Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8980 E. 2024/11771 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8980
Karar No
2024/11771
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2629 E., 2024/262 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/441 E., 2021/92 K.

2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40. ve Yargıtay İç Yönetmeliğinin 18. maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre hükmi şahıslara tebliğin selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanun'un 13. maddesine göre de tebliğ yapılacak bu kişiler her hangi sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde tebliği orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. 25.01.2012 tarihli ve 28184 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmelik Hükümlerine göre kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gerektiği, bu kişilerin de bulunmaması halinde bu hususların tebliğ evrakına yazılarak tebligat, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır. Hukuk Genel Kurulunun 14.12.2011 tarih ve 2011/21-882 Esas, 2011/767 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, Tebligat Kanunu'nun 13. maddesinde, kendisine tebligat yapılacak şahısların derecelendirildikleri görülmektedir. Bir kere hükmi şahıslar namına kendilerine tebligat yapılabilecek salahiyetli mümessiller mutad iş saatlerinde işyerlerinde bulundukları ve o sırada evrakı bizzat alacak durumda oldukları takdirde memur ve müstahdemlere tebligat yapılamaz. Saniyen, memur veya müstahdemlere tebligat yapılabilecek hallerde de, önce kendisine tebligat yapılacak şahsın, şirketin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle muhatap hükmi şahsın mümessilinden sonra gelen veya evrak müdürü gibi esasen bu işlerle tavzif edilmiş bir kimse olması, böyle bir kimsenin bulunmaması halindedir ki (bu durum tebliğ mazbatasına dercedilmek suretiyle) o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme tebligat yapılabilir. Daha önce kendisine tebligat yapılması gereken kimselerin bulunmadıklarını veya tebligatı bizzat alamayacak durumda olduklarının ispatı bakımından mazbatada yer alacak kayıt bilhassa önemlidir (E. Moroğlu, Makalelerim I, İstanbul 2001, s. 4-5). Bölge Adliye Mahkemesince, davalı şirkete gerekçeli kararın ve davacı vekilinin istinaf dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyerek usule aykırı olarak doğrudan Tebligat Kanunu 35. maddeye göre tebliğ edildiği, MERSİS sistemi üzerinden yapılan araştırmada davalı şirketin elektronik tebligat adresinin olduğunun anlaşıldığı, Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinde, “Tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabilir. Anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlere elektronik yolla tebligat yapılması zorunludur. Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır” denildiğini, elektronik ortamda yapılacak tebligatlara ilişkin usul ve esasları düzenleyen “Elektronik Tebligat Yönetmeliği”nin çıkarıldığı (R.G. 19.1.2103 t. S. 28533) açıklanarak belirtilen hükümler uyarınca gerekçeli kararın ve davacı vekilinin istinaf dilekçesinin davalı şirkete Tebligat Kanunu’na uygun olarak tebliğ edilmesi, bunun mümkün olmaması halinde Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde gösterilen yol izlendikten ve istinaf süresi geçtikten sonra ve gerektiğinde HMK’nın 346. ve 347. maddelerindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince PTT Başmüdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında, söz konusu 4830343801 vergi kimlik numarası ile UETS Sisteminde yapılan sorgulama neticesinde adı geçen şirketin 02.02.2019 tarihinde sisteme eklendiği, ancak ilgili şirketin sistem yetkilinin tanımlaması için PTT Merkezlerine müracaat etmediği, PTT Merkezlerince 02.02.2019 tarihinde sisteme eklenen hesaba işlem yetkilisi atanabilmekte olduğunun, ataması yapılan kişi tarafından sisteme giriş yapıldığı takdirde UETS hesabının aktif ... geleceği bilgisinin verildiği, akabinde Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı şirkete usulüne uygun tebliğ edilmeden dosyanın Daireye gönderildiği anlaşılmıştır. Gıyabi hükmün davalı şirketin ticari sicil adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğinin sağlanmasını takiben, temyiz süresi geçtikten ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla gerektiğinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra dosyanın Daireye gönderilmesi gerekir. KARAR Açıklanan sebeple; Belirtilen işlemin yerine getirilmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8980, K. 2024/11771, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-8980-e-2024-11771-k-e3ba3482673d