Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8842 E. 2024/10281 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8842
Karar No
2024/10281
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3097 E., 2024/1572 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/302 E., 2022/248 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı apartman nezdinde 01.01.1997–16.03.2018 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı apartman yöneticiliği vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. Feri müdahil SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Dosya kapsamı, mevcut delil durumu, celp edilen bilgi ve belgeler, tanık beyanları, Ankara 36. İş Mahkemesinin 2018/205 E. sayılı dosyası ile gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının davasının kısmen kabulü ile davacı ...'ın 01.01.2018-16.03.2018 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak davalı ... Apartmanı Yöneticiliği'nde günde 1 saat üzerinden her ay 4 gün olmak üzere toplam 10 gün çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ve fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini, davacının uzun yıllar davalı işverenlikte hizmet verdiğini, davalı apartman yönetimince kapıcılık hizmetinin kim tarafından yerine getirildiğinin kanıtlanamadığını belirterek, eksik inceleme ile verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; çalışma olgusunun yöntemince ispatlanamadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. 3.Fer'i Müdahil SGK Başkanlığı Vekilinin İstinaf Sebepleri Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin olarak, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Fer'i Müdahil SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3.506 sayılı Kanun'un 63/A bendi hükmüne göre yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmektedir. Ancak aynı Kanun'un 63/B bendi kapsamında sigortalının istemi bulunması halinde sigortalı adına sosyal güvenlik destek primi ödenerek aylığı kesilmeden çalışmaya devam etmesi mümkündür. 3.Değerlendirme 1.İnceleme konusu eldeki davada, davacı 01.01.1997–16.03.2018 tarihleri arasında davalı apartman yöneticiliği nezdinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davacının 01.09.2017 tarihinden itibaren 4/1-a kapsamında yaşlılık aylığı aldığı anlaşıldığından, hüküm bu yönüyle eksik incelemeye dayalıdır. 2.Sigortalı ister sosyal güvenlik destek primi, isterse tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışsın, Kanun'un öngördüğü belli bir sosyal güvenlik kuruluşu sigortalısı olması, kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilmez ve kaçınılmaz hak ve yükümlülük doğuran bir hukuksal statü yaratır. Bu statüye Kurumun prim tahakkuk ettirmesi, sigortalının iş kazası geçirmesi veya meslek hastalığına yakalanması halinde kendisi ya da hak sahiplerine gelir bağlanması gibi çeşitli sonuçlar bağlanmıştır. Bu sonuçlar kapsamında davacının bildirim yapılmayan dönemlerdeki çalışmalarının tespitini istemekte hukuki yararının bulunduğu ve aksinin kabulü halinde yaşlılık ya da emekli aylığı alan kişilerin sigortasız çalıştırılabileceği gibi sosyal güvenlik hakkının zorunlu ve vazgeçilemez niteliğine aykırı bir sonuç çıkacağı açıktır. 3.Bu itibarla Mahkemece yapılacak iş; davacının beyanı alınmak suretiyle, talebinin 506 sayılı Kanun'un 63/A maddesi kapsamında yaşlılık aylığı kesilerek tüm sigorta kollarına tabi çalışma tespiti mi, yoksa 63/B kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmanın tespiti mi olduğu hususu aydınlatılarak, alınacak talebe ve yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca yapılacak değerlendirme sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8842, K. 2024/10281, T. 04.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-8842-e-2024-10281-k-ffb1cc7b686a