Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9220 E. 2024/11467 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9220
- Karar No
- 2024/11467
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/70 E., 2024/162 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde hizmet tespiti davasında davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalı şirkette halkla ilişkiler müdürü olarak çalışmaya başlayıp, iş akdinin feshedildiği 06.04.2012 tarihine kadar çalıştığını, 13.04.2014 tarihinden itibaren ÇSGB'ye şikayette bulunduğunu, Ankara 8. İş Mahkemesi 2012/394 E. sayılı dava açtığını, bu nedenle davacının Kuruma bildirilmeyen 21.01.2011-06.02.2012 tarihleri arası davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hizmet akdiyle çalışmadığını, müvekkili şirketin Korusu Ankara Distribütörü olduğunu, daha önce Gümüşsu Distribütörlüğü yaptığını, o dönemde davacının Gümüşsu bayisi olduğunu, işleri kötü gittiğinden 2008 yılında bayiliğini kapattığını, kaynak sularıyla ilgili zaman zaman promosyon, reklam ve tanıtım işlerinin yapıldığını, tüketicilere bizzat gidilip, ücretsiz su verildiğini, davacının işsiz kaldığı dönemde müvekkilinden bayilik vermesini istediğini ancak tüm semtlerinde bayiliği olduğundan veremediğini ancak bayilerle anlaşarak reklam ve promosyon çalışmalarını yapabilmesi için bayilere öneride bulunacağını beyan ettiğini, davacının kabul ettiğini, davacının ilişkisinin müvekkiliyle olmayıp, bayilerle olduğunu, bayi çalışma belgeleri, teslim fişi ve tutanaklarının davacının bayilerle olan çalışmalarına ait olduğunu, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir. Davalılardan SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, varsa çalışma olgusunun usulünce ispatlanması gerektiğini, Kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olup, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 27.05.2019 tarih, 2014/1196 E., 2019/221 K. sayılı kararıyla; "Davanın kabulü ile Davacının davalıya ait 1097106.06 sicil sayılı işyerinde 21.01.2011-06.02.2012 tarihleri arası hizmet akdiyle 2011 yılında 340 gün 2012 yılında 36 gün olmak üzere toplam 376 gün süreyle çalıştığının tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... Paz. Dağ. Taah. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2020 tarih ve 2019/1823 E., 2020/2102 K. sayılı kararı ile "... İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ile dosya kapsamından ve dinlenen tanık beyanlarından davacının nizalı dönemde davalı yanında çalıştığı anlaşılmakla kurulan hükme ilişkin mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin ve davalı şirket vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 29.12.2021 tarih ve 2021/1284 E., 2021/16825 K. sayılı kararında; "...Davanın somutlaştırılması yükümlülüğü çerçevesinde, Mahkemece, davacıya açıklama yaptırılarak ve hizmet verdiği iddia edilen Korusu markasının bayiliğini yapan başka kişiler de dinlenerek hizmetin hangi işveren nezdinde geçtiği, davacıyla diğer bayiler arasındaki ilişki tespit edilerek işvereni tespit edilmeli, davacının Gümüşsu firmasına ait işyeri kaydı olup olmadığı, varsa faaliyetini ne zaman sona erdirdiği hususu da araştırılarak varılacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Yargılama, Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlar ve tüm dosya kapsamına göre; Yargıtay ilamı doğrultusunda davacının Gümüşsu firmasına ait işyeri kaydı olup olmadığının Gümüşsu Arıtma Tesisleri AŞ firmasından sorulduğu, vekili tarafından sunulan 18.11.2022 tarihli yazı ile davacı ...'ın şirketleri ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı şirketin Denizli ilinde faaliyet gösterdiğinin bildirildiği, davacının bayilik faaliyetinin ne zaman sona erdiğine ilişkin vergi kaydı dışında herhangi bir delile ulaşılmadığı, davacının vergi kaydına istinaden 01.04.2009-30.11.2010 tarihleri arasında “belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda kuruyemiş perakende ticareti" faaliyetinde bulunduğunun anlaşıldığı, 4- b sigortalığının da 30.11.2010 tarihinde sona erdiği, nizalı dönemde herhangi bir faaliyetinin olmadığı anlaşıldığı, yine Yargıtay ilamı doğrultusunda Korusu markasının bayiliğini yapan kişilerin Korusu Memba Suları AŞ'den sorulduğu, vekili tarafından sunulan 17.04.2023 tarihli dilekçe ile Müvekkili şirketin Türkiye çapında başka şirketlere distribütörlük vererek faaliyet gösterdiğini distribütör şirketlerin ise bazı şirketlere bayilik vererek faaliyet gerçekleştirdiğini bu nedenle bayiler ile müvekkili arasında iş ilişkisi kurulmadığını Ankara İlindeki distribütör şirket ... Gıda Ltd. Şti. müzekkere yazılmasını talep ettiklerinin görüldüğü, davalı şirket vekilinden bayilerin bildirilmesinin istendiği, ..., ..., ..., ..., ... olduğunun bildirildiği, başkaca bayi ismi bildirilmediği, bildirilen kişilerden ..., ..., ..., ...'ün işçilik alacakları dosyasında ve dosyamızda davalı tanığı olarak önceden dinlendiği, yine de mahkememizce talimatla ..., ..., ...'ün dinlendiği, ... dışındaki tanıkların davacının bayiiler adına tanıtım yaptığına dair beyanda bulunmadıkları, davacının davalı şirkette çalışmadığını belirttikleri, her ne kadar davalı tanığı ... ve önceki yargılamada dinlenen davalı tanıkları bayilerdeki tanıtım için davacıya yevmiye usulü ücret ödendiğini ileri sürmüş iseler de davacı tarafça dava dosyasına sunulan kayıtlar tetkik edildiğinde davacının Keçiören Bölge Bayiinde 01.02.2011-20.02.2011 tarihleri arasında 36 bayanla çalışma yürüttüğü, Bahçeli Bölge Bayiinde 01.02.2011-28.02.2001 tarihleri arasında 40 bayanla çalışma yürüttüğü, Bahçeli Bölge Bayiinde 21.01.2011-31.01.2011 tarihleri arasında 18 bayanla çalışma yürüttüğü, Ayrancı Bölge Bayiinde 18.01.2011-31.01.2011 tarihleri arasında 22 bayanla çalışma yürüttüğü, Keçiören Bölge Bayiinde 25.01.2011-31.01.2001 tarihleri arasında 12 bayanla çalışma yürüttüğü, bu belgelerin Korusu Bölge Müdürlüğü adına davacının (Ayrancı çalışması hariç) ve Korusu Bölge Bayii yetkisi tarafından imzalanmış olması, davalı Şirkete ait fatura ve tahsilat makbuzu ve teslim fişleri ile satılan sulara ait bilgilerin bilirkişi raporunda ayrıntısıyla gösterilmiş olup sunulan fatura ve tahsilat makbuzu ve teslim fişlerinde davalı şirket adına su teslim eden kişi olarak davacının adının bulunması, önceki yargılama işyerinde çalışan tanıkların davacının hizmet akdiyle çalıştığı yönünde beyanlarının bulunması karşısında davalı tanıklarının beyanlarına itibar edilmediği, toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının yaptığı reklam işi kampanya, tanıtım vs bayilerin reklamı değil Korusu Markasının reklamı olduğu, yürütülen çalışmalardaki belgenin Korusu Bölge Bayii yetkisi tarafından imzalanmış olduğu, Korusu Markasının Ankara Distribütörlüğünü yapan davalı şirketin, iş hacmini ve giderek satışları artıracak reklam ve tanıtım gibi önemli bir işte aralarında hiçbir hukuki bağ olmadan bayileri davacıya yönlendirmesi iddiasının hayatın olağan akışına uygun görülmediği, haliyle davacının işvereninin davalı şirket olduğu, bu kabule göre tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının davalıya ait 1097106.06 sicil sayılı işyerinde 21.01.2011-06.02.2012 tarihleri arası hizmet akdiyle 2011 yılında 340 gün 2012 yılında 36 gün olmak üzere toplam 376 gün süreyle çalıştığı sonucuna ulaşıldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... Paz. Dağ. Taah. Tic. Ltd. Şti. vekili, hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, delillerin hatalı değerlendirildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini, delillerin hatalı değerlendirildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371; 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında temyiz sebeplerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.