Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13954 E. 2025/16186 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13954
Karar No
2025/16186
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/255 E., 2025/438 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının maluliyet aylığına hak kazandığının tespitini, hak kazandığı tarihten itibaren aylığın yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2020 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizce; "Davacının 08.05.2017 tarihli malullük aylığı tahsis talebi üzerine ... ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 01/10/2018 karar tarihli Kurum Sağlık Kurulu kararında; maluliyet tespit işlemleri yönetmeliği gereğince davacının çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmediğine karar verildiği, Yüksek Sağlık Kurulunun 24/10/2018 tarih ve 82/17066 karar sayılı kararında; mevcut hastalık ve arızalarına göre davacının Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmediği, malul sayılamayacağının belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun 18.11.2019 tarihli kararında, mevcut hastalık ve arızaları nedeniyle 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmemiş olduğu, malul sayılamayacağı değerlendirildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Eldeki dosyada; gerek Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ve gerekse de Adli Tıp Kurumu raporları nazarında yazılı şekilde karar verilmiş ise de, ilk derece mahkemesinin kararı sonrası 28.09.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp aynı tarihte yürürlüğe giren Maluliyet Ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile 03.08.2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırıldığı anlaşılmıştır. Yargılama safhasında yürürlüğe giren söz konusu mevzuat kapsamında da değerlendirme yapılması gerektiğinden, mahkemece 28.09.2021 tarihli Maluliyet Ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında, maluliyetin bulunup bulunmadığı konusunda, Adli Tıp 3.İhtisas Kurulundan ve raporlar arasında çelişki bulunması halinde, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu’ndan rapor alınıp (maluliyetin bulunduğuna karar verilmesi durumunda başlangıcının, yönetmeliğin yürürlük tarihi olduğu gözetilmek kaydıyla) sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, "Uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı uyarınca, 28.09.2021 tarihli Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, ATK 3. İhtisas Kurulundan ve ATK 2. Üst Kurulundan raporlar aldırılmıştır. ATK 3. İhtisas Kurulunun 10.02.2025 tarih ve 3851 sayılı Raporunda, yine ATK 2. Üst Kurulunun 17.04.2025 tarih ve 1289 sayılı Raporunda, 28.09.2021 tarih ve 31612 sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanan Maluliyet ve Çalışma Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında, davacının çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmemiş olduğuna, ağır düzeyde çalışma gücü kaybı bulunmadığına ve malul sayılmayacağına karar verildiği görülmüştür. Davacının engel oranı, sağlık kurulu raporları göz önüne alındığında; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun Mülga 60/c - b alt bendi ve geçici 87. maddesiyle 5510 sayılı Kanun'un 25. maddesi gereğince aylık bağlanma koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla, uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı da dikkate alınarak davanın reddine karar verildiği” belirtilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, 1.Adli tıp raporunda müvekkilinin kullandığı antiepileptik ilaçların oranı ve bu ilaçların kullanım dozunun maluliyete yeterli olup olmadığının ve bu dozda ilaç kullanımının gündelik yaşamı ne şekilde etkileyeceğinin tartışılmadığını, söz konusu rapor esas alınarak verilen kararın hatalı olduğunu, 2.Müvekkilinin tıp fakültesinde gözlem altında tutulduğu dönemde birden fazla kez epilepsi krizi geçirmiş olmasına rağmen bu durumdan raporda bahsedilmediğini, raporun bu yönüyle de hatalı olduğunu, 3.Müvekkilinin rahatsızlığının gündelik yaşamına ve iş hayatına etkilerinin ne şekilde ve ne seviyede olduğunun anlaşılabilmesi bakımından bildirdikleri tanığın da Mahkemece dinlenilmediğini, 4.Müvekkilinin engeli dolayısıyla çalışamadığını, iş gücü kaybının geri dönülemez seviyede olduğunu, primlerini düzenli şekilde yatırıp normal yoldan emekli olma imkanının bulunmadığını, verilen kararın eksik ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, maluliyetin tespiti istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/13954, K. 2025/16186, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-13954-e-2025-16186-k-7b1705cd3873