Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14064 E. 2025/16021 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14064
Karar No
2025/16021
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2821 E., 2025/1358 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/287 E., 2023/357 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüyle duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili, hukuki niteliği itibarıyla eda davası değil, tespit davası olarak açtıkları ve bu hususun bilhassa gözetilmesini istedikleri mevcut davada, 5510 sayılı Kanun'un Ek 17. maddesi uyarınca Kurum tarafından iadesi gerekli olan prim miktarına işletilmesi gereken faiz tutarının ödenmesine ilişkin Kuruma yaptıkları ve davalı Kurumca herhangi bir cevap verilmeyen taleplerinin hukuka uygun olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde davanın yerinde olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; "derdestlik nedeniyle davanın usulden reddine" karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle davadaki iddiaları doğrultusunda kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle kararı yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının yerinde olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının davalı Kuruma yaptığı başvurunun hukuka uygun olduğunun tespitine ilişkindir. 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinin (ı) bendi uyarınca “aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması” bir başka deyişle derdest olmaması dava şartları arasında düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un 115. maddesi gereği bu durum kamu düzeni ile ilgilidir ve davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır. 2.Anılan madde metninde belirtildiği üzere derdestlik; açılan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış olup da görülmeye devam ediyor olmasıdır. Derdestlik açısından aynı dava olma koşulları aslında maddi anlamda kesin hüküm koşulları ile paralellik gösterir. Bu bağlamda derdestliğin söz konusu olabilmesi için tarafları, sebepleri ve konusu aynı olan davanın iki defa ayrı ayrı açılmış olması gerekir. 3.Birinci ve ikinci davanın aynı dava sayılabilmesi için gerekli ilk şart her iki davanın taraflarının aynı kişiler olmasıdır. Tarafların aynı sayılması, tarafların her iki davada da aynı sıfatla, yani davacı ve davalı sıfatıyla hareket etmiş olmaları gerekmez. Birinci davada; davacı olan taraf, ikinci davada, davalı olabileceği gibi, tam tersi de söz konusu olabilir. Davaların aynı dava sayılabilmesinin bir diğer şartı her iki davanın sebebinin aynı olmasıdır. Dava sebebinin aynı olmasından kasıt hukuki sebepler değil, davacının davasını dayandırdığı vakıalardır. Son şart ise davaların konularının aynı olmasıdır. Dava konularının aynı olup olmadığını tespit edebilmek için davaların ilkinde verilebilecek kararın, ikinci davada verilebilecek kararı gereksiz hale getirip getirmeyeceği, ya da ikinci davada verilebilecek kararla aynı sonuçların sağlanıp sağlanamayacağına bakılmalıdır. 4.İlk Derece Mahkemesince, "dava konusu edilen sigorta prim teşviki ve yasal faiz uygulamasından geçmiş dönemler bakımından yararlanma talebini içeren 17.04.2023 tarihli başvurusunun hukuka uygun olduğunun tespiti talebinin 2023/281 Esas sayılı dosyası kapsamında da dava konusu edildiği" ve bu bağlamda aynı taleplerle ilgili dava açılmış olduğu ve iş bu davanın derdest olduğundan bahisle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Ancak eldeki dava ... ... sicil numaralı iş yerine münhasır iken, derdestliğe esas alınan 2023/281 Esas sayılı dosya ... ... sicil numaralı, tamamen farklı bir iş yerine ilişkindir. Sosyal güvenlik mevzuatı uyarınca her bir işyeri sicil numarası bağımsız bir hukuki varlığa sahip olup bu iş yerleri üzerinden doğan prim teşviki ve iade hakları da somut olayda müstakil davaların konusunu oluşturmaktadır. Dolayısıyla, tarafları aynı olsa dahi uyuşmazlığa konu işyerleri farklı olduğundan, her iki dava arasında 'konu birliği' bulunmamaktadır. Bu itibarla, ortada derdest bir davanın varlığından söz edilemeyeceği açıktır. 5.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/14064, K. 2025/16021, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-14064-e-2025-16021-k-898b74b5ea95