Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9818 E. 2024/9424 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9818
Karar No
2024/9424
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/546 E., 2024/1001 K. KARAR : Davanın Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/674 E., 2022/47 K. Taraflar arasındaki haczin kaldırılması istemli davada İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine davacı vekilinin temyiz istemi hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; ... ... Taşımacılık Ltd. Şti. adı altında okul servisi taşımacılığı şirketinin ortağı iken şirketlerinin SGK prim borçlarını ödeyemedikleri için borçlu bulunduklarını, şirketin gelir giderinin birbirini karşılamadığından kapanışını 2018 yılı içinde yapıp şirketin de resen feshedildiğini, ancak davalı Kuruma olan borçlarını ödeyemediklerini, eşinden dul aylığı almakta olduğunu, bu para ile geçimini sağladığını, başkaca bir geliri olmadığını, sağlık sorunlarının olduğunu, kirada kaldığını, evinin elektrik, doğalgaz, su, yakıt ve evinin mutfak giderlerini karşılamasının imkansız olduğunu, gelir ve gider ekonomik durumunun gün geçtikçe bozulduğunu, bu kesintilerden dolayı diğer ödemesi gereken ödemelerini, faturalarını ödeyemediği için mağdur duruma düştüğünü belirterek davanın kabulü ile davalı Kurumun dul emekli maaşından Aralık 2019 kesinti miktarlarının kaldırılarak yapılan kesintilerin tarafına aynen ödenmesine, dul emekli aylığından kesinti yapılmamasına dair tedbir kararı verilmesini talep etmiş, aşamalarda vekili vasıtasıyla verdiği dilekçesinde mağduriyeti sebebiyle maaşından geçici de olsa 1/10 oranında kesinti yapılmasını istemiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum aleyhine açılan davayı kabul etmediklerini beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.02.2022 tarihli ve 2019/674 Esas, 2022/47 Karar sayılı kararı ile davaya konu olayda davacının emekli aylığının hacze konu edildiğinin anlaşıldığını, bahsedilen düzenlemenin muhataplarının sosyal güvenlik borçlarını ödemeyen borçlular olduğunu ve başvurucunun, büsbütün emekli aylığından veya aylık miktarının belirli bir asgari standardın altına düşmemesine ilişkin güvenceden mahrum bırakılmamış olduğunu, emekli aylığından Kanun'da öngörülen kesinti ile borcunu ödemesinin temin edilmeye çalışıldığını ve ... ... Taşımacılık Şirketinin 09.07.2008 tarihinde davacı ... (Ölen ortağın eşi) 2000 pay karşılığı ile 50.000,00 TL devir edilmesi ile davacı ...'ın şirket ortağı olarak davacının gelir durumunun sadece dul emekli aylığı olmadığı değerlendiğinde; bu durumun da davacıya ödenen emekli aylığı üzerinde kısmi bir sonuç doğurduğunu, bu çerçevede yukarıda ifade edilen zorlayıcı nitelikte kamu yararı amacına dayanan düzenlemenin ve davacının emekli aylığına haciz konulması işleminin, davacıyı ağır ve tahammül edilemez bir yük altına sokmadığı, müdahalenin amacı ile davacıya yüklenen külfetin orantılı olduğu sonucuna vardığı tespiti yapıldığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 23.03.2023 tarihli ve 2022/943 Esas, 2023/528 Karar sayılı kararıyla; davacının yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile Kütahya 2. İş Mahkemesinin 01.02.2022 tarihli ve 2019/674 E. 2022/47 K. sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın reddi ile birlikte AAÜT uyarınca belirlenen 9.200,00 TL maktu vekâlet ücretinin, davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 16.10.2023 tarihli 2023/7285 Esas, 2023/9764 sayılı kararında; "... 6183 sayılı Kanun'un 71 inci maddesinin son fıkrası gereğince davacının gelirinin asgari ücretin üstünde olup olmadığı, şirket ortaklığından geliri bulunup bulunmadığı, yine sosyal ve ekonomik durum araştırmasına göre bildirilen hisseli taşınmazları sebebiyle gelir sağlayıp sağlamadığı hususları da somut bir şekilde ortaya konulup, buna göre bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken aksi kabul ile davanın reddine dair hüküm kurulması bozma nedenidir" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının, eşi ... ...'dan dolayı almakta olduğu ölüm aylığından 2024 yılı Ocak ayına kadar (bu ay dahil) ... ... Taş. İnş. Gıda Hayv. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin Kuruma olan borçlarından dolayı yapılan kesintilerin 1/10 oranını aşan miktarlar yönünden iptali ile 1/10 oranını aşar şekilde yapılmış kesinti miktarlarının davacıya iadesine ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyizi; davacının almakta olduğu ölüm aylığına 14.11.2019 tarihinde 1/3 oranında haciz konulduğunu, müvekkil idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu, Mahkemece verilen davanın reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının 30.12.2019 tarihli dava dilekçesi ile dul emekli aylığına konulan 1/3 blokenin ve kesintilerin kaldırılması ve kesilen miktarların kendisine ödenmesine karar verilmesini talep ettiğini, taleple bağlılık ilkesi gereği Sayın Dairece 1/10 oranını aşan miktarlar yönünden iptali ile 1/10 oranını aşar şekilde yapılmış kesinti miktarlarının davacıya iadesine karar verilmesinin de hatalı olduğunu, ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte Dairece hüküm kısmında aleyhe hem AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretine hem de aleyhe AAÜT uyarınca belirlenen 20.400,00 TL istinaf vekalet ücretine hükmedildiğini, kararda müvekkili Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin ve yargılama giderleri ile mahkeme masraflarının Kurumun üzerinde bırakılmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacnın ölüm aylığının üzerine dava dışı ... ... Taşımacılık Limited Şirketinin davalı Kuruma olan borçları nedeniyle haciz uygulanması işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un ve 6183 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9818, K. 2024/9424, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9818-e-2024-9424-k-965b7c0be87e