Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9817 E. 2024/10501 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9817
- Karar No
- 2024/10501
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2017/510 E., 2023/134 K. KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili, davacının 01.12.1999-31.08.2004, 01.11.2006-30.09.2009, 01.12.2012-31.11.2014, 2014/ Nisan- Kasım dönemlerinde çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... Turizm ve Ticaret İthalat İhracat Limited Şirketine dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.04.2016 tarihli ve 2015/875 E. 2016/123 K. sayılı kararıyla; davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 22.05.2017 tarihli ve 2016/11780 E.,2017/4332 K. sayılı kararında; Mahkemece tespiti istenilen süreye ilişkin olarak davadan vazgeçilemeyeceğinin davacıya bildirilmesi, feragat beyanının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 123 ve 150 nci (HUMK md. 185 veya 409) maddelerinde düzenlenen haklardan birinin kullanımı niteliğinde olup olmadığının kendisine sorulmak suretiyle belirlenmesi, beyanın anılan anlamlarda kullanıldığının saptandığı takdirde duruma göre 123 üncü veya 150 nci maddesinde öngörülen prosedürün işletilmesi, aksi durumda ise elde edilecek sonuca göre karar verilmesi, Sosyal Güvenlik Kurumunun fer'i müdahil olarak davaya katılımının sağlanması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar; davanın kısmen kabulüne, 01.12.1999-31.08.2004, 01.11.2006-31.09.2009 tarihlerine ilişkin tespit isteminin hak düşürücü süreye uğraması nedeniyle reddine, davacının 10/05/2012-20/06/2012, 19/06/2013-31/08/2013, 10.05.2014-06.06.2014 ve 30.06.2014-04.11.2014 tarihleri arasında davalı şirket adına 1147896 sicil numarası ile kayıtlı iş yerinde asgari ücret ile sigorta bildirimi yapılmaksızın çalıştığının tespiti ile kabul edilen tarihlerde sigorta primlerinin davalı iş verence tamamlanmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, hak düşürücü sürenin geçmediğini, davalı şirket vekili, çalışmanın ispatlanamadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu vekili yeterli inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.12.1999-31.08.2004, 01.11.2006-30.09.2009, 01.12.2012-31.11.2014, 2014/ Nisan-Kasım dönemlerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 506 sayılı yasanın 79 uncu, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleridir.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara toplanan delillere göre davalılar tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
İnceleme konusu dosyada; davacı 01.12.1999-31.08.2004, 01.11.2006-30.09.2009, 01.12.2012-31.11.2014, 2014/Nisan-Kasım dönemlerinde çalıştığının tespitini talep etmiş, 01.12.1999-31.08.2004, 01.11.2006-31.09.2009 tarihlerine ilişkin tespit isteminin hak düşürücü süreye uğraması nedeniyle reddine, davacının 10.05.2012-20.06.2012, 19.06.2013-31.08.2013, 10.05.2014-06.06.2014 ve 30.06.2014-04.11.2014 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Davacının hizmet cetvelinde 21.03.2002-09.12.2002 ve 06.06.2014-30.06.2014 tarihleri arasında davalı iş yerinden bildirimleri bulunmaktadır. Mahkemece 01.12.1999-31.08.2004 tarihleri arasındaki dönemin hak düşürücü süreden reddine karar verilmiş ise de; 21.03.2002-09.12.2002 tarihleri arasındaki çalışmanın Kuruma bildirilmesi karşısında 10.12.2002-31.08.2004 tarihleri arasındaki dönem hak düşürücü süreye uğramayacaktır. Bu itibarla 10.12.2002-31.08.2004 tarihleri arasındaki çalışmanını varlığı araştırılmalı, bu dönemde bildirim yapılan 1119953 sicil no.lu iş yerine ilişkin bilgi ve belgeler ile dönem bordroları kurumdan celp edilmeli, anılan iş yerine ait bordrolardan bordro tanıkları dinlenilmeli, bordro tanıklarının beyanlarının yeterli olmaması halinde komşu iş yeri tanıkları tespit edilerek beyanları alınmalı, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
2. Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.