Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9735 E. 2024/9411 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9735
Karar No
2024/9411
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/181 E., 2024/182 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalıya ait işyerinde Şubat 1999 tarihinden başlayarak 15.10.2011 tarihine kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1-Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının serbest diş hekimliği faaliyetine 2009 yılı Nisan ayında başladığını, muayenehanesini 2009 yılında açarak vergi kaydını yaptırıldığını, daha önceki tarihlerde de Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde diş hekimi olarak çalıştığını, davacının ise davalı yanında Ekim 2010 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başladığını, her ne kadar davacı 1999 yılından itibaren davalı yanında çalıştığını iddia etmiş ise de davalının 2010 yılı Nisan ayında serbest olarak mesleğini icra etmeye başladığını, daha önce davalının muayenehanesi olmadığını, davacının delil olarak belirttiği Ankara 6. İş Mahkemesinin 2011/1113 Esas sayılı dosyası ve oradaki delillerin hiçbir şekilde kabul anlamına gelmediğini, davacı ve davalının daha önceden tanıştıklarını davacının yardım amacı ile bankaya gittiği zamanlarda davalının ufak tefek işlerini yaptığını, davacının kötü niyetli olarak yaptığı banka işlerine dair fotokopileri aldığını ve davalı aleyhine kullanmak istediğini, davacının 20.10.2011 tarihinde işe başlayıp 15.10.2011 tarihi itibari ile iş sözleşmesini kendi istediğiyle sonlandırarak istifa ettiğini, davacının davalı aleyhine açmış bulunduğu alacak davasının asıl amacının hizmet sürelerinin tespiti olmayıp haksız kazanç sağlamak olduğunu, davacının açmış olduğu davanın haksız ve dayanaksız olduğunu davacının asıl amacının haksız maddi kazanç sağlamak olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde: 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi gereği 5 yıllık hak düşürücü süre içinde davaların açılması gerektiğini aynı işyerinde çalışmasının dahi süreyi kesmediğini, davacının davasını 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.10.2018 tarihli ve 2016/300 E., 2018/426 K., sayılı kararıyla; davacının sunduğu banka kayıtları ise davacının davalı yanında çalıştığı, bu nedenle kendisine yetki verildiğini düşündürse bile diş hekimliği muayenehanesi açma prosüdürü karşısında ve diğer kanıtlarla birlikte değerlendirildiğinde bankada yapılan işlemlerin ve davacıya verilen yetkilerin hizmet sözleşmesinden kaynaklı olduğuda kanıtlanamamıştır gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacının 10.04.2009-19.10.2010 tarihleri arasında davalı işverenlikte hizmet sözleşmesine dayalı ve prime esas alt kazanç üzerinden çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli ve 2019/271 E., 2020/81 K., sayılı kararıyla; dosyada mevcut vergi kayıtları, Ankara İl Sağlık Müdürlüğü Ağız ve Diş Sağlığı Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen tutanaklar, davalının 10.04.2009 tarihinden çalışmaya başlamış olması diş hekim olması nedeni ile tek başına çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı bulunması dinlenen tanıkların da davacının çalışmasını doğrulamış olması, birlikte değerlendirildiğine, davanın belirtilen şekilde kısmen kabulünün yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin, 18.05.2021 tarihli ve 2020/2003 E., 2021/6500 K. sayılı kararıyla; 1-Mahkemece 10.04.2009-19.10.2010 arası döneme ilişkin verilen kabul kararı yerindedir. 2-Mahkemenin 10.04.2009 öncesine konu döneme gelince; hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Somut olayda, davacı, davalıya ait diş hikimliği muayenehanesinde yardımcı asistan olarak Şubat 1999-15.10.2011 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespiti istemiş ise de, davacının, davalıya ait Tunalı ... Caddesi 102/7 Ankara adresinde kurulu 1159409 sicil nolu diş hekimliği işyerinden "büro işçisi" olarak işe giriş bildirgesinin verildiği ve 20.10.2010-15.10.2011 tarihleri arasın hizmet bildiriminin yapıldığı anlaşılmıştır. a-Öncelikle, davacı tarafından çalışmaların geçtiğinin bildirildiği "Tunalı ... Caddesi 94/12 Ankara" adresindeki 1999-2001 arasında, 2001 yılından sonraki dönemde ise " ... Sokak 23/4 ... Apartmanı Ankara" adresinde çalıştığını beyan etmesi karşısında, bu adreslerde oturanların ve bina yöneticilerinin tespiti yapılarak tanık olarak ifadelerine başvurulmalı, komşu işyeri tanıkları belirlerek mahkemece kanaat edinmeye yetecek kadarı tanık sıfatıyla dinlenilmeli, diş hekimleri odasına yazı yazılarak, bu dönemlerde davalı adına muayenehane kaydı bulunup bulunmadığı sorulmalı, elde edilecek sonuç ve tüm dosya kapsamı değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir. b- Yine dosya kapsamında 17.11.2008 tarihli, davalı tarafından "Tunalı ... Garanti Bankası"na hitaben yazılan ve imzalı olan şubedeki hesap işlemleri yetkisinin verildiği talimat yazısının aslının bulunup bulunmadığı ilgili banka şubesinden sorularak talimata esas kayıt ve belgeler getirtilerek incelenmeli ve yukarıdaki eksiklikler tamamlandıktan sonra elde edilecek sonuç ve tüm dosya kapsamı değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir. gerekçeleri ile ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararından sonra toplanan deliller kapsamında davalının kendi adına muayenehane açtığı, 10.09.2009 tarihinden önce diş hekimi olarak çalıştığına dair kanıt elde edilememiştir. Yaprak Apartmanı görevlisi davalının birkaç ay ...'ın muayenehanesine gelip gittiğini söylemiş ise de burada diş hekimliği faaliyetinde bulunduğu tespit edilememiş, diğer yandan davacı 1999 yılında işe başladığını ileri sürmüş ise de davalının 1999 yılında askerlik görevini yaptığı da açıktır. Açıklanan nedenlerle davacının davalı adına muayenehanenin açıldığı 10.04.2009 tarihinden itibaren davalı yanında çalışmaya başladığı kanaatine ulaşılmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilerek davacının 10.04.2009-19.10.2010 tarihleri arasında davalı işverenlik bünyesinde hizmet sözleşmesine dayalı olarak prime esas alt kazanç üzerinden çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Temyiz eden taraf vekilleri usul yasaya aykırı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, davalı işverene ait işyeri kayıtları, tanıkların beyanlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9735, K. 2024/9411, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9735-e-2024-9411-k-ff26e7d04484