Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9563 E. 2024/9373 K. – Rücuan Tazminat

Konu: Rücuan Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9563
Karar No
2024/9373
Karar Tarihi
Konu
Rücuan Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/590 E., 2024/338 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 36. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/221 E., 2021/290 K. Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar vekilince istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Kurum vekili; KKC Marmaray İnşaat Adi Ortaklığı (... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. - ... İnşaat Turizm San. ve Tic. A.Ş. - ... İnşaat San ve Tic. A.Ş.) unvanlı iş yeri sigortalılarından ... 'ın 09.04.2018 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle, Kurumun 05.10.2018 gelir onay tarihli kararı ile hak sahipleri ... 'a 403.545,97 TL ve ...'a 98.314,24 TL tutarında peşin değerli gelir bağlandığını, olayın sigortalı inşaatta çalışırken vinçten ruloların üstüne düşmesi sonucu vefat etmesi şeklinde meydana geldiğini, Kurum müfettişleri tarafından düzenlenen 03.07.2019 tarih ve 120653/12/İR/09 sayılı inceleme raporuna göre olayın iş kazası olduğunun tespit edildiğini ve olayda davalıların %100 oranında kusurlu bulunduğunun belirlendiğini, olayla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/74045 Soruşturma sayılı dosya ile soruşturma başlatıldığını belirterek; şimdilik 10.000,00 TL'nin gelirler bakımından onay, masraflar bakımından sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava etmiştir. Davacı Kurum vekilince, 23.09.2021 tarihli dilekçe ile dava değerini 501.860,21 TL'ye artırdığı görülmüştür. II. CEVAP Davalılar vekili; kazanın meydana gelmesinde müteveffanın ağır kusurunun bulunduğunu, söz konusu kazada davalı şirketlerin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, şirketlerin sorumluluğunun bulunmadığını, ... mirasçıları tarafından İstanbul 7. İş Mahkemesi'nin 2019/183 Esas sayılı dosyası ile davalı şirketlere karşı açılan tazminat davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 501.860,21 TL'nin onay tarihi olan 05.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davalılar vekili; mahkeme kararının kusura ilişkin değerlendirme içermemesi sebebiyle gerekçesiz olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere Kurumun talebinin gerçek zarar miktarıyla sınırlı olduğundan, müteveffanın mirasçıları tarafından açılan İstanbul 7. İş Mahkemesi'nin 2019/183 Esas sayılı dosyası nezdinde tazminat davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, Kurumun belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davalı şirketlerin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, müteveffanın ağır kusuru neticesinde olayın meydana geldiğini, delil dilekçesi ekinde sundukları özlük dosyasının içerisinde yer alan imzalı ve ihtirazi kayıtsız kabul edilen Şubat 2018 tarihli ücret bordrosundan ücretin açıkça net 2.443,00 TL olduğunun tespit edildiğini ancak hesap bilirkişi raporunda ücretin hatalı olarak net 3.494,72 TL olarak kabul edildiğini, bu miktarın içerisinde 2.443,00 TL net ücretin, ek kazançlar bölümünde yer alan 66 saatlik fazla mesai karşılığı 1.074,92 TL'nin ve 205,49 TL AGİ'nin yer aldığını, raporda her ne kadar prime esas kazanç miktarının Şubat 2018 brütünün 4.920,79 TL olduğu tespiti yapılmışsa da bu tespitin hatalı olduğunu, zira 4.920,79 TL'nin kazançların toplamı olarak Kuruma bildirilen toplam tutar olduğunu, müteveffanın 2018 Şubat bordrosundan açıkça anlaşılacağı üzere 2.443,00 TL olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9563, K. 2024/9373, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9563-e-2024-9373-k-3be91e8caef8