Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8886 E. 2024/11902 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8886
Karar No
2024/11902
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/611 E., 2024/673 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemer 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/544 E., 2023/782 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum ve davalı işveren vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işveren tarafından işletilen Kemer/Antalya'da bulunan ... Otel isimli iş yerinde 10.05.2018 tarihinde "ekmekçi" olarak işe başladığını, aynı pozisyonda kadrolu olarak çalışmaya devam ettiğini, en son 8.286,10 TL brüt maaşla çalıştığını, maaşlarının banka aracılığıyla müvekkilinin hesabına yatırıldığını; ancak 12.08.2021 tarihinde haklı sebeplerle işten ayrılmak zorunda kaldığını; davalı işveren tarafından müvekkilinin çalışmalarının gerçek duruma göre SGK'ya bildirilmediğini, kesintisiz olarak çalıştığı bazı gün ve tarihlerin sigorta primlerinin ve maaş alacaklarının ödenmediğini öğrendiklerini; müvekkilinin iş akdini haklı sebeplerle Kemer 1. Noterliğinin 12.08.2021 tarih ve 5502 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshettiğini belirterek tüm bu nedenlerle müvekkilinin 10.05.2018-12.08.2021 tarihleri arasında geçen süre içinde eksik görülen hizmetlerinin tespiti ile davalı işveren yanında sigortalı olarak çalıştığının tespiti ve bu hizmetlerinin diğer hizmetler ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet alacağının davalı/davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: öncelikle davacı tarafın talep ve iddialarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 2020 yılının pandemi sürecinin ve turizme etkilerinin herkesçe bilindiğini, yapılan / uygulanan kısıtlamaların turizm sektörünü olumsuz etkilediğini, kaldı ki davacının da yaptığı işin niteliği ve yoğunluğunun çalışmayı gerektirmediğini, davacının banka kanalıyla yaptığı ücret ödemelerini de kabul ettiğini beyanla; kötü niyetli ve haksız olarak açılan davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde davanın esastan reddi ile yargılamama giderleri ve vekalet alacağının davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle: öncelikle davadan geç haberdar olduklarını beyanla; açılan davada yasal isabetin bulunmadığını, eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığının saptanması gerektiğini, asıl olanın resmi belge ve kayıtlar olduğunu, davacı tarafından bu tür resmi belge ve kayıt ibraz edilme zorunluluğu bulunduğunu belirterek tüm bu nedenlerle davacının haksız ve yasal dayanaktan yoksun davasının reddi ile davanın açılmasına müvekkili Kurumun sebebiyet vermediği gerekçesiyle Kurum aleyhine hüküm kurulmamasına karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının tanıkları, kamu tanıkları ve bordro tanıkları tutarlı bir şekilde davacının talep ettiği dönemlerde davalı iş yerinde çalıştığını beyan ettiğinden, davacının talep ettiği dönemler de çalıştığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile "1-Davacının: - 01.06.2020-20.06.2020 Haziran ayında günlük 177,36 TL brüt ücret ile SGK’ya bildirilmeyen 20 gün çalışmasının bulunduğunun, -10.07.2020-31.07.2020 Temmuz ayında günlük 177,36 TL brüt ücret ile SGK’ya bildirilmeyen 21 gün çalışmasının bulunduğunun, -01.08.2020-31.08.2020 Ağustos ayında günlük 177,36 TL brüt ücret ile SGK’ya bildirilmeyen 22 gün çalışmasının bulunduğunun, -01.09.2020-14.11.2020 tarihleri arasında günlük 177,36 TL brüt ücret ile SGK’ya bildirilmeyen 14 gün çalışmasının bulunduğunun, -16.03.2021-30.06.2021 tarihleri arasında günlük 215,60 TL brüt ücret ile SGK’ya bildirilmeyen 107 gün çalışmasının bulunduğunun tespitine..." karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı "..davacı hizmet süresinin kesintisiz olmakla eksik bildirimler bulunduğundan eldeki davasını yöneltmiştir. Davacının kayıtlara göre kısa çalışma ödeneğinden yararlandırıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan çalışmasının kesintisiz olduğu yönünde kısmen husumetli davacı tanık beyanları (..., ...) bulunuyor ise de bir kısım davacı tanıkların ise beyan aşamasında husumetlerinin bulunmadığı (..., ..., ...); bir kısın bordro tanıklarının ise işçilik alacağı konulu davaları bulunduğu (..., ...); bir kısmının ise husumetinin olmadığı (... ve ...) anlaşılmakla tanık beyanlarıyla da desteklendiği, bunun yanında iş yeri sezonluk çalışma yapıyor olmakla bir kısım çalışanların kadrolu olup kesintisiz çalıştıkları, davacının yaptığı işte dikkate alındığında ekmek ustası olduğundan çalışmasının kesintisizliğinin destekler mahiyette olduğu, davacıyı kapsamamakla birlikte dava konusu hususunda işyeri teftiş raporu bulunduğu, bunun yanında kısa çalışma ve nakti ücret desteğine aykırılık sebebiyle yapılan teftişte davacınında yer aldığı, dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanun'a aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı ve fer'i müdahilin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine.." karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça; hizmet akdine dayanılarak dahi; sigortalılıktan söz edilemeyeceği, asıl olanın resmi belge ve kayıtlar olduğu, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece her türlü delil re’sen araştırılarak (sigorta sicil, işyerindeki şahsi sicil dosyaları, ücret tediye bordroları, dört aylık ve aylık prim bordroları vs. celp edilerek) çalışma olgusu somut ve inandırıcı yazılı delillerle hiçbir kuşkuya yol açmayacak şekilde ortaya konulması gerektiği, yalnızca tanık beyanının hükme yeterli olmadığı, davasını ispatlayamadığından kararı temyiz etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle: pandemi dönemine denk gelen ve tesisin kapalı olduğu ve sonrasında doluluk söz konusu olmayan tarihlerde davacı taraf kısa çalışma ödenediğinden (KÇÖ) yararlandırıldığı, çalışması kadar sigorta bildirimi yapıldığı, husumetli tanıkların beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği, şirkette elden ödeme olmadığı, ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin kabul ettiği, tanık beyanları ile kanıtlanamayacağından bahisle temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, davacının 10.05.2018-12.08.2021 tarihleri arasında davalı işveren bünyesinde otelde ekmek ustası olarak hizmet akdine tabi çalışmanın bulunup bulunmadığına ilişkin hizmet tespiti davasıdır. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8886, K. 2024/11902, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-8886-e-2024-11902-k-e033d72d7f0d