Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/11619 E. 2025/14349 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/11619
- Karar No
- 2025/14349
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3422 E., 2025/1279 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/379 E., 2024/496 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ... iş yeri sicil no.lu "... Gıda İşl. A.Ş." unvanlı iş yerinde 06.07.1994 tarihinde garson olarak işe başlamış olduğunu, işveren tarafından işe giriş bildirgesinin Sosyal Güvenlik Kurumuna süresi içinde verildiğini, Kurumun bu bildirime istinaden müvekkiline 0...4 sigorta sicil numarasını verdiğini, sigorta sicil kartında da müvekkilinin ilk işe giriş tarihinin 06.07.1994 olduğu görüldüğünü, müvekkilinin bahse konu iş yerinde hizmet akti ile 06.07.19 94... .10.1994 tarihleri arasında yaklaşık 3 ay boyunca ve İş Kanunu'na tabi işçi statüsünde (garson olarak) çalışmış olmasına rağmen kurum kayıtlarında uzun vadeli sigorta kollarına ait hizmet dökümünde işbu işveren nezdinde geçmiş olan hizmet süreleri gözükmediği gibi sigortalılık başlangıç tarihi de 06.07.1994 olarak Kurum kayıtlarına işlenmediğini belirterek, davacının 06.07.1994 tarihinde ... Gıda İşl. A.Ş. unvanlı iş yerinde bir gün çalıştığının, sigortalılık başlangıcının ise 18 yaşını ikmal ettiği 01.01.1995 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, öncelikle davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, usulünce düzenlenen işe giriş bildirgesi mevcut ise bu salt işe almayı göstermekle birlikte çalışmanın mevcudiyeti yönünden yalnız başına yeterli kabul edilemeyeceğini, Kurum kayıtlarının esas olduğunu ve aksinin aynı değerdeki yazılı belgelerle kanıtlanması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, davacının, .... sicil sayılı dosyada işlem gören "... Gıda ve Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi" unvanlı ... Çankaya/Ankara adresindeki iş yerinde 06.07.1994 tarihinde bir gün süreyle günlük brüt asgari ücretle 506 sayılı Kanun'a tabi sigortalı olarak çalıştığının tespitine, 506 sayılı Kanun'un 60-G maddesi uyarınca davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 01.01.1995 tarihi olduğu ve 06.07.1994 tarihindeki 1 günlük çalışmasına ait primlerinin prim ödeme gün sayısına dâhil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 60. maddenin (G) bendi, 79., 108. maddesi hükümleridir. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik alacakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, dava dışı ... Gıda İşl. A.Ş. (... Gıda ve Tur. A.Ş.'ye devredilen) unvanlı işverenin ... sicil no.lu iş yerinden davacı adına 06.07.1994 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, iş yerinin 18.10.1989-31.05.2012 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, iş yerinden dava konusu 1994/2. dönem bordrosunun verildiği ve 107 kişinin bildirilmiş olduğu, dinlenen 4 bordro tanığı arasından 2 sinin davacının çalıştığı yönünde beyanda bulundukları ancak bu tanıklardan sadece ...'ın dava konusu dönemi kapsar şekilde iş yerinden bildiriminin olduğu, diğer tanık ...'un ise bildiriminin dava konusu dönemden önce 31.05.1994 tarihinde sona ermiş olduğu, ayrıca dinlenen davacı tanığı ....'ın iş yerinden bildiriminin olmadığı diğer tanığın ise iş yerinde çalışması olmayan davacının babası olduğu, Mahkemece dava konusu dönemi içerir başkaca bordro tanıkları da dinlenmesi gerekirken anılan tanık beyanlarına ve dosyadaki diğer delillere göre yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. 3.Tüm bu açıklamalara göre Mahkemece, dava konusu dönemde bildirimi olan ve davacının çalışmasını bilebilecek, yeteri kadar bordro tanığı dinlenmeli, bordro tanığı bulunmadığı takdirde iş yerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanları emniyet, belediye, SGK ve vergi dairesi nezdinde araştırılarak belirlenmeli, belirlenen bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, bozma öncesi dinlenen davacı tanığı ...'ın da iş yerinden verilmiş işe giriş bildirgesi bulunup bulunmadığı da araştırılarak beyanı denetlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.