Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13082 E. 2025/15633 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13082
- Karar No
- 2025/15633
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3291 E., 2024/2577 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/28 E., 2024/141 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 28.07.1986 tarihinde davalı ...'e ait ... mevkindeki ... Restaurant (... Gazinosu) olarak bilinen işyerinde garson olarak çalıştığını, aynı tarihte işe giriş bildirgesinin verilmesine rağmen 6 ay süre ile çalışan davacının sigorta bildirgelerinin verilmediğini ve primlerinin yatırılmadığını, Kuruma emeklilik için yapılan başvuruda sigortalılık başlangıcının 01.02.1991 tarihi olarak bildirildiğini, arada geçen sürelerin davacının emeklilik işlemlerinin uzamasına neden olduğunu ileri sürerek, davacının davalı ...'e ait işyerinde 28.07.1986 tarihinden itibaren 6 ay süre ile davalı yanında çalıştığının ve sigorta başlangıcının 28.07.1986 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir, 08.03.2018 tarihli celsedeki beyanında; taleplerinin 28.07.1986 tarihinin sigortalılık başlangıç tespiti olduğunu açıklamıştır. II.CEVAP 1.Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediğini, iddia edilen dönemin üzerinden 30 yıl geçtiğini, öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduğunu, davacının iş başvurusunda bulunduğunu, muhasebecisinin 28.07.1986 tarihinde işe giriş bildirgesini verdiğini, ancak davacının 6 ay değil sadece 1 gün süreyle çalıştığını belirterek, davanın reddini istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; işe giriş bildirgesinin tek başına yeterli olmadığını, fiili ve gerçek çalışma olgusunun da tespit edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller, bordro tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının ihtilafa konu dönemde davalıya ait işyerinde geçen fiili çalışmasının varlığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde yöntemince ispat edilemediğinden, davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, lehe tanık ifadelerinin dikkate alınmadığını, yazılı delil niteliğinde olan davacıya verilen sigorta sicil kartı ve bizzat davalı tarafça doğru olduğu teyit edilen ve yine işveren tarafından tanzim edilmiş imzalı kaşeli bonservis defterinin Mahkemece değerlendirilmediğini belirterek, hukuka aykırı verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.