Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8892 E. 2024/11903 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8892
Karar No
2024/11903
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/628 E., 2024/1009 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemer 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/614 E., 2023/791 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum ve davalı işveren vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil, davalı işveren tarafından işletilen Kemer/Antalya'da bulunan “... Otel isimli işyerinde 05.03.2018 tarihinde aşçıbaşı” olarak işe başladığını, işten ayrıldığı 30.06.2021 tarihine kadar da aynı pozisyonda kadrolu olarak çalışmaya devam etmiş ve haklı sebeple işten ayrıldığını, müvekkilinin işveren bünyesinde en son 15.501,90 TL brüt maaşla çalışmış, maaşlar banka aracılığıyla ödendiğini, müvekkilinin davalı işveren bünyesinde çalışmaya devam ettiği halde; çalışmaları gerçek duruma göre SGK” ya bildirilmediğini, müvekkilinin emekli olduğunu, sigorta primleri de emekli olarak ödendiğini, Müvekkil 01.03.2020-20.03.2020 tarihleri arasında davalı işyerinde çalışmaya devam ettiği halde çalışması SGK'ya 3 gün olarak bildirilmiştir. Kalan 17 günlük çalışması kuruma bildirilmemiş ve müvekkilin bilgisi haricinde kuruma ücretsiz izinde diye bildirildiğini, sigorta primleri eksik ödenmiştir. Sigorta primleri ödenmeyen günlerin ücret (maaş) alacakları da ödenmediğini, 01.06.2020-20.06.2020 tarihleri arasında davalı işveren bünyesinde kesintisiz çalışmaya devam ettiği halde çalışması SGK” ya bildirilmemiş ve müvekkilin bilgisi haricinde kuruma ücretsiz izinde diye bildirilmiştir. Sigorta primleri ödenmemiştir. Sigorta primleri ödenmeyen günlerin ücret alacakları da ödenmediğini, 01.11.2020-13.11.2020 tarihleri arasında davalı işveren bünyesinde kesintisiz çalışmaya devam ettiği halde çalışması bu çalışan günlerin hizmetleri SGK” ya bildirilmemiş ve müvekkilin bilgisi haricinde kuruma ücretsiz izinde diye bildirilmiştir. Davacı ...'in davalı ... Anonim Şirketi'nde 05.03.2018 - 30.06.2021 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz çalıştığının ve bu sürede eksik gösterilen hizmetinin tespiti ile eksik görünen günlerin-kuruma bildirilmeyen günlerin aylık 15.501,90 TL brüt ücret üzerinden davalı tarafından yatırılmasına ve bu hizmetlerin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacının talep ve iddialarının haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, 2020 yılının pandemi dönemine denk geldiğini, bu dönemde tesisin kapalı olduğunu ve davacı tarafın nakdi ücret desteğinden yararlandığını, otelde çalışma yapılması halinde ücreti ödenerek sigorta bildirimi çalışması kadar yapıldığını, kaldı ki pandemi sürecinin turizm sektörünü olumsuz etkilediğini ve bu sürecin herkesçe bilindiğini belirterek alacak kalemlerine itirazları ile davanın öncelikle usulden reddine, aksi durumda esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili Kuruma 05.03.2018 - 02.07.2021 tarihleri arası davalı otelde çalışmaları için bildirimde bulunduğunu, başka da bir bildiriminin olmadığını, kaldı ki sigortalılığın oluşumunun öncelikle çalışma olgusuna bağlı olduğunu, eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığının saptanması gerektiğini, asıl olanın resmi belge ve kayıtlar olduğunu belirterek öncelikle iş yerinin kanun kapsamında olup olmadığı, devamlılık arz edip etmediği vb. davacının iddialarının doğruluğunun araştırılması gerektiğini beyanla davacının haksız ve dayanaktan yoksun davasının reddi karar verilmemesine karar verilmesini savunmuştur. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının tanıkları, kamu tanıkları ve bordro tanıkları tutarlı bir şekilde davacının talep ettiği dönemlerde davalı iş yerinde çalıştığını beyan ettiğinden, davacının talep ettiği dönemler de çalıştığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile "1-Davacının: - 2020 yılının Mart ayında aylık 6.646,05 TL brüt ücret ile SGK’ ya bildirilmeyen 17 gün çalışmasının bulunduğunun, -2020 yılının Haziran ayında aylık 8.861,40 TL brüt ücret ile SGK’ya bildirilmeyen 20 gün çalışmasının bulunduğunun, - 2020 yılının Kasım ayında aylık 5.759,91 TL brüt ücret ile SGK’ya bildirilmeyen 13 gün çalışmasının bulunduğunun, -2021 yılının Şubat ayında aylık 6.202,98 TL brüt ücret ile SGK’ya bildirilmeyen 14 gün çalışmasının bulunduğunun, -2021 yılının Mart ayında aylık 13.292,10 TL brüt ücret ile SGK’ya bildirilmeyen 30 gün çalışmasının bulunduğunun, -2021 yılının Nisan ayında aylık 13.292,10 TL brüt ücret ile SGK’ya bildirilmeyen 30 gün çalışmasının bulunduğunun, -2021 yılının Mayıs ayında aylık 13.292,10 TL brüt ücret ile SGK’ ya bildirilmeyen 30 gün davalı işyerinde çalışmasının bulunduğunun tespitine,..." karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı "..Dinlenen tanıklardan davalı ile davası olan tanıklarda diğer tanıkların beyanları ile tutarlı olduğu, pandemi yönüyle davacının fiili çalışmasının devam ettiğinin tanık beyanları ile desteklendiği, bordro tanıkları ..., ... ve ... beyanları ve tüm delillerin örtüştüğü, dönem bordroları incelendiğinde, prim ücretlerinin doğru gösterildiği, talep konusu dönem için imzalı izin talep dilekçesi bulunmakla aksi tanık beyanı, çalışma belgesi ve çalışma formlarının bulunduğu, emsal Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2021/346 E- 2023/35 sayılı kararında Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi 2023/2204 Esas -2079 K ile istinaf incelemesinden geçtiği, dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine.." karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; hizmet tespit davalarında asıl olan resmi belge ve kayıtlar olduğu, davacı tarafından bu tür resmi belge ve kayıt ibraz edilemediği takdirde davanın reddi gerektiği, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece her türlü delilin re’sen araştırılarak çalışma olgusu somut ve inandırıcı yazılı delillerle hiçbir kuşkuya yol açmayacak şekilde ortaya konulması gerektiği, yalnızca tanık beyanının hükme yeterli olmadığı, davacının çalıştığına ilişkin herhangi bir belge ortaya koyamadığından kararı temyiz etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kasım/2020, Şubat/2021 dönemlerine ilişkin hesaplama yapılması hatalı olduğu, ücretsiz izin kullandığı, tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesinin hatalı olduğu, yeterli inceleme yapılmadan hüküm kurulduğu, pandemi dönemine denk gelen ve tesisin kapalı olduğu ve sonrasında doluluk söz konusu olmayan tarihlerde davacı taraf ücretsiz izin kullandığından bahisle temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, davacının davalı işveren bünyesinde hizmet akdine tabi çalışmanın bulunup bulunmadığına ilişkin hizmet tespiti davasıdır. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8892, K. 2024/11903, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-8892-e-2024-11903-k-a96171a7716c