Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9658 E. 2024/11432 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9658
Karar No
2024/11432
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/84 E., 2024/109 K. KARAR : Ret

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiş, Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş ve Mahkemece bozma doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairece ikinci kez yapılan inceleme sonucunda karar tekrar bozulmuştur.

Mahkemece bozma doğrultusunda yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.04.1998 tarihinde davalıya ait kimya sanayi imalathanesinde çalışmaya başladığını, izin kullanmaksızın ve aralıksız olarak çalıştığını, işyerinin kimyevi maddeler ve özellikle asitli temizlik malzemeleri, çamaşır suyu, kireç çözücü üreten bir işyeri olduğunu, bu nedenle koruyucu elbise sağlanması gerekmesine karşın günlük kıyafetlerle son derece ilkel ve ağır şartlarda çalıştığını, kusuru bulunmamasına karşın işine 08.03.2009 tarihinde son verilen davacının davalıya ait işyerinde 01.04.1998 ila 08.03.2009 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı işveren vekilinin cevap dilekçesinde özet olarak; davacının müvekkiline ait işyerinde hiçbir zaman çalışmadığını, kaldı ki davacının 5 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle 03.07.2009 tarihli talebine göre bundan geriye doğru 5 yıllık hizmetini isteyebileceğini, diğer hizmetlerinin ise hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, hiç kimsenin 11 yıldır sigortasız olarak çalıştığını bilmiyor olamayacağını, sgk dan yapılan araştırmada, bu kişinin hiçbir sigortalılık kaydının bulunmadığının anlaşıldığını, bu davaların kamu düzeninin ilgilendiren davalar olmakla 506 ve 5510 sayılı Kanun'larla getirilen içtihatlara uygun bir şekilde çalışmanın ispatı gerektiğini, davacının tanık listesindeki isimlere de itiraz ettiklerini, bu tanıklardan dördünün davacıyla aynı sokakta oturan kadınlar olduğunu, ...'nün ise müvekkiliyle arasında husumet bulunan ve dava açmış bir kişi olduğunu, oysa tanıkların aynı dönemlerde işyerinde çalışan bordro tanıklarından seçilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kayıtlarına göre davacının davalı işyerinde çalışmasına rastlanmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, sigortalılığının oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, eylemli veya gerçek bir çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, çalışmayı ortaya koyan belgelerin ise işe giriş bildirgesi ile birlikte sigortalının çalışma gün sayısını, kazanç durumunu çalışma tarihleriyle ortaya koyan aylık sigorta gün bildirgeleri ile prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu kanıtlarla ispatı gerektiğini, bu gibi davalarda 5 yıllık hak düşürücü süre olmakla davacının 2004 yılından önceki hizmetlerinin bu yönden reddi gerektiğini, Mahkemece gerekli araştırmanın yapılmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.01.2015 tarihli ve 2009/536-2015/51 Esas ve Karar sayılı kararıyla; davacının davasının kısmen kabulü ile davacının davalıya ait iş yerinde 1999 yılı Temmuz ayında 1 hafta süre ile hizmet akdine dayalı asgari ücretle sigortalı çalışması olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesince 15.03.2016 tarih ve 2015/11569-2016/4365 Esas ve Karar sayılı ilamı ile "Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının görümcesinin davalı ve diğer davalılara karşı açtığı hizmet tespiti davasının Dairemizin 27.05.2014 tarih 2013/10862 Esas-2014/11424 Karar sayılı ilamı ile onandığı, o davada davalı ...'ın işveren olduğu 1020532 numaralı işyerinin 08.01.1996 tarihinde Kanun kapsamına alınıp 28.12.2004 tarihinde Kanun kapsamından çıktığı, daha sonra işyerinin ... ve ... adi ortaklığı adı altında 1091271 işyeri numarası ile 04.01.2005 tarihinde kanun kapsamına alındığı, davacı ve davalı tanık beyanlarının çelişkili olduğu anlaşılmaktadır.

Somut olayda; ... ve ... adi ortaklığı adı altında 1091271 işyeri numarası ile 04.01.2005 tarihinde Kanun kapsamına alınan işyerinin de davaya dahil edilerek kendisine husumet yöneltilmesi gerekmektedir.

Yapılacak iş, davacının 04.01.2005 sonrasındaki çalışmaları için ... ve ... adi ortaklığını davalı sıfatıyla davaya dahil etmek, söz konusu işverenin savunmasını almak ve delillerini toplamak, davalı işyerlerine ait dava konusu dönemi kapsar dönem bordro tanıklarını ayrıntılı şekilde dinlemek ve gerektiğinde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına da başvurmak suretiyle davacının çalışmalarının yer ve zaman olarak somut olgular çerçevesinde açıklığa kavuşturularak davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip,sonucuna göre karar vermekten ibarettir." belirtilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Bozma İlamı Sonrası Mahkeme Kararı Mahkemenin 10.06.2022 tarih ve 2016/472 Esas-2022/357 Karar sayılı kararı ile dosya kapsamı ile tanık ifadeleri bir bütün olarak birlikte değerlendirildiğinde; her türlü şüpheden uzak ve tutarlı bir şekilde davacının çalışmalarını belgeleyecek bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, tanıkların hem kendi içlerinde hem de birbirlerinin beyanları ile çelişkili beyanları bulunduğundan, davacının talep ettiği çalışmalarını ispat edemediği yönünde vicdani kanaat hasıl olmuş ve talebinin reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin 10.11.2022 tarih ve 2022/11241 Esas-2022/13987 Karar sayılı ilamı ile "Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereğinin tam olarak yerine getirilmemiştir. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar.

Eldeki davada, dinlenen tanık ...’ın davacının görümcesi olduğu ve davalılara karşı açtığı hizmet tespiti davasının Dairemizin 27.05.2014 tarih 2013/10862 Esas-2014/11424 Karar sayılı ilamı ile onandığı, bu tanığın buna göre bordro tanığı niteliği kazandığı ve davacının çalışmalarına yönelik beyanda bulunduğu hususu dikkate alınarak; Mahkemece davacı tarafından yapılan işlerin niteliği, davacının çalışmasının tam süreli mi yoksa kısmi süreli mi olduğu irdelenmeli, davacının ilgili dönemdeki çalışmasının kısmi süreli olduğu kanaatine varılması durumunda, gerektiğinde uzman bilirkişi görüşü de alınmak suretiyle, dava konusu dönem içinde bir günde kaç saat çalışmış olabileceği, haftalık ve aylık çalışma süreleri ve yedi buçuk saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık olduğu saptanarak bir karar verilmelidir." denilmek suretiyle Mahkemece verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sonunda davalı iş yerinde sigortalı çalışan diğer çalışanların hiç birinin davacıyı hatırlamaması, hatta hiç görmediklerini beyan etmeleri, Gelir İdaresi Başkanlığı ve SGK'dan söz konusu tarihlerde çalışan sayısına ilişkin verdikleri yazı cevaplarının diğer bordro tanıklarının beyanları ile örütşmeleri nedeniyle Mahkemece sadece aynı zamanda bordro tanığı olan görümce ...'ın beyanlarıyla sonuca gidilemeyeceği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçelerinde; davacının çalışmalarının tespitine karar verilmesi gerekirken ret kararının eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu ve bozulması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)

2.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK)

3.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir

duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

4.Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

3. Değerlendirme 1. Bir Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK).

2. Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Somut olayda uyulan bozma ilamının içeriğine göre davacının çalışmasının sabit olup ; çalışmanın tam süreli mi yoksa kısmi süreli mi olduğunun irdelenmesi gerektiği belirtilmiş olup bu kapsamda dinlenen tanık ... beyanında davacının bir kaç kez gelip 3-5 gün ayak işlerinde çalışıp gittiğini bildiğini belirttiği, yine dinlenen tanıklardan ..., ... ve ... beyanlarında davacının çalıştığını belirttikleri halde Mahkemece eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmektedir.

3.Mahkemece yapılacak iş yeteri kadar bordro ve komşu iş yeri tanığı tespit edilerek beyanları alınmalı, davacının davalı işveren nezdindeki çalışma süreleri belirlenmeli, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9658, K. 2024/11432, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9658-e-2024-11432-k-7a4e12624cbe