Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9309 E. 2024/12372 K. – Kurum İşlemini
Konu: Kurum İşleminin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9309
- Karar No
- 2024/12372
- Karar Tarihi
- Konu
- Kurum İşleminin İptali
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3567 E., 2024/1951 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/287 E., 2023/766 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yaşlılık aylığı bağlanması talebine ilişkin Kurum işleminin iptali ile 26.04.2023 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.05.2023 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına, birikmiş aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; tahsis talep tarihi itibariyle davacının 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi hükmü kapsamında son 7 yıldaki fiili hizmet süresi, yasal düzenlemeler ve açıklamalar dikkate alındığında, yaşlılık aylığı tahsis koşullarının, 2829 sayılı Kanun'un 8/1 inci maddesi uyarınca 2926 sayılı Kanun hükümlerine irdelenmesi gerektiğini, davacının Bağ-Kur prim gün sayısının eksik olduğundan aylık bağlama şartlarının gerçekleşmediğinin tespit edildiğini, Kurumca yapılan işlemde herhangi bir hata bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının yaşlılık aylığı bağlama talebinde davaya konu ettiği iddiasına ilişkin bir açıklamaya yer verilmediğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... TC Kimlik no.lu ...’ın; 1479 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetleri birleştirilmeksizin 26.04.2023 tahsis talep tarihinde 5958 prim gün sayısı bulunan davacı 506 SK GEÇİCİ 81/B-m yasa maddesine göre 01.05.2023 tarihinden itibaren müstakil olarak yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığı anlaşıldığından; Kurum işleminin iptali ile davacıya 26.04.2023 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.05.2023 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına, birikmiş aylıkların 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi gereğince yasal faizin red kararı tarihi olan 08.05.2023 - tarihinden- itibaren başlamak üzere her bir aylığının ödenmesi gereken tarihlerden başlamak üzere ödeme tarihine kadar hesaplanarak ayrıca davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili, davacının yaşlılık aylığı bağlama talebinde davaya konu ettiği iddiasına ilişkin bir açıklamaya yer verilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, davacının yaşlılık aylığına hak kazanma şartlarını taşımadığı hususunun gözetilmesi gerektiğini, özellikle Bağ-Kur çalışmalarının dışlandığı düşünüldüğünde; sigortalılık süresinin sağlanmadığı hususunun açık olduğunu, faiz işletilmesi talebinin de yasaya uygun olmadığını, buna yönelik değerlendirmenin ve faiz başlangıç tarihinin de hatalı olduğunu, yaşlılık aylığı tahsis talep tarihi itibariyle davacının 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi hükmü kapsamında son 7 yıldaki fiili hizmet süresi, yasal düzenlemeler ve açıklamalar dikkate alındığında, yaşlılık aylığı tahsis koşullarının, 2829 sayılı Kanun'un 8/1 inci maddesi uyarınca 2926 sayılı Kanun hükümlerinin irdelenmesi gerektiğini, davacının Bağ-Kur prim gün sayısının eksik olduğundan aylık bağlama şartlarının gerçekleşmediğinin tespit edildiğini, Kurumca yapılan işlemde herhangi bir hata bulunmadığını, kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriğine yansıyan bilgi ve belgelere göre; 03.05.1974 doğumlu davacının, 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık başlangıç tarihinin 15.12.1995 tarihi olduğu ve bu kapsamdaki 15.12.1995 - 25.05.2016 tarihleri arasında toplam 6810 günlük prim ödemesi üzerinden aylık bağlanması için yaptığı 26.04.2023 tarihli başvurunun, davalı Kurum tarafından, Bağ-Kur sigortalılığına ilişkin prim gün sayısının eksik olduğu gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmış, Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkındaki 2829 sayılı Kanun'un amacı; hiçbir Kurumdaki hizmeti tek başına aylık bağlanmasına yeterli olmayan sigortalı ya da hak sahiplerine, değişik Kurumlardaki hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle aylık bağlanmasını sağlamak, bu suretle değişik Kurumlardaki hizmetlerin ziyan olmasını önlemek olup; bazı Sosyal Güvenlik Kurumlarında geçen hizmet süreleri toplamının tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, diğer Kurumlarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde; sigortalının ya da hak sahibinin iradesinin de bu yönde olması koşuluyla zorunluluk bulunmadığı yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla belirlenmiş olduğundan, (Yargıtay HGK 07.03.2012 tarih ve 2011/21-814 E. 2012/132 K.; Y. 10. H.D. 2005/8394 E. 2005/12498 K. sayılı ilamları); 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B-m maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un Geçici 95 inci maddesi koşullarının davacı yönünden geçekleştiği dosya kapsamındaki kayıtlardan anlaşılmakla; 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede; istinaf yoluna başvuran davalı Kurum vekilinin dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı; ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet birleştirilmesine zorlanmaksızın yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 506 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.