Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13854 E. 2025/16177 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13854
- Karar No
- 2025/16177
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/109 E., 2024/351 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen maluliyet oranı tespit ve tahsis istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin çalışma gücünün en az %60'ını kaybettiği gerekçesiyle maluliyet aylığı bağlandığını, davalının ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 28.11.2016 tarihli raporunun Yüksek Sağlık Kurulu tarafından değerlendirilerek çalışma gücünün %60'ını kaybetmediği gerekçesi ile maluliyet aylığının kesildiğini, müvekkilinin sağlık durumunda hiçbir iyileşme olmadığını, hali hazırda dahiliye, göz, kardiyoloji ve onkoloji servislerinde sürekli tedavi olduğunu, verilen kararın gerçeği yansıtmadığını belirterek Kurum işleminin iptali ile davacının maluliyet aylığına hak kazandığı tarihin tespiti talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili, davacının sürekli iş göremezlik durumunun belirlenmesi için yapılan tespitlerin 5510 sayılı Kanun uyarınca mevzuata uygun yapıldığını, davacının 5510 sayılı Kanun'un 25 vd. maddelerindeki yasal koşulları taşımadığından aylığın iptali gerektiğini, Adli Tıp Kurumunca inceleme yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2020 tarihli ve 2017/233 E.-2020/66 K. sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli ve 2020/731-2021/1576 sayılı kararıyla istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararında; maluliyet aylığının bağlanmasına gerekçe kılınan ve tahsise esas alınan hastane raporlarındaki değerler ile kontrol kaydı tarihinde %60 oranında çalışma gücü kaybı bulunmamasının gerekçesine dair veri ve değerlerdeki değişikliğin gerekçesini mukayese edecek şekilde rapor alınması gerektiğinin gözetilmemesi ile yargılama aşamasında yürürlüğe giren 28.09.2021 tarihli Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında da değerlendirme yapılması gerektiği (maluliyetin varlığına dair tespit yapıldığı takdirde, daha sonraki bir tarih belirtilmediği sürece, maluliyet başlangıcının yönetmeliğin yürürlük tarihi olduğu gözetilmek kaydıyla) gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 24/11/2023 tarihli kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile, davacının 20.01.2023 tarihinden itibaren çalışma gücünün en az %60'ını kaybettiği anlaşılmakla 5510 sayılı Kanun'un 27/2-b maddesi gereği takip eden ay başı olan 01.02.2023 tarihinden itibaren malulen emekli olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin 24/11/2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizce; "Uyulan bozma ilamı sonrası Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden alınan rapor doğrultusunda karar verildiği anlaşılmış ise de sonuç olarak Kurumun Yüksek Sağlık Kurulu kararı ile Adli Tıp 3. İhtisas Dairesinin 23.10.2023 tarihli raporu arasında çelişki oluştuğu ve bu çelişkinin Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından giderilmesi gerektiği belirgindir. İlk Derece Mahkemesince, Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan çelişkiyi giderecek şekilde 28.09.2021 tarihli Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında rapor alınarak sonucuna göre bozma ilamında belirtilen hususlara da dikkat edilerek karar verilmesi gerekmektedir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne, davacının 20/01/2023 tarihinden itibaren çalışma gücünün en az %60'ını kaybettiği anlaşılmakla 5510 sayılı Kanun'un 27/2-b maddesi gereği takip eden ay başı olan 01.02.2023 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, Kurumun Yüksek Sağlık Kurulu kararı ile Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi'nin 23.10.2023 tarihli raporu arasında çelişki oluştuğu, uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu'ndan rapor alındığı, 15.08.2024 tarihli Raporda "... oğlu, 1942 doğumlu ...'nin mevcut hastalık ve arızaları nedeniyle; 21.09.2021 tarihli, 31612 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği R-2 Maddesi gereğince çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)'ını kaybetmiş olduğu, mevcut belgelere göre maluliyetinin ilgili İhtisas Kurulu muayene tarihi olan 20/01/2023’den itibaren başladığı," şeklinde rapor düzenlendiği görülmekle alınan ATK raporlarının birbiri ile uyumlu olduğu da anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verildiği belirtilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, Kurum tarafından yapılan tespitlerin yasal mevzuat çerçevesinde yapıldığını, Mahkeme tarafından da bu hükümlerin esas alınması gerektiğini ve eksik inceleme neticesi oluşturulmuş hukuka ve kanuna aykırı Mahkeme kararının bozulması gerektiğini ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.