Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1427 E. 2025/2134 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1427
Karar No
2025/2134
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1623 E., 2025/267 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/255 E., 2024/247 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankada bulunan Off Shore hesaplarına 125.158,00 Alman Markı ve toplam 133.904,77 Euro yatırdığını, paranın banka çalışanları tarafından daha iyi olduğu söylenerek ve yeterli bilgilendirme yapılmadan açılan Off Shore hesabına yatırıldığının bankaya el konulması ile birlikte öğrenildiğini, müvekkilinin yatırdığı parayı talep etmesine rağmen ödeme yapılmadığını, davacı müvekkilin iyiniyetli olarak yapmış olduğu işlemlerde hukuken tam olarak korunması gerektiğini ileri sürerek şimdilik müvekkilinin hesaplarında yer alan toplamda 133.904,77 Euro'nun 19.11.2002 tarihinden itibaren; 125.128,00 Alman Markının 17.08.2001 tarihinden itibaren ödenen en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; TMSF tarafından açılan iflas davasında İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/132 Esas sayılı dosyasında Türkiye İmar Bankası T.A.Ş'nin 08.06.2005 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği, kararın ise 20.04.2006 tarihinde kesinleştiğini, tasfiye işlemlerinin TMSF Tasfiye Daire Başkanlığının 2005/1 sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, iflas masasına alacak kayıt başvurusunda bulunulmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının hesabının İmar Bankası Off Shore Ltd. nezdinde olması sebebiyle TMSF tarafından ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, müflis banka temerrüde düşürülmediğini, iflas tarihinden sonra davanın açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre mudilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihini esas alındığı (YİBHGK 2021/7-2022/2 E.K.), somut olayda hesaba para yatırılan son tarihin 19.11.2002 ve dava tarihinin ise 10.07.2019 olduğu gerekçesiyle davalının yasal süre içerisinde ileri sürdüğü zamanaşımı itirazının kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm tesisi ile BDDK'nın 03.07.2003 tarihli ve 1085 K. sayılı Kararı ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14/3. maddesine dayalı olarak davalı bankanın bankacılık işlemlerini yapma ve mevduat kabul izninin kaldırıldığı, yönetim ve denetimin aynı Kanun'un 16/1. maddesi uyarınca TMSF'ye intikal ettiği, TMSF tarafından 4389 sayılı Kanun'un 16/3. maddesine dayalı olarak davalı bankanın doğrudan iflasının talep edildiği, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.06.2005 tarihli ve 2004/132 Esas, 2005/361 Karar sayılı kararı ile davalı bankanın iflasına karar verildiği, kararın 20.04.2006 tarihinde kesinleştiği, TMSF Tasfiye Dairesi'nin 2005/1 sayılı dosyası ile tasfiye işlemlerine başlandığı, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 106. maddesinin 5. fıkrası hükmü gereği alacaklılar toplantısı görev ve yetkisinin Fon'da olması nedeniyle Müflis .... İmar Bankası T.AŞ ikinci alacaklılar toplantısı yerine kaim olmak üzere Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu'nca 28.12.2006 tarihli ve 658 sayılı kararın alındığı, Fon Kurulunca iflas idare memurlarının atandıkları, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin emsal içtihadına göre (01/04/2024 tarihli ve 2023/631 Esas, 2024/103 Karar, 04/03/2024 tarihli ve 2023/523 Esas, 2024/58 Karar sayılı ilamları), iflas idaresi memurlarının genel hükümler uyarınca belirlenmiş iflas memurları olmadığı ve dava konusu işlemin idari işlem niteliği taşıdığı gerekçesiyle uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, bu durumda somut olayda da, iflas tasfiyesinin Fon'un gösterdiği adaylardan oluşan iflas idaresi tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmakla eldeki davaya konu uyuşmazlığın çözüm yerinin de idari yargı olduğu, HMK'nın 114/1-b bendi uyarınca yargı yolunan caiz olması bir dava şartı olup dava şartları ise kamu düzeni ile ilgili bulunduğundan bu hususun resen gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın yargı yolu caiz olmadığından HMK'nın 114/1-b ve 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; idarî makamlar tarafından tesis edilmiş olsa bile özel hukuk hükümlerine tâbi olan işlem ve sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde adlî yargı mercilerinin görevli olduğunu, zamanaşımı süresinin de davacı müvekkilin zararını Off Shore bankasında tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı ve dava açmak için başvurduğu tarih olan 08.07.2019 tarihinde başladığını beyan etmektedir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu sıra cetveli TMSF’nin idari işlemi olmayıp tüzel kişiliği devam eden müflis Bankanın alacaklılarına ilişkin sıra cetveli olduğunu, müflis Banka aleyhine ikame edilen kayıt kabul davalarında adli yargının görevli olduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu gereğince faaliyet izni kaldırılarak yönetim ve denetimi Fona intikal eden ve Fonun iflas talebi üzerine aynı kanun gereğince iflasına karar verilen müflis bankadan olan alacak talebinin kayıt ve kabulüne karar verilmesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak davacı tarafından yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1427, K. 2025/2134, T. 21.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1427-e-2025-2134-k-9f7c603d8d19