Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9630 E. 2024/9407 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9630
Karar No
2024/9407
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1701 E., 2022/280 K. KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Germencik 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2013/475 E., 2019/153 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararının davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesi ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.07.2024 tarih 2023/10-736 Esas, 2024/379 Karar sayılı kararı ile davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 10. Hukuk Dairesine gönderilmesine, dair karar üzerine dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından Dairemize gönderildiği, gönderme kararı üzerine yapılan incelemede Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerinde 1994 yılının Eylül ayında incir sezonunun açılmasıyla çalışmaya başlayıp kesintisiz 2004 yılına kadar çalışmaya devam ettiğini, muris işveren ... ...’in vefatı üzerine işi bıraktığını, incir sezonunda tam, sezon dışında ise sipariş olduğunda işyerine çağırıldığı zamanlarda çalıştığını, müvekkili adına davalı işyerinden 2001 yılında 46 günlük bildirim yapıldığını, ücretinin yaptığı ve teslim ettiği işe göre götürü usulüyle belirlenerek haftalık ödendiğini, 1980 yılında faaliyete başlayıp şahıs şirketiyken limited şirket olarak faaliyetine devam eden işyerinin yılın tamamında faaliyetini sürdürdüğünü ileri sürerek sözü edilen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ...; uyuşmazlık konusu çalışma döneminde işyerinin şahıs şirketi olarak faaliyetine devam ettiğini, ... ...’in vefatından sonra 16.12.2004 tarihinde kurulan ... ... Tarım Ürünleri Paz. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.de (... ... Tarım Ürünleri Ltd. Şti.) pay sahibi olduğunu, sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili; davacı adına 41498 sicil sayılı işyerinden 1993/3, 1994/3, 1995/1 ve 1995/3 üncü dönemde, 1027710 sicil sayılı işyerinden ise 2001/3 üncü dönemde Kuruma bildirim yapıldığını, eldeki dava kamu düzenini ilgilendirdiğinden resen araştırma yapılmasının ve fiili çalışma olgusunun ispatlanmasının gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 3. Diğer davalılar vekili; müvekkillerinin 25.11.2004 tarihinde vefat eden işveren ... ...’in mirasçıları olduğunu ve hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.04.2019 tarihli ve 2013/475 Esas, 2019/153 Karar sayılı kararı ile davacı adına 11.10.1993 tarihli işe giriş bildirgesi verilen ... ... unvanlı işyerinin Kanun kapsamına 01.09.1978 tarihinde alınıp 31.12.1998 tarihinde çıkarıldığı, ... ... Tarım Ürünleri Ltd. Şti.nin ise Kanun kapsamına 01.09.1996 tarihinde alınarak 28.02.2006 tarihinde Kanun kapsamından çıkarıldığı ve faaliyet alanının incir işletmesi olduğu, davacının incir işleme ve pazarlama faaliyeti yürüten davalı işyerinde incir işleme elemanı olarak çalıştığı, davacı ve bordro tanıklarının beyanlarına göre davalı işyerinde 5-6 ay boyunca çalışıldığı, ayrıca ağustos ile aralık ayları arasındaki yoğun faaliyet dönemi dışında davalı işyerinde ocak ve şubat aylarında 5-10 gün sipariş geldiği takdirde işçinin çağırılması üzerine çalışma yapıldığı, davalı işyeri tarafından her yıl birinci dönem bordrolarıyla çalışmaların Kuruma bildirildiği, davacının davalı işyerinde mevsimlik olarak asgari ücretle çalıştığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının ... ... unvanlı işyerinde 11.10.1993-05.02.1996 tarihleri arasında toplam 227 gün hizmet akdiyle Kuruma bildirilen süreler dışında; ... ... Tarım Ürünleri Ltd. Şti.de ise 01.09.1996-25.11.2004 tarihleri arasında toplam 1111 gün hizmet akdiyle Kuruma bildirilen süreler dışında çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 05.06.2020 tarihli ve 2019/1503 Esas, 2020/789 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince ocak ve şubat aylarında kısmi çalışma yapıldığını, işlerin yoğun olduğu Ağustos ile Aralık aylarında ise 30’ar gün üzerinden çalışıldığını tespit eden 25.10.2018 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınması yerinde ise de hükmün infaza elverişli bulunmadığı, ayrıca davalı Kurumun harçtan muaf olduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... ve Sosyal Güvenlik Kurumu vekilleri temyiz isteminde bulunmuş, davalı ...'nın temyiz isteminin süre aşımı yönünden reddine dair Bölge Adliye Mahkemesince 25.09.2020 tarihli ek karar verilmiş, davalı ... ek karara karşı süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 23.06.2021 tarihli 2020/9949 Esas 2021/8911 Karar sayılı ilamı ile 1-Davalı ... temyizi yönünden; ... eldeki davada İzmir Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar, 23.07.2020 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş, temyiz ise 10.08.2020 tarihinde vuku bulmuştur. Buna göre iki haftalık temyiz kanun yoluna başvuru süresi 07.08.2020 günü sona ermektedir. Davalı tarafından temyiz başvuru dilekçesinin 10.08.2020 tarihinde dosyaya sunulduğunun anlaşılması karşısında, usul ve kanuna uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin "temyiz isteminin süreden reddine" ilişkin 25.09.2020 tarihli ek kararının onanmasına, 2. ...somut dosyada; Mahkemece davacının ... ... Tarım Ürünleri ...Ltd. Şti. nezdinde çalıştığı yönünde hüküm kurulmuş ise de, davada ilgili şirkete husumet yöneltilmediği dolayısıyla şirketin davada taraf olmadığı anlaşılmaktadır. Davacının 11.10.1993-28.11.1993, 09.09.1994-04.01.1995 arasında ... ... yanında 01.09.1996-15.11.1996, 18.09.1997-06.11.1997, 24.11.1998-15.12.1998, 22.09.1999-20.11.1999, 25.09.2001-10.11.2001 arasında ... ... Tarım Ürünleri....Ltd. Şti.nden bildirimlerinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkeme kabulüne göre, ilgili limited şirket davada taraf olarak yer almadığı halde aleyhinde hüküm kurulması hatalıdır. Bu sebeple mahkemece ... ... Tarım Ürünleri ...Ltd. Şti.'nin işverenlik sıfatı araştırılarak işveren olduğunun tespit edilmesi halinde şirkete HMK’nın 124 üncü maddesi gereğince husumet yönetilerek davaya dahil edilmeli, göstereceği bütün deliller toplandıktan sonra tüm deliller değerlendirilerek varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. gerekçesi ile karar bozulmuştur. B.Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı İlk Derece Mahkemesinin 26.01.2022 tarihli ve 2021/1701 Esas, 2022/280 Karar sayılı kararıyla; ...önceki kararda kısmen direnilmesine karar verilmiştir. C.Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemiz 05.06.2023 tarihli 2022/5076 Esas, 2023/6368 Karar sayılı kararı ile "direnme Dairemizce yerinde görülmediğinden ve bu durumda kararın inceleme yeri Yargıtay Hukuk Genel Kurulu olduğundan dava dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmesine" karar verilmiştir. 3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 0.07.2024 tarih 2023/10-736 Esas, 2024/379 Karar sayılı kararı ile ... Görüldüğü üzere Özel Dairece belirtilen bozma nedenleri birbiriyle bağlantılı olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince ... ... Tarım Ürünleri Ltd. Şti.nin işveren sıfatının araştırmasına ilişkin bozma kararına uyulmasına karar verildikten sonra deliller toplanıp değerlendirilerek sözü edilen şirketin işveren sıfatının bulunmadığı bu nedenle şirketin davaya katılımının sağlanmasına ilişkin bozmanın yerinde olmadığı ve kısmen direnme kararı verilmesine rağmen direnme kararında bozma öncesi hükümden farklı olarak davalı ... yönünden davanın reddine ve diğer davalılar yönünden ise davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ... ...’e ait farklı sicil numaralı işyerlerinde çalışma dönemleri ayrı ayrı belirtilerek 09.09.1994-25.11.2004 tarihleri arasındaki ocak ve şubat aylarındaki çalışmalar hüküm altına alınmaksızın toplam 1204 günlük hizmetlerinin tespitine karar verildiği dikkate alındığında Özel Daire denetiminden geçmemiş yeni gerekçeye dayalı direnme adı altında olmakla birlikte hüküm fıkrasını da kapsayacak şekilde karar verilmiştir. ... Bu durumda ortada Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenmesi gereken direnme kararı değil yeni hüküm bulunduğu açıktır. ... Hâl böyle olunca yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir, şeklinde karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve hukuki nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun 79 uncu maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, toplanan delillere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9630, K. 2024/9407, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9630-e-2024-9407-k-97844339cc0e