Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9780 E. 2024/11439 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9780
Karar No
2024/11439
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/644 E., 2024/843 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/138 E., 2023/364 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde davacının davalı işverenin Düzce Fabrikasında 15.05.1999 tarihinde işçi olarak çalışmaya başladığını ve iş akdinin hiçbir kesintiye uğramadan devam ettiğini belirterek 15.05.1999 - 04.01.2000 tarihleri arasındaki fiili ve kesintisiz çalışmalarının sigortalı hizmet olarak tespitine ve davacının işe giriş tarihinin 15.05.1999 olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açtığı hizmet tespit davası açısından hak düşürücü süre söz konusu olduğunu, davacı tarafın çalıştığını iddia ettiği tarihten itibaren 5 yıl içerisinde her hangi bir dava açmadığını, dolayısıyla dava açma hakkını kaybettiğini, davalı şirket, davacının iddiasını araştırma anlamında şirket kayıtlarında inceleme yapamadığını, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde "İşveren, işyeri sahipleri; işyeri defter, kayıt ve belgelerini ilgili olduğu yılı takip eden yıl başından başlamak üzere on yıl süreyle, kamu idareleri otuz yıl süreyle, tasfiye ve iflâs idaresi memurları ise görevleri süresince, saklamak ve Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarınca istenilmesi halinde onbeş gün içinde ibraz etmek zorundadır." şeklinde olduğunu, davalı şirketin kayıt ve belgelerini saklama yükümlülüğü sona erdiğinden davacının iddiası konusunda hiçbir bilgi ve belgenin davalı şirket uhtesinde olmadığını, açıklanan bu nedenlerle davacının tüm taleplerinin esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığından taleplerin hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, davalı Kurum Müdürlüğünde 2 1413 01 02 1009442 081 03-08 sicil sayılı dosyada ... Giyim San. Tic. A.Ş. adına işlem gören işyerinin 01.08.1997 tarihinde Kanun kapsamına alındığını, davalı iş yerinin 01.08.2006 tarihinde Bolu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden Düzce Kurum Müdürlüğüne nakil edildiğini, 2 1413 01 02 1009442 081 03-08 sicil sayılı dosyada ... Giyim San. Tic. A.Ş. unvanlı işyerinin Kanun kapsamına alınış tarihi 01.08.1997 olduğunu, fiili çalışma olgusunun ve resmi Kurum kayıtlarının aksinin geçerli ve kesin delillerle ispatlanması gerektiğini, açıklanan bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacının davalı işyerinde SGK kayıtlarına göre davacı tarafından talep edilen tarihler dikkate alındığında, 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu anlaşıldığından açılan davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kesintisiz çalışmanın bulunduğunu, bu nedenle bildirim öncesi dönem yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre davalı işveren tarafından 04.01.2000-10.10.2001 tarihleri arasında davacı adına hizmet bildirimi yapıldığı, davacının tespitini talep ettiği ve uyuşmazlık konusunu oluşturan 15.05.1999-04.01.2000 tarihleri arasındaki çalışma dönemine ilişkin davalı işverence bildirim yapılmadığı gibi işe giriş bildirgesi de düzenlenmediği, bildirim öncesi çalışma süresi bakımından 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesine göre hak düşürücü süre beş yıl olup, davanın kesintisiz çalışma döneminin geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yıl içinde dava açılması gerektiği ancak eldeki davanın 11.04.2023 tarihinde açıldığı gözetildiğinde uyuşmazlık konusu olan 15.05.1999-04.01.2000 tarihleri arasındaki bildirim öncesi çalışma dönemi yönünden hak düşürücü sürenin geçtiği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin bir numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9780, K. 2024/11439, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9780-e-2024-11439-k-21afc8cccead