .... Kooperatifindeki kaydı dikkate alınarak anılan süre için 37.189,56 TL ihya borcu tahakkuk ettirildiği, anılan borcun ödenmesi aksi halde emeklilik talebinin geçersiz sayılacağı ve hizmetlerinin birleştirilemeyeceğinin bildirildiği, daha sonra Kurumca ücretin 35.332,88 TL'ye düşürüldüğü, 35.332,08 TL'nin davacı tarafından 28.03.2022 tarihinde Kuruma yatırıldığı; davacının 04/08/2018 tarihinde 4/1-a kapsamında sigortalı olduğu, 04.02.2022 tarihine kadar toplam 1262 gün 4/1-a kapsamında hizmeti olduğu, davacının 01.05.2008-29.01.2015 dönemi hizmeti hariç toplam 3989 günlük hizmetinin bulunduğu ve 506 sayılı Kanun'un 81. maddesinin C/b-d maddesine göre 58 yaş 15 yıllık sigortalılık süresi ile 3600 gün prim ödeme koşullarını sağladığı, davacının 01.05.2008-29.01.2015 tarihleri arasındaki ihya edilen dönem olmaksızın yaşlılık aylığına hak kazandığı ve 01.05.2008-29.01.2015 tarihleri arasındaki dönemin ihyasına yönelik bir talebinin bulunmadığı, davacının talebi olmaksızın davalı Kurumca resen ihya işleminin yapılamayacağı ve hizmetlerin birleştirmeye zorlanamayacağı, dolayısıyla Kurumun bu yöndeki işleminin yerinde olmadığı ve davacı tarafça yatırılan 35.332,88 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesinin gerektiği, sonuç olarak yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, 28.04.2008 tarihinden sonra verilen hizmetin ve çıkarılan borcun iptal edilmesi için davacının Kuruma talepte bulunduğunu, Kurumun 13.09.2018 tarihli "tebliğ edilemeyen ya da geç tebliğ edilen 7143 taleplerine ilişkin" e-posta talimatına göre gecikme zammı uygulanması gerektiğinin belirtildiğini, 28.03.2022 tarihli ödemeye uygulanan gecikme zammına ilişkin iade işlemi yapılmasının mevzuata uygun olmadığını, mülga 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesi hükmü gereği davacının Bağ-kur kaydının devam ettirildiğini, ... Ekicileri Kooperatifi üyelik kaydının sona erdiği 29.01.2015 tarihinde Bağ-Kur kaydının sonlandırıldığını, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, Mahkeme tarafından aldırılan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmayıp hükme esas alınmasının hatalı olduğunu ve Mahkemece yeterli inceleme yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali, istirdat ve tespit istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.