Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9298 E. 2024/11633 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9298
- Karar No
- 2024/11633
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1019 E., 2024/967 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemer 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2018/570 E., 2023/766 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın, davalı ve fer'i müdahil Kurum tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne ve davanın reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 04.04.2014 tarihinden 30.03.2018 tarihine kadar davalı işveren yanında sigortalı olarak çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1-Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket davacı ile aralarında hizmet akdi bulunmadığını, davacının komisyoncu olduğunu, taşımacılık işi yapan işverenlere müşteri bulduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. 2-Fer'i müdahil Kurum cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı ve fer'i müdahil Kurum istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirket ile arasında herhangi bir işçilik ilişkisi bulunmadığını, dinlenen tanıkların bir çoğunun bu durumu teyit ettiğini, verilen kararın hatalı olduğunu belirtmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olup Mahkemece re'sen araştırma ilkesine tabi olduğunu, ancak Mahkemece maddi olgunun tespiti için yeterli araştırma yapılmadığını, yine Mahkemece davacının davalı işveren yanında çalıştığı her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller ile ispatlanmamış olduğunu, sırf tanık anlatımlarına dayalı bir kabul kararı olduğunu, Mahkemece kamu tanığı araştırılmadan sırf davacı tanıkları ile sonuca gidilmiş olduğunu, dosyada soyut tanık anlatımları dışında çalışma olgusunu ispata yarar her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını, dosyadan alınan raporda iş bu soyut tanık anlatımlarına dayandırılmış olduğunu, sırf tanık beyanına dayalı hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kararın açıklandığı üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece yapılan yargılama sırasında dinlenen tüm davacı, davalı ve bordro tanıkları beyanlarından davacının taşımacılık işi yapan şirketlere ve işverenlere komisyon karşılığında iş yaptığı, hizmetini sadece davalıya tahsis etmediği ve sadece davalının buyruğu altında çalışmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile davanın reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, müvekkil ile davalı şirket arasındaki iş ilişkisinin komisyonculuk olduğunu tanıkların bilebilmesi mümkün olmadığını belirterek, davanın kabulünü istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesidir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.