Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13871 E. 2025/13709 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13871
- Karar No
- 2025/13709
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/240 E., 2025/105 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar eş ... ile çocuk ... murisleri olan sigortalının kalp krizi şeklinde gerçekleşen iş kazası nedeniyle vefat ettiğinden bahisle asıl dava dosyasında eş için 3.500,00 TL maddi, 70.000,00 TL manevi, çocuk için 3.500,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, Davacılar eş ... ile anne ...., kardeşler .... ve ... birleşen dava dosyasında aynı gerekçelerle eş ... için 50.000,00 TL maddi, anne için 40.000,00 TL manevi, kardeşler için 15.000,00'er TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmişlerdir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı işverenin olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, işçinin kamyon kullanmaktayken kalp krizi geçirdiğini, ceza davası soruşturma dosyasında Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alındığını, söz konusu raporda ölümün eski zeminde geçirilmiş yeni miyokart infarktüsü sonucu olduğunun açıkça belirtildiğini, ölümü üzerinde harici bir nedenin tespit edilmediğini, sigortalının ölümü ile ilgili olarak işverene herhangi bir kusur isnat edilemeyeceğini, müvekkili şirketçe aracın bakımlarının düzenli olarak yapıldığını, müteveffanın son ücretinin brüt 774,98 TL olduğunu, müvekkili şirketin hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmamasına rağmen müteveffanın ailesine her ay düzenli olarak maddi yardımda bulunduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2020 tarih, 2018/131 Esas, 2020/649 Karar sayılı kararıyla davacılar eş ve çocuğun maddi tazminat istemlerinin taleple bağlı kalınmak suretiyle kabulüne, davacı eş lehine 50.000,00 TL, çocuk lehine 30.000,00 TL, anne lehine 30.000,00 TL, kardeşler lehine 10.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli kararına karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bahisle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemiz'in 07.02.2023 tarih, 2022/121 Esas, 2023/919 Karar sayılı kararıyla davalının sair temyiz itirazları incelenmeksizin olayın iş kazası olduğunun tartışmasız olduğu, olayda kişinin yaşının, beslenme şekli ve kültürünün, genetik özelliklerinin ve bünyesel yatkınlığı gibi çeşitli faktörlerin etkisinin olabileceğinin kusur oranlarının değerlendirilmesinde dikkate alınması gerektiğinin açık olduğu, bu nedenle hükme esas kusur raporlarının, yasanın öngördüğü koşulları içerdiği ve hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemeyeceğinden bahisle yeni kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen temyiz incelemesine konu 06.05.2025 tarihli kararla davacılar murisi sigortalının vefatında kendisinin %10, davalı işverenin %30 oranında kusurlu oldukları, bünyesel faktörlerin kazanın meydana gelişinde %60 oranında etkili olduğu kabulünden hareketle eşin maddi zararı 86.285,14 TL olarak belirlenmiş ise de taleple bağlı kalınmak suretiyle maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı çocuk ...'in maddi tazminat isteminin reddine, eş lehine 50.000,00 TL, çocuk lehine 30.000,00 TL, anne lehine 30.000,00 TL, kardeşler lehine 10.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkiline verilen kusur oranının hatalı olduğunu, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. VII. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE A.Davalı vekilinin davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacılar vekilinin asıl dava dosyasında davacılar eş ... için 3.500,00 TL maddi, 70.000,00 TL manevi, çocuk ... için 3.500,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, birleşen dava dosyasında eş ... için 50.000,00 TL maddi, anne için 40.000,00 TL manevi, kardeşler için 15.000,00'er TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesi'nin temyiz incelemesine konu kararında manevi tazminatlar yönünden eş lehine 50.000,00 TL, çocuk lehine 30.000,00 TL, anne lehine 30.000,00 TL, kardeşler lehine 10.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildiği gözetildiğinde, kısmen kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarlarının 14.11.2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 6100 sayılı HMK'nın ek 1/3. maddesi olarak getirilen düzenleme dikkate alındığında kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B.Davalı vekilinin davacı eşin maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan REDDİNE, 2.Davalı vekilinin davacı eşin maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemi açısından, yerinde görülmeyen diğer tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.