Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9533 E. 2024/12018 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9533
- Karar No
- 2024/12018
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1057 E., 2024/814 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/285 E., 2022/198 K. Taraflar arasındaki asıl davada ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ve yersiz aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile birleşen davada yersiz aylıkların tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamı davalarında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl davanın davalısı/birleşen davanın davacısı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumdan babası üzerinden yetim aylığı almakta iken davalı Kurum yazısı ile muvazaalı boşanma sebep gösterilerek yetim aylığının kesildiği ve 04.04.2019 tarihi ile dönem aylıklarıyla ilgili olarak 149.497,09 TL davacı adına borç çıkarıldığının bildirildiği, davacının 10.04.2019 tarihinde Kuruma başvurduğu, Kurum tarafından 19.07.2019 tarihli cevabi yazısı ile talebinin reddedildiği, Kurumun muvazaalı boşanma iddiasının asılsız olduğu iddiasıyla ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ve yersiz aylıklar nedeniyle 149.497,09 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Birleşen davada davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; Sosyal Güvenlik Denetmeni ... tarafından tanzim edilen 31.12.2018 tarih 2018/MB/178 sayılı rapor ile davalının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile 05.02.2009 tarihi itibari ile aylığının kesilerek davalıya 108.088,66 TL borç tahakkuk ettirildiği, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi son fıkrasında "Eşinden boşandığı halde boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve cocukların bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır " hükmü ile yersiz ödemenin nasıl tahsil edileceğinin belirtildiği, davalı tarafından Kayseri 1. İş Mahkemesinin 2019/663 (7. İş Mahkemesi 2021/285) Esas sayılı dava dosyası ile Kurum işleminin iptali talepli dava açıldığı, aralarındaki hukuki ve fiili bağlantı nedeni ile dosyaların birleştirilmesini talep ettikleri, davalıya yersiz olarak ödenen aylıkların Kuruma iadesi için Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2019/54370 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça icra takibine haksız olarak itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davalının icra takibine itirazında haksız olduğu iddiasıyla Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2019/54370 Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumdan yetim aylığı alan hak sahibi kızının SGK denetmeni tarafından tanzim edilen 31.12.2018 tarih ve 2018/MB/178 sayılı rapor ile boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeniyle kesildiği, Kurum işlemlerinin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davacı ...'ın fiilen boşandığı eşi ... ile birlikte yaşadığının Kurum denetmen raporu ile tespit edildiği, dinlenen davacı tanıkları davacının boşandığı eşi ... Yuca ile birlikte yaşamadıkları yönünde beyanda bulunmuşlar ise de dinlenen tutanak tanığı ...'nın Mahkemede davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşamadığı, tutanak tanığı ...'ın davacının kiminle yaşadığını bilmediği yönünde beyanda bulundukları, bu tanıkların beyanlarının Kurum denetmenine verdikleri beyanları ile çelişkili olduğu, tutanak tanığı ... 'un davacının boşanıp boşanmadığını bilmediğini, 2015 yılında apartmana taşındığında davacının ikamet ettiği dairenin kapısında "..." isminin yazılı olduğunu beyan ettiği, Kurum denetmenlerinin denetimi sırasında davalının ikamet ettiği dairenin kapısının davalının boşandığı eşi tarafından açıldığı, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davalının fiilen boşandığı eşi ... ile birlikte yaşadığı, davalının aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminde yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı, alınan bilirkişi raporuyla davacı Kurumun takip tarihi itibariyle 108.082,84 TL asıl alacak, 46.232,44 TL işlemiş faiz olmak üzere 154.315,28 TL alacağının bulunduğu hesaplanmış olması karşısında, davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2019/54370 Esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın 108.082,84 TL asıl alacak, 46.232,44 TL işlemiş faiz olmak üzere 154.315,28 TL yönünden haksız olduğu anlaşılmakla davalının söz konusu icra takibine yapmış olduğu itirazın 108.082,84 TL asıl alacak, 46.232,44 TL işlemiş faiz olmak üzere 154.315,28 TL yönünden iptali ile takibin asıl takip alacağı 108.082,84 TL ile 46.232,44 TL işlemiş faiz yönünden devamına karar vermek gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddine birleşen Kayseri 1. İş Mahkemesinin 2021/307 Esas sayılı davasının kısmen kabulü ile davalı ...’ın Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2019/54370 Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl takip alacağı 108.082,84 TL ile 46.232,44 TL işlemiş faiz yönünden iptali ile takibin asıl takip alacağı 108.082,84 TL ile 46.232,44 TL işlemiş faiz yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Sebepleri 1.Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının eski eşi ile evlilik birliğinin yükümlerini yerine getirerek birlikte beraber yaşadığına ilişkin olarak dosya içerisinde somut delil bulunmadığı, eşinden gerçekte boşandığı ve evlilik birliğinin sonlanmasına yönelik tüm hareket ve emarelerle hareket ettiği, ancak tarafların sosyal yaşantı gereği bir insan olarak hayatın olağan akışına uygun davranışlarda bulunulmasının kaçınılmaz olduğu, davalı Kurum tutanaklarında ve tanık beyanlarında davacı ve eski eşinin birlikte görüldüğüne dair bir beyan bulunmadığı, salt, kendi fikir ve tespitlerini delilsiz, araştırmadan hukuka aykırı bir şekilde davacının maaşını kesilmesine sebebiyet verildiği, davacının eski eşinin birkaç kez davacının haberi yokken ve davacı evde değilken oğlu tarafından eve davet edildiği, düğün ve cenaze gibi zaruri sebepler olan özel günler harici davacıyla eski eşi aynı ortamda dahi bulunmadıkları, hal böyle iken davacının muvazaalı boşanma yaptığı iddiasıyla yetim aylığının kesilerek aldığı aylıkların geri iadesi talebinin hukuka aykırılık teşkil ettiği, tutanak tanıklarının ifadesinde esasen tarafların birlikte beraber yaşadıklarını doğrudan anlatan bir beyan olmadığı gibi tahmini veya alel acele tutulmuş, okuma yazması olmayan şahısların bile imzası alınarak okutmadan imzalatılmış tutanaklarla davacının mağdur edildiği, delillerin davacı lehine olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen dosyada kararın icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. B.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... ile ... , 01.11.1984 yılında evlendiği ve Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/607 Esas ve 1991/557 Karar sayılı dosyası ile 09.10.1991 tarihinde boşandığı, ...’ın babası olan ... , 18.08.1983 yılında vefat ettiği ve ...’in boşanması sebebiyle kendisine 01.11.1991 tarihinden itibaren yetim aylığı bağlandığı, ... ile ...’in birlikte yaşayıp yaşamadıklarının tespiti amacıyla SGK Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından 31.12.2018 tarihli rapor hazırlandığı, bu rapora göre ... ile ...’in Tınaztepe Mah., 3049 Sk., ... Apt., Blok No:18, No:32 Kayseri adresinde ikamet ettikleri, komşularının beyanlarında bu kişilerin bu adreste birlikte ikmet ettikleri ve herhangi bir ailevi problemlerinin olmadığının anlaşıldığı, denetmen tarafından daireye gidildiğinde kapının ... tarafından açıldığı, ... beyanında, çocuklarını görmek için iki günlüğüne bu adrese geldiğini, kirayı kendisi tarafından ödendiği ve ...’e herhangi bir nafaka ödemediğini belirttiği ve ifade tutanakları ... ve komşular tarafından imzalandığı, tutanaklardaki imzalar inkar edilmemiş olup bu beyanların irade dışında alındığı yolunda herhangi bir delil sunulmadığı, duruşma sırasındaki beyanların davacıyı borçtan kurtarmaya yönelik olduğu anlaşılmakla, Mahkemenin asıl dosyadaki davanın reddine, birleşen dosyadaki davanın kısmen kabulüne karar vermesinin doğru olduğu, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü dosyasındaki takip miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirmesi ve buna ilişkin Mahkemesince hesap raporu dikkate alındığında icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Birleşen davada davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu ve hüküm altına alınması gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ve yersiz aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile birleşen davada yersiz aylıkların tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla asıl davanın davalısı/birleşen davanın davacısı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.