Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/10933 E. 2026/426 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10933
Karar No
2026/426
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/883 E., 2025/558 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Adıyaman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2014/442 E., 2017/34 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkete ait fabrikanın çalışma alanını genişletme inşaatında 01.11.2013 tarihinde soğuk demir işçisi olarak ... ve ...ile birlikte çalışmaya başladığını, ancak işe başladığı gün iş kazası geçirdiğini, sağ kolunun ve sağ ayak tarak kemiğinin kırıldığını, kırılan kolunun ve ayağının ameliyat edilip platin takılarak alçıya alındığını, taburcu edilerek evine gönderildiğini, aynı gün gece davalı şirket sahiplerinin kendisini evinde ziyaret ederek geçmiş olsun dileğinde bulunup gerekenlerin yapılacağını belirttiklerini, kolundaki kırık nedeniyle eskisi gibi çalışamayacağını anlayınca Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurduğunu, başvurusuna cevap verilmediğini, davalı şirketin sigortalı bildirimini yapmadığını ileri sürerek davalı şirkete ait işyerinde 01.11.2013 tarihinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketin çalışanı olmadığını, ayrıca iddia edildiği gibi bir olayın meydana gelmediğini, sigortasız işçi çalıştırılmasının söz konusu olamayacağını, başka bir şirketle de geçici iş ilişkisi kurulmadığını, ayrıca davacının hastanede evde düştüğünü beyan ettiğinin haricen öğrenildiğini, bir an için işyerinde böyle bir kaza olduğu kabul edilse bile davacının işyerinde hangi şartlarda ve ne için bulunduğunun davalı işverence bilinmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Fer'î müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu vekili cevap dilekçesinde; bu tür davalarda tüm araştırmaların re’sen yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.02.2017 tarihli ve 2014/442 E., 2017/34 K. sayılı kararı ile davalı işverenin faaliyet konusu dışında olan fabrika genişletme inşaat işi için dava dışı ... isimli kişi ile birlikte yapılan sözleşme kapsamında edimlerin yerine getirildiğinin anlaşıldığı, yapılan işin istisna sözleşmesi niteliğinde olduğu, davacının çalışmaları yönünden hizmet sözleşmesinin unsurlarının oluşmadığı, kaldı ki davalı işyerinin çevresinde başka işyeri bulunmadığı, bordro tanıklarının iddiayı doğrulamadığı, davalı işverenin de davayı kabul etmediği dikkate alındığında davacının 01.11.2013 tarihinde davalı işyerinde çalıştığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 14.09.2017 tarihli ve 2017/670 E., 2017/1183 K. sayılı kararı ile dosya kapsamına göre 01.11.2013 tarihinde fabrika genişletme inşaatı işinde soğuk demirci olarak çalışmakta iken yüksekten düşme sonucu vücudunda kırıklar meydana geldiği anlaşılan davacının yaptığı işin içerik, kapsam ve niteliği dikkate alındığında taraflar arasında hizmet akdine dayanan bir ilişki bulunduğu ve hizmet akdinin varlığı için gerekli olan bağımlılık ve zaman unsurlarının somut olayda gerçekleştiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile davacının 01.11.2013 tarihinde 1 (bir) gün süreyle hizmet akdine dayalı olarak davalı işverene ait işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ile fer'î müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 31.05.2018 tarihli ve 2017/5998 E., 2018/5184 K. sayılı kararı ile; "....Somut olayda ise; tanık beyanları, denetmen raporu, Savcılık soruşturması göstermektedir ki davacı ve davalı şirket arasında hizmet aktinin unsurlarını taşıyan bir ilişki bulunmamaktadır. Davacının, arkadaşı ...’in istisna akdi kapsamında davalı şirketteki çalışmasına yardımcı olmak için, Mehmet Küçükel’in talimatı ve denetiminde fabrikanın genişletme inşaatında çalışmak için orada bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince re'sen yapılan 20.09.2018 tarihli maddi hata düzeltim talebi Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 28.11.2018 tarihli ve 2018/5941 E., 2018/8803 K. sayılı kararı ile reddedilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 03.04.2019 tarihli ve 2018/1806 E., 2019/687 K. sayılı kararı ile kesin nitelikteki bozma ilamına uyulması hâlinde davanın reddine karar verilmesi gerekeceği, bu tür davaların işverene karşı açılmasının zorunlu olduğu, dava konusu işin davalı şirket tarafından dava dışı ...Otomotiv Nakliye İnşaat Madencilik Tarım Ürünleri Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine verildiğine ilişkin davalı şirket yetkilisi ...’nun denetmence alınan ifadesinin yanı sıra ... sicil numaralı işyerinin 12.04.2013-31.07.2014 tarihleri arasında kalan dönemde işveren kaydının sözü edilen dava dışı şirkete ait olduğuna ilişkin bilgi ve belgeler ile denetmen tespitinin ayrıca işin hak ediş bedeli olarak kesilen 31.12.2013 tarihli faturanın yargılamada ve kanun yolu başvurularının incelenmesi sırasında değerlendirilmediği düşüncesiyle taraf teşkilinin oluşmadığı yönünde kanaat oluşması üzerine davanın niteliği gözetilerek re'sen yapılan maddi hata başvurusunun reddine ilişkin Özel Daire yaklaşımına katılmanın imkanı bulunmadığı, ayrıca bozma ilamında davacının inşaat işyerinde bulunma nedeninin arkadaşı ...’in istisna akdi kapsamında davalı şirketteki çalışmasına yardım etmek olduğu, onun talimatı ve denetimi altında olduğunun belirtildiği, ...’in taşeron işveren statüsünde olduğunu gösteren herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, bu itibarla tipik ustabaşı konumunda çalışan/sigortalı olduğu, davacının, ...’in talimatı ve denetimi altında işyerinde çalıştığının kabul edilmesi durumunda ise davanın fabrika inşaatının demir işleri taşeronu olarak ...'e yönetimince yöneltilerek taraf teşkili sağlandıktan ve toplanacak deliller değerlendirildikten sonra karar verilmesi gerektiği, bu durumda da taraf teşkili sağlanmadığından her hâlde bozma ilamına uyulmasının mümkün olmadığı belirtilerek davanın esasına ilişkin önceki gerekçe de tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir. E. Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararına karşı süresi içinde fer'î müdahil Kurum vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.03.2022 tarih ve 2019/(21)10-590 Esas - 2022/33 Karar sayılı kararında; "Somut olayda davacı, davalı şirkete ait fabrika alanını genişletme inşaatı işinde soğuk demir işçisi olarak 01.11.2013 tarihinde çalışmaya başladığını, işe başladığı gün iş kazası geçirdiğini, Kuruma sigortalılık bildiriminin yapılmadığını ileri sürerek 01.11.2013 tarihinde davalı şirkete ait işyerinde çalıştığının tespitini talep etmiş olup Mahkemece getirtilen dönem bordrolarından davalı şirket adına tekstil sektöründe kayıtlı birden çok işyeri bulunduğu, davacının şikayeti üzerine sosyal güvenlik denetmeni tarafından hazırlanan 19.11.2014 tarihli ve DMA-104 sayılı inceleme raporunda yer verilen davalı şirket temsilcisi ...'nun beyanında tekstil fabrikası inşaatının yapım işini dava dışı ...Gıda Tekstil Taşımacılık Ticaret Anonim Şirketine taşeron olarak verdiklerini, söz konusu inşaata ilişkin Kurum nezdinde 1020834.002 sicil numaralı tescilli işyeri bulunduğunu, bu işyerinden 31.07.2014 tarihine kadar bildirim yapıldığını, iş kazası olduğuna dair bilgisinin bulunmadığını, davacı ile ...ve ...'i tanımadığını belirttiği, denetmen tarafından da fabrika binası inşaatına ilişkin dava dışı şirket adına tescil edilmiş ... sicil numaralı işyerinden 31.07.2014 tarihine kadar 45 işçi için bildirimde bulunulduğu yönünde tespit yapıldığı, sonuç olarak davacının iddialarıyla ilgili iş mahkemesinde dava açabileceği yönünde görüş bildirildiği, inceleme raporunun ekindeki 31.12.2013 tarihli dava dışı şirket tarafından tanzim edilmiş alıcısı davalı şirket olan 3.130.000TL tutarlı faturada "Komple inşaat hakediş bedeli" açıklamasının yazılı olduğu, yine rapor ekindeki dava dışı şirket adına tescilli işyerine ilişkin 2013 yılı Kasım ayına ait bordroda 45 işçinin isminin yer aldığı, İlk Derece Mahkemesince bilgisine başvurulan bordro tanıklarının davacıyı tanımadıklarını; davacı tanıklarından ...'in şirketin, demir işleri için kendisini çağırdığını, kendisinin de davacıyı ve ...'ı yanında götürdüğünü; ...'ın ise şirketin ...'i, ...'in de davacıyı ve kendisini çağırdığını, günü birlik davalı şirkette çalışmaya gittiklerini beyan ettiği görülmüştür. Şu hâlde yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının davalı şirkete ait inşaat işinde çalıştığını iddia etmesine rağmen davalı şirket temsilcisinin fabrika binası inşaatının yapım işini dava dışı ...Gıda Tekstil Taşımacılık Ticaret Anonim Şirketine taşeron olarak verdiklerini beyan ettiği, bu şirket adına kayıtlı ayrı bir işyeri bulunduğu, ayrıca davacı tanığı ...'in şirketin, inşaatın demir işleri için kendisini çağırdığını, kendisinin de davacıyı ve ...'ı yanında götürdüğünü belirttiği dikkate alındığında; davanın kamu düzenine ilgilendiren yönü itibarıyla resen araştırma ilkesine tabi olduğu, taraf teşkilinin de Mahkemece kendiliğinden göz önünde tutulması gerektiği gözetilerek bu iddia ve beyanlar kapsamında inceleme yapılarak gerçek işveren tespit edildikten sonra gerekirse davanın gerçek işverene yöneltilmesi sağlanıp tarafların gösterdikleri deliller toplanmalı, asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesiyle direnme kararı bozulmuştur. F. Yargıtay Hukuk Genel Kurul kararı sonrası Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dinlenen tanık beyanları, hastane raporları, mevcut delil durumu, dosyada mübrez fatura içeriği doğrultusunda, davalılardan ...Gıda Tekstil Taş. Tar. Akr. San. ve Tic. A.Ş.'nin kompak inşaat işini davalı alt işveren ...Otomotiv Nakliye İnşaat Madencilik Tarım Ürün Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye vermesi neticesinde davalılar arasında 5510 sayılı Kanun'un 12. maddesi kapsamında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğu, davacının fabrika genişletme inşaatında soğuk demirci olarak 13.11.2013 tarihinde hizmet akdine tabi olarak bir gün çalıştığı, davalılardan ...'in de davacı gibi işçi olarak çalıştığı, işveren sıfatı bulunmadığı anlaşılmakla ... bakımından davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, doğacak prim ve vs. alacaklardan asıl işverenin müteselsilen sorumluluğu, hizmet tespiti hususunda da alt işverenin sorumlu olduğu" gerekçesiyle, "1-Dahili davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, 2-Davacının davasının diğer davalılar yönünden kabulüne, Davacı ...'in davalı ...Otomotiv Nakliye İnşaat Madencilik Tarım Ürün Gıda San Tic A.Ş'ne bağlı olarak 01.11.2013 tarihinde 1 gün hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, Doğacak prim ve sair alacaklardan davalı asıl-işveren ...Gıda Tekstil Taş. Tar. Akr.San.ve Tic.A.Ş. ile alt-işveren davalı ...Otomotiv Nakliye İnşaat Madencilik Tarım Ürün Gıda San Tic A.Ş.nin müteselsilen sorumlu tutulmasına" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Teks. Taşımacılık Tarım Akaryakıt San. ve Tic. A.Ş. ve dahili davalı ...Otomotiv Nakliye İnşaat Madencilik Tarım Ürünleri Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekili özetle; 1.Davacının sigorta başlangıcının tespitinin Kurumdan istenecek evrak doğrultusunda tespit edilmesi gerekmekte olup tespiti istenen dönemin belirlenmesinde zamanaşımı sürelerinin göz önünde bulundurulmadığını, 2.Hizmet tespitine yönelik davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden çalışma iddiasının duraksamaya yer vermeyecek şekilde aydınlatılması gerektiğini, Yargıtayın kararlılık kazanan uygulamalarına göre davanın ispatı için mutlaka yazılı delillerin varlığının aranması gerektiğini, hatta tanık anlatımlarının bu yazılı delilleri desteklemesi gerektiğini, 3.Kuruma başvuruda bulunulup bulunulmadığı hususunun incelenmediğini, 4.Davalı işyerinde perde imalatı yapılmakta olduğunu, davacının ise soğuk demirci ustası olduğunu, davalı işverenin faaliyet konusu dışında olan fabrika genişletme inşaat işi için dava dışı ... isimli kişi ile anlaşıldığını, bu nedenle yapılan işin istisna akdi niteliğinde olduğunu, davacının çalışmalarında hizmet akdinin unsurlarının bulunmadığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararının bozulmasını talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, 1.Hizmet tespit davası kamu düzenine ilişkin olduğundan titizlikle araştırılması gerektiğini, Mahkemenin de titizlikle dosyayı incelemiş ve davasını ispat edemeyen davacının davasını reddetmiş olduğunu, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı işyerinin etrafında başka işyeri olmadığını, bordro tanıklarından davacı iddiasını doğrulayan bulunmadığını, davalı işyerinin davayı kabul etmediğini ve dolayısıyla davacının 01.11.2013 tarihinde davalı işyerinde çalıştığının da ispat edilemediğini, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesince bu hususlar değerlendirilmeksizin davanın kabulüne karar verildiğini, 2.Yapılan işin istisna akdi niteliğinde olduğunu, davacının çalışmalarında hizmet akdinin unsurlarının bulunmadığını, buna göre davanın reddine karar vermek gerekirken kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, davacının davalı şirketlere ait işyerinde 01.11.2013 tarihinde bir gün süreyle hizmet akdi ile çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Davalı ... Teks. Taşımacılık Tarım Akaryakıt San. ve Tic. A.Ş.'nin fabrika genişletme işini dahili davalı ...Otomotiv Nakliye İnşaat Madencilik Tarım Ürünleri Gıda San. ve Tic. A.Ş.'ye verdiği, işin anahtar teslim suretiyle yapılarak karşılığında fatura düzenlendiği, inşaat iş yerinin dahili davalı adına tescil edilmiş olduğu, davalı ... Teks. Taşımacılık Tarım Akaryakıt San. ve Tic. A.Ş.'nin söz konusu inşaat iş yerinde herhangi bir işçi çalıştırmadığı anlaşılmaktadır. Her iki şirketin ortaklarının aynı olması asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulması için yeterli değildir. Bu hâle göre, fabrika genişletme inşaat işinin anahtar teslimi ile eser sözleşmesi kapsamında ...Otomotiv Nakliye İnşaat Madencilik Tarım Ürünleri Gıda San. ve Tic. A.Ş.'ye verildiği dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken hatalı değerlendirme ile davalı ... Teks. Taşımacılık Tarım Akaryakıt San. ve Tic. A.Ş.'nin asıl işveren olarak kabul edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/10933, K. 2026/426, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-10933-e-2026-426-k-611c7290ad4f