Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8899 E. 2024/11280 K.

Konu: İş Kazası Olmadığının Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8899
Karar No
2024/11280
Karar Tarihi
Konu
İş Kazası Olmadığının Tespiti

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3346 E., 2024/954 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/260 E., 2023/320 K. Taraflar arasındaki iş kazası olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı Şirket vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan Kurum sigortalısı ...'nın 29.08.2014 tarihinde geçirdiği iddia edilen iş kazası dayanak gösterilerek davalı ... tarafından ...'ya yapılan ödemeler için davacı şirket hakkında 12.06.2020 tarihinde toplam 2.934,51 TL rücu alacağı borcu tahakkuk edildiğini, tahakkuk edilen rücu alacağı borcunun haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, sigortalı işçi ...'nın belirtilen tarihte herhangi bir iş kazası geçirmediğini, o tarihteki sevkiyatından döndükten sonra kendisini iyi hissetmediğini belirterek hastaneye geçtiğini ve muayene olduktan sonra evine gittiğini, takip eden zaman diliminde ne işçinin kendisi tarafından, ne doğrudan hastaneden ne de sistem vasıtasıyla SGK tarafından davacı şirkete ulaşan herhangi bir bilgi ya da raporun söz konusu olmadığını ileri sürerek, ...'nın 29.08.2014 tarihinde iş kazası geçirmediğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kuruma başvuru dava şartının yerine getirilmediğini, Kurum tahkikat raporu ile olayın iş kazası olarak tespit edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacı işyerinde hem şoförlük hem de yük indirme bindirme işlerini yaptığını, depoya inerek yükleme yaptığı sırada aniden şiddetli bir ağrıyla karşılaştığını, diğer şoför arkadaşları tarafından ... Hospital Hastanesine götürüldüğünü, burada yapılan muayene sonucu karın zarının patladığını ve ameliyat edilmesi gerektiğinin söylendiğini, ardından Sultanbeyli Devlet Hastanesine götürülerek ameliyat olduğunu, sonrasında 2. ameliyatını da olarak 70 gün süren bir yatılı tedavi süreci geçirdiğini, insizyonel hernisinin olduğu ve ağır yük kaldırarak iş yapmaması gerektiğine ilişkin hastane kayıtlarının da mevcut olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Yapılan yargılama, toplanan deliller, Kurum kayıtları, tanık beyanları, SGK inceleme raporu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi a fıkrası gereğince sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b fıkrası gereğince işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, gerçekleşen kazanın iş kazası olarak nitelendirildiğinin belirtildiği, dava konusu olayın da davalı işverenin emir ve talimatı ile davacı işveren adına davalı tarafından gerçekleştirilmiş olması nedeni ile söz konusu kazanın iş kazası olduğuna yönünde Mahkemede kanaat oluştuğundan, davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Şirket vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı Şirket vekili istinaf dilekçesinde; davalı sigortalının görevinin şoförlük olduğunu, yük taşıma görevinin bulunmadığını, sigortalının fiili ile rahatsızlığı arasında illiyet bağı bulunmadığını, İstanbul Anadolu 16. İş Mahkemesinin 2021/408 E. sayılı dava dosyasında düzenlenen kök rapor ve ek raporda yaşanan olayın iş kazası olmadığının rapor edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davalı ...'nın işyerinde bulunduğu ve işveren denetimi altında yürüttüğü iş sırasında rahatsızlandığı, Mahkemece dinlenen tanık ...'un ifadesinde sigortalının 20 kg'luk yağ tenekelerini kamyona yüklerken rahatsızlandığının beyan edildiği, ...'un Kurum tarafından yürütülen tahkikat sırasında verdiği ifadesinin de benzer olduğu, yine ...'in de Kuruma vermiş olduğu ifadesinde sigortalının kamyona yük yüklerken rahatsızlandığını beyan ettiği, davacı tanığı ...'in ifadesinde depoda Nesimi'nin birden karnının ağrıdığını söylediğini ve yere doğru düştüğünü beyan ettiği, sigortalının iş yerinde rahatsızlanmasının ardından kaldırıldığı hastanede Umblikal Herni (Göbek Fıtığı) teşhisi konulduğu ve ardından ameliyat olduğunun dosya kapsamı ile sabit olduğu, Umblikal Herniden dolayı karında meydana gelen ağrının iş yerinde elle taşıma işi yapması yani yük kaldırmasından kaynaklı olduğu, bu durumda sigortalının kamyona yük yüklerken rahatsızlandığının kabulüne yönelik İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Şirket vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası olmadığının tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi. 3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8899, K. 2024/11280, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-8899-e-2024-11280-k-3e5fb5b2b10a