Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/15897 E. 2025/14812 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/15897
Karar No
2025/14812
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1382 E., 2025/1825 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/248 E., 2025/91 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 14.07.2020 tarihli dilekçe ile Kuruma başvurarak 5510 sayılı Kanun'un 25. maddesi çerçevesinde malulen emekliliğinin tespiti ve tarafına malullük aylığı bağlanması istemiş ise de bu talebin davalı Kurumun 06.10.2020 tarihli yazısı ile reddedildiğini, reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, iptali gerektiğini, davacının ilk olarak 2009 yılında sigorta girişinin yapıldığını, son olarak Keçiören Belediyesinde çalışmakta iken evvelden süregelen rahatsızlığının artması ve gün be gün ilerlemesi sonucu çalışamaz hale geldiğini, davacının Kuruma ilk başvurusunu 30.09.2019 tarihinde yaptığını, bu başvurusuna SGK ... Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından “…raporlarınızın incelenmesi sonucunda ... Sosyal Güvenlik Merkezi 17.04.2020 tarih ve 2...7 sayılı kararında “5510 sayılı Kanun'un 25. maddesinin 1. fıkrasına göre çalışma gücünüzün %60’ını kaybettiğiniz anlaşılmış ise de sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığınız işyerine maluliyetinizi gerektirecek düzeydeki bu hastalık veya arıza ile girdiğiniz tespit edildiğinden söz konusu maddenin 2. fıkrasına göre malullük aylığından yararlanamayacağınız” merkezimize bildirildiğinden ..malullük aylığı bağlanamaz.” gerekçesiyle reddedildiğini, davacının 2009 yıllarında ilk işe başladığında ve sonraki yıllarda normal çalışabiliyorken, rahatsızlığının gün be gün artması ile son olarak 2019 senesinde çalışamaz hale geldiğini, yani ilk işe başladığı yıllarda %60 oranında çalışma gücü kaybı olmadığını, ... ve Araştırma Hastanesinin 13.02.2020 tarihli raporu ile davacının % 60 oranında engelli olduğunun değerlendirildiğini, davacının rahatsızlığının iyileşebilecek türden olmadığını, ruhsal rahatsızlık olduğunu belirterek, Kurum işleminin iptali ile davacının maluliyetinin ve ilk başvuru tarihi olan 30.09.2019 tarihi itibariyle tespit edilecek malullük oranına göre maluliyet aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili davaya verdiği karşılıkta, görev, yetki, husumet, derdestlik, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının maluliyetini gerektirecek derece hastalığı veya arızası olduğu anlaşılmış olsa da sigortalı olarak ilk çalışmaya başladığı iş yerine maluliyetini gerektirecek düzeydeki bu hastalığı veya arızası ile girdiği tespit edildiğinden 5510 sayılı Kanun'un 25. maddesinin 2. fıkrası gereği talebinin reddedildiğini, Kurum işleminin yasal düzenlemelere uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, Kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını, Mahkemece eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu, maluliyete esas hastalığın esasen sigortalılık öncesi mevcut olduğunu, adli tıp raporlarının sigortalılık başlangıcına ilişkin kesin değerlendirme içermediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, maluliyet aylığı bağlanması aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/15897, K. 2025/14812, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-15897-e-2025-14812-k-98faeb590747