Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9502 E. 2024/11613 K. – Kurum İşlemini

Konu: Kurum İşleminin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9502
Karar No
2024/11613
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1058 E., 2024/1041 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/360 E., 2024/61 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurumca tahakkuk ettirilen prim ve ceza borçlarının zamanaşımına uğradığını ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili beyan dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu ödeme emrinin şirket yetilisi ... Çınar'a e-tebligat yolu ile 06.09.2022 tarihinde tebliğ edildiği, 1 aylık süre içeresinde Kuruma itiraz edilmediği ve borcun kesinleştiği" belirtilerek hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Davacı vekili İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; talep edilen alacaklara 6183 sayılı Kanun'un 102. vd. maddelerinin uygulanmasının gerektiği, Kurum alacağının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "kurumca re'sen tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammının ödenmesini bildiren yazının davacı Şirket yetkilisi ... 'a 06.09.2022 tarihinde e-tebligat ile tebliğ edildiği, bir aylık süre geçtikten sonra 10.10.2022 tarih ve 53656347 varide sayılı başvuru dilekçesi ile prim ve ceza borçlarının iptaline karar verilmesinin talep edildiği ve bu dilekçe ile Kurum nezdinde borca itiraz edildiği, itiraz üzerine Kurumun 13.10.2022 tarih ve 53940711 sayılı yazısı ile 01.09.2022 tarih ve E.51287127 sayılı fark işçilik prim borcu yazısının 06.09.2022 tarihinde ... isimli kişiye e-tebligat sistemi aracılığıyla tebliğ edildiği ve bir ay içerisinde itiraz edilmediği için borcun kesinleştiğinin" bildirildiği, eldeki davanın 24.11.2022 tarihinde açıldığı, 5510 sayılı Kanun'un 85. ve 506 sayılı Kanun'un 79/13. maddesinde öngörülmüş olan bir aylık sürenin, hak düşürücü süre niteliğinde olduğu, Kurum işleminin tebliğinden itibaren bir aylık süre içinde itiraz edilmemesi halinde, Kurumun işleminin ve dolayısıyla borcun kesinleştiğinin kabulünün gerekeceği, sonuç olarak yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davalı Kurumca haksız ve hukuksuz borç tahakkuk ettirildiğini, öncesinde bir bildiri ya da ödeme emri gönderilmediğini, davalı Kurum tarafından talep edilen alacaklara 6183 sayılı yasanın 102. vd. maddelerinin uygulanmasının gerektiğini ve zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu, Kurum alacağının tahsil zamanaşımına uğradığının belirgin olup, zamanaşımını kesen ya da durmasına sebebiyet veren bir hal bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının itirazının reddine yönelik Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2-5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 85. maddesinin 3.fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9502, K. 2024/11613, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9502-e-2024-11613-k-97875ebe5634