Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8779 E. 2024/10084 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8779
Karar No
2024/10084
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/144 E., 2024/176 K. KARAR : Red Taraflar arasında Mahkemesinde görülen prime esas kazancın tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde 08.02.2012 ile 27.04.2015 tarihleri arasında en son net ücretinin 3.000 TL ile çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı işveren ve davalı Kurum vekilleri, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 31.10.2019 tarih, 2016/45 Esas, 2019/329 Karar sayılı kararıyla; davacının davalı ...’a ait 108215.34.02 sicil numaralı işyerinden 2012/10 -2014/03 dönemleri arasında ve davalı Ekonomik Sosyal Dan. Bilişim Gay. Hiz. Tic. Ltd. Şti.‘ye ait 191679.34.02 sicil numaralı iş yerinden 2014/04 - 2015/03 dönemleri arasında Kuruma eksik bildirilen kazançların bildirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Verilen karara karşı davalı şirket ve davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin 15.04.2021 tarih, 2019/2396 Esas, 2021/533 Karar sayılı kararı ile davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.10.Hukuk Dairesinin 03.03.2022 tarih, 2021/8444 Esas, 2022/3018 Karar sayılı bozma kararında; eldeki dava dosyasında; davalı işyerince davacının 2015/04 ve 2015/05 aylarına ilişkin prime esas kazancının net 3.000,00 TL aylık ücrete karşılık gelecek şekilde Kuruma bildirilmiş olduğu, 2014/05. - 2015/03. ayları arası döneme ait imzalı ücret bordrolarının dosya içerisinde yer aldığı, Mahkemece davacı ve davalı tanık beyanları dikkate alınarak ve davacının önceki dönem ücretleri yönünden (2012/10-2015/03. ayları arası) son ücretin asgari ücrete oranı üzerinden hesaplama yapmak suretiyle fark prime esas kazançlarının tespit edildiği, dosya içeriğinde ihtilaf konusu dönem içerisinde bir kısım imzalı ücret bordrolarının bulunduğu anlaşıldığından davacının prime esas kazancın tespitinde mevcut imzalı ücret bordroları değerlendirilmeksizin yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olmuş olup Mahkemece yapılması gereken iş; imzalı ücret bordrolarında yer alan prime esas kazanç tutarı davacı tarafından imzaya itiraz edilip edilmemesine göre değerlendirilmeli, davacının bordrolarda yer alan imzaya itiraz etmesi durumunda imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda yöntemince uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, imzaların davacının eli ürünü olduğu saptandığında ve bu konuda hata, hile, ikrah durumu da iddia edildiğinde bu yazılı belgelerin aksini eş değer kanıtla ispatlaması için davacıya kabul edilebilir süre tanınarak sunacağı deliller toplanmalı, sonucuna göre imzaların davacıya ait olmadığı belirlendiğinde ya da hata, hile, ikrah durumunun varlığı halinde ve imzasız bordroların bulunduğu dönem yönünden ise iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerektiği, şayet yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belge ya da belgelerin bulunması halinde tanıkla da ispatının mümkün olabileceği gözetilmeli, açılmış olması halinde işçilik alacağı dava dosyası celbedilerek içeriğindeki belge ve beyanlar değerlendirilmeli ve yukarıda açıklanan ispat kuralları çerçevesinde yeterli araştırma yapılarak varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak gereği için değerlendirme yoluna gidilmiş, işçilik alacağı yargılamasının sonuçlandığı, prime esas kazanca dahil olacak herhangi bir alacak kaleminin hüküm altına alınmadığı belirlenmiş, davacı imzalı belgeler üzerindeki imzanın eli ürünü olduğunu kabul etmiş, aksini kanıtlar işveren tarafından düzenlendiği kabul edilir mahiyette ve itibar edilir nitelikte yazılı belge sunulamamış, iddiayı ispatlar başkaca yazılı kayda ulaşılamamış, düzenlenen Kurum denetmen raporu da gözetildiğinde, ticari defter kayıtları, banka kayıtları ve ücret ödeme belgeleri arasında mutabakat olduğu görülmekle; tüm bu kayıtlar kapsamında bozma ilamının çizdiği sınırlar dahilinde ücret iddiası ve fazlaya ilişkin prime esas kazanç iddiası ispat olunamamış olup, bu nedenle bozma ilamı kapsamında sınırlı inceleme ile ispatlanmayan istemin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davanın her türlü delille ispatlanması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde 08.02.2012 ile 27.04.2015 tarihleri arasında en son net ücretinin 3.000 TL ile çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinin 1 inci fıkrası, 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine, gönderilmesine, 23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8779, K. 2024/10084, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-8779-e-2024-10084-k-43fc7f5eeede