Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8719 E. 2024/8530 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8719
- Karar No
- 2024/8530
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/351 E., 2023/393 K. KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusuz kaldığından asıl ve birleşen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; 11.11.2008 tarihli iş kazasında vefat eden sigortalı için hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirin tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın 1. derece kusurlu olduğunu, müvekkilinin işyeri güvenliği ile ilgili tüm tedbirleri aldığını, alınan bilirkişi raporunda bunu ispatladığını, ayrıca kaza tarihinde Jandarma Genel Komutanlığınca düzenlenen olay yeri inceleme raporunda da müvekkilinin tüm güvenlik önlemlerini aldığının görüleceğini, müvekkili tarafından müteveffanın hak sahiplerine maddi manevi yardım amaçlı 40.000,00 TL ödendiğini, mirasçıların imzaladıkları ibraname ile kazaya ilişkin ceza davası ve talep haklarından feragat ettiklerini, müvekkilinin kusurlu olmadığını, kusurlu olsa dahi sorumluluğuna hükmedilemeyeceğini, işverenin ölen işçinin kusuru sonucu uğranılan zararın tazmininden sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, işverenin kusursuz sorumluluğunun olduğunu düşünülse bile müteveffanın işverenin emir ve talimatlarına uymaması, iş görülürken gerekli dikkat ve özeni göstermeyip tedbirsiz davranışları nedeniyle inşaattan düşmesi sonucu işçinin kusuru ile aradaki illiyet bağının kesildiğini, müfettişler tarafından hazırlanan raporlarda çelişki olduğunu beyanla, haksız ve mesnetsiz olan davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili dava dilekçesinde özetle; zamanaşımı defiinde bulunduklarını, husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili davalılar nezdinde hiçbir zaman çalışmasının olmadığını, sadece 2 günden ibaret olmak üzere inşaat iş yerinde uğrayıp bedeli karşılığında işçilere iş güvenliği eğitimi verdiğini bunun haricinde şirket ile uzaktan veya yakından hiçbir alakası olmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2013 tarihli ve 2012/4 E. 2013/1259 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 24.03.2015 tarihli ve 2014/3393 E. 2015/5520 K. sayılı kararı ile işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişilerden; kusur oran ve aidiyeti ile 5510 sayılı Kanun'un 20 ve 34 üncü maddelerine uygun şekilde gerçek zarar tavan hesabı yaptırılarak, öte yandan fiili ödemenin neye ilişkin olduğu araştırılarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece 29.03.2022 tarihli ve 2016/1149-2022/246 sayılı kararla; dava konusu alacaklar ödeme nedeni ile konusuz kaldığından asıl dava ve birleşen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 11.01.2023 tarihli ve 2022/14367 Esas-2023/160 Karar sayılı kararı ile davalı ...'ın işyeri için yapı işlerinde sağlık ve güvenlik yönetmeliğinde sayılan önlemlere yer verecek şekilde risk raporu tanzim ettiği, iş güvenliği konusunda eğitim verdiği, sonrasına yönelik ve kaza tarihini de içine alacak şekilde olmak üzere iş yeri ile ilgisi bulunduğuna dair her hangi bir delilin dosya kapsamında bulunmadığının anlaşıldığı, bu hususları içeren ek bilirkişi raporunun oluşa uygun olduğu gözetilmeksizin karar verilmesinin isabetsiz bulunduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu alacaklar ödeme nedeni ile konusuz kaldığından asıl dava ve birleşen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili, davalı ... Bulut'un da Kurum zararından sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 11.11.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödenen ilk peşin sermaye değerli gelirin davalılardan tahsil edilip edilemeyeceğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.