Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9103 E. 2024/12879 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9103
- Karar No
- 2024/12879
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/708 E., 2024/858 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/304 E., 2023/1190 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve fer'i müdahil Kurum vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve fer'i müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde davacının 06.06.1981-31.08.1985 arasında çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; mevcut davanın 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, ancak bu süreye riayet edilmediğini, yine çıraklık döneminde verilen işe girşi bildirgesini de çıraklık sigortalı sayılmamaları nedeniyle, hak düşürücü süreyi ortadan kaldırmayacağını, prim alacaklarının da 10 yıllık zamanaşımına tabii olduğunu, zamanaşımına uğradığını beyanla, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... ve ... davaya cevap vermemiş, vekilleri duruşmada davanın reddini istemiştir. 3.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. 4.Feri'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışma tespit edilemediğini, yine vizite kağıdında belirtilen 01.04.1984 tarihli işe giriş bildirgesinin de bulunmadığını, sigortalılığının tespiti açısından 79/10 md davalı olarak ilkeler dahilinde ispatının gerektiğini beyanla, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı, dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde beyanı alınan komşu iş yeri tanıkları ve komşu iş yeri bordro tanıklarının doğrudan davacının çalışmasına ilişkin bilgileri olmasa da davacının o dönemki komşu işyeri tanıklarını, komşu dükkanları hatırlamasının davacının çalışmasını destekler nitelikte olduğu ve davacı tarafından dosyaya sunulan vizite kağıdında da davacının, davacı ...'ün ... sicil no.su ile 01.04.1984 tarihinde işe girdiği ve sigortalı prim ödemesinin halen devam ettiğinin ve 1984 yılında 5 gün prim ödemesinin yapıldığının yazılı olduğu, ayrıca vizite kağıdında davalı işyeri kaşe ve imzasının da yer aldığı görülmekle davacı tarafça vizite kağıdında belirtilen dönem yönünden çalışma iddiasının ispatlandığı, fazlaya ilişkin dönem yönünden ise iddianın ispatlanamadığı kanaatine varılmakla talebin kısmen kabulüne, 1-Davacının davalıların murisi ...'a ait ... işyeri sicil numaralı "Sanayi Çarşısı 2. Otomobilciler Sk. No:10 Eskişehir" adresindeki işyerinde 01/04/1984-05/04/1984 tarihleri arasında 5 gün sigortalı sayılacak şekilde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacı tarafın sigorta primlerini davalı tarafça ödenmesine yönelik talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1-Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, 2-Yerel Mahkeme kararında çelişkiler bulunduğu, 3-Hukuka ve hakkaniyete aykırı olan kararın kaldırılması gerektiği, Gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve talep doğrultusunda davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir. Fer'i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesine özetle; 1-Davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, 2-Davacının işyerinde çalışmasının ispatlanamadığı, 3-Hizmet tespiti davasının kamu düzenine ilişkin olduğu ve davalı tarafın kabul beyanının davanın kabulüne karar verilmesi için yeterli olmadığı, Gerekçeleri ve re'sen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve talep doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, bordro verilmediği için bordro tanığı bulunamadığı, davacı asilin Mahkeme huzurundaki beyanında işyerine komşu olan diğer işyerlerinin ve sahiplerini beyan ettiği, bu beyan üzerine komşu işyeri tanıkları respit edilip dinlendiği ve beyanlarında işyerini ve işvereni tanıdıklarını, ancak davacının çalışmasını bilmediklerini belirttikleri, her ne kadar komşu işyeri tanıkları davacının çalışmasını bilmediklerini belirtmişler ise de söz konusu işyerinde çalışmayan bir kişinin komşu işyerlerini ve sahiplerini isim isim bilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla Mahkeme huzurunda davacı asilin komşu işyerlerini ve sahiplerini doğrulayan beyanları dikkate alınarak Mahkemece verilen kararın yerinde olduğu, bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde;istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır. 2.Fer'i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.