Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13075 E. 2025/15618 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13075
Karar No
2025/15618
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/338 E., 2025/108 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı Kooperatife ait ... Mahallesinde bulunan depo nitelikli iş yerinde 25.08.2006 – 30.10.2015 tarihleri arasında hizmet akdiyle asgari ücret üzerinden kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının yaptığı işin mevsimlik olduğunu, dolayısıyla da mevsimlik çalışmanın söz konusu olduğunu, SGK kayıtlarında da görüleceği üzere davacının 2008 yılında başka iş yerlerinde çalışmasının bulunduğunu, fiilen ara vermeksizin çalıştığı iddialarının asılsız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.02.2020 tarih ve 2019/187 - 2020/30 E.K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.10.2022 tarih ve 2020/1713 - 2022/1929 E.K. sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde taraf vekilleri ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire kararı ile "1-İnceleme konusu eldeki davada, davacı, davalıya ait iş yerinde 25.08.2006 - 30.10.2015 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen sürelerde kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, hükümde belirtilen gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 2-Somut olayda, davacının 25.08.2006-30.06.2007, 16.08.2007-31.05.2008 tarihleri arasında davalı iş yerinden yapılan bildirimleri ayda 30 gün üzerinden eksiksiz olup, Kuruma bildirilmeyen süreler yönünden de çalışılmış ise, bu husus tam süreli iş akdine karine teşkil edeceği gibi, bunun aksinin delilerle kanıtlanması gerekir. 3-Davacının, davalı işverene ait depo niteliğini haiz iş yerinde, ürünlerin teslimi, tartılması ve yüklenmesi sırasında orada bulunduğu, bununla birlikte depo anahtarının da kendisinde olduğu nazara alındığında davacının depodan sorumlu olduğu açıktır. Mahkemece, davacının işveren tarafından bildirilen tam süreli çalışmaları dikkate alınarak, bildirilmeyen süreler yönünden yukarıda değinilen 4857 sayılı İş Kanunu'nun md. 66/1/c bendi gereği, iş görmeye her an hazır olup olmadığının belirlenmesi açısından yeterli ve gerekli araştırma yapılmadan sonuca gidilmesi hatalı görülmüştür. 4-Ayrıca talep edilen dönem içerisinde davacının, 03.06.2008-07.07.2008 tarihleri arasında dava dışı iş yerinden bildirilen çalışmalarının bulunduğu görülmekle, bu çalışmalarla ilgili olarak davacının beyanı alınmalı, gerçek çalışmaya dayalı olup olmadıkları, gerçek değilse iptalini talep edip etmediği sorulmalı, bu hususta talebi olmadan karar verilmesi de isabetsiz olmuştur. 5-Öte yandan işverenin, davacı tarafından işçilik alacakları istemiyle açılan dava dosyasında bulunan puantaj kayıtlarına dayandığı anlaşılmakla, anılan dosya da getirtilerek, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir." şeklindeki gerekçelerle hüküm bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 28.05.2025 tarih ve 2023/338 - 2025/108 E.K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller, tanık beyanları, işçilik alacağı dosyası ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, Davanın kısmen kabulü ile; Davacının davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinde; 01.07.20 07... .12.2007 tarihleri arasında 44 gün, 01.01.20 09... .06.2009 tarihleri arasında 60 gün, 01.07.20 09... .12.2009 tarihleri arasında 40 gün, 01.01.20 10... .06.2010 tarihleri arasında 60... .07.20 10... .12.2010 tarihleri arasında 53... .01.20 13... .06.2013 tarihleri arasında 30... .07.20 13... .12.2013 tarihleri arasında 48... .06.20 15... .06.2015 tarihleri arasında 30... .07.20 15... .10.2015 tarihleri arasında 46 gün olmak üzere olmak üzere prim esas kazanç alt sınırı üzerinden toplam 411 gün hizmet akdi ile olmak üzere devamlı suretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 02.07.2025 tarihli ek karar'la; muhtıra tebliğine rağmen temyiz yoluna başvurma harç ve giderlerini yatırmayan davacı yönünden kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımından reddinin gerektiğini, davacının mevsimlik belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, çalışmasının süreklilik arz etmediğini, bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyizen bozulmasını istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini, dava tarihi itibariyle davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının belirsiz iş sözleşmesi ile mevsimlik çalıştığını, çalışmasının sürekli olmadığını belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/13075, K. 2025/15618, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-13075-e-2025-15618-k-218919db67d0