Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8448 E. 2024/8999 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8448
Karar No
2024/8999
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/245 E., 2024/40 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... ve Tekstil San. Tic. A.Ş. ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette yün ve keçe bölümünde 01.09.1995-31.12.2011 tarihleri arasında, her sene kış aylarında bir buçuk ay bazen 2 ay ara verdiklerini beyanla, sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde, davacının hizmet cetvelinde yer alan çalışmalar haricinde bir çalışmasının bulunmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 89/9 uncu maddesi uyarınca davanın tespiti istenen hizmetin görüldüğü yılın sonundan itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içersinde açılması gerektiğini, hak düşürücü sürenin Mahkemece re'sen gözetilerek davanın reddine karar verilmesini, müvekkili Kurumun fer'i müdahil olması nedeni ile aleyhine yargılama gideri yönünden hüküm kurulmamasını talep etmiştir. 2.Davalı ... ve Tekstil San. Tic. A.Ş. vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde, açılan davanın kanunun emrettiği hususları kapsamadığını, davacının çalıştığı iş kolunun 2008 yılında kapatıldığını ve üretimin tatil edildiğini, aradan yaklaşık 15 sene zaman geçtiğini, davanın reddi gerektiğini, ayrıca müvekkili şirketin tüm iş ve işlemleri ile genel merkezinin Ankara'da olduğunu, bu sebepten davanın Ankara İş Mahkemelerinde açılması gerektiğini, davacının işyerinde çalıştığı yıl ve günlere ait primlerin eksiksiz olarak yatırıldığını, kendi isteği ile dosyasında gösterilen tarihte işten ayrıldığını, bir daha da çalışmasının bulunmadığını, işyerinde çalıştığı döneme ait primlerin eksiksiz olarak yatırıldığını, hakkın kötüye kullanıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2018/242 Esas, 2020/12 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne; davacının davalı işyerinde SGK'ya bildirilen çalışmaları hariç ve icrada tekerrür olmamak üzere 01.09.1995-31.12.2011 tarihleri arasında 16 Mart-31 Aralık tarihleri arasında tam süreli olarak çalışması olduğunun tespitine, davacının sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını tamamladığı 20.08.1999 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 23.12.2021 tarihli ve 2020/2287 Esas, 2021/2392 Karar sayılı kararıyla; istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 30.05.2022 tarih 2022/1537 E. 2022/8147 K. sayılı bozma ilamı ile Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu, hizmet akdinin oluşabilmesi için işyerinin varlığının öncelikli koşul olduğundan, ... ve ... sicil sayılı işyerinin hangi tarihte yasa kapsamına alındığı ve talep konusu dönemde müfettiş raporlarının olup olmadığının araştırılması gerektiği, ... sicil sayılı işyerine ait ihtilaf konusu döneme ait dönem bordrolarının celp edilmesi, işveren tarafından ibraz edilen davacının imzası bulunan belgelerin bulunması karşısında davacı yanın isticvap olunarak davacıya bu belgelere karşı diyeceklerinin sorulması, imza inkarı halinde yöntemince imza incelemesi yapılması, uzun süreyi kapsayan tespit davasında bordro tanıklarının kayıtlı çalışma dönemlerinin Mahkemece tespitine karar verilen sürenin tamamını kapsamadığı, bu denli uzun süre çalışma iddiasının ispatı bakımından tespite karar verilen süreyi doğrulayan yeterli sayıda nitelikli tanık beyanının bulunmadığı anlaşıldığından Mahkemece çalışma iddiasının ispatı bakımından, tespite karar verilen sürede kayıtlı çalışması bulunan yeteri kadar bordro tanığının tespit edilerek dinlenilmesi gerektiği, dinlenen tanıkların hizmet cetvelleri davalı Kurumdan istenmesi, aynı işyerinde çalışan ve davalı işverene karşı aynı şekilde dava açan davacıların hizmetlerinin neden uzun süre eksik ve/veya hiç bildirildiği üzerinde durulması, çalışma süresinin her türlü şüpheden uzak somut şekilde belirlenerek hüküm kurulması gerektiği hususlarına işaret edilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davalı işyerinde 01.09.1995-31.12.2011 tarihleri arasında her yıl 16 Mart- 31 Aralık tarihleri arasında sigortalı sayılacak şekilde çalıştığının tespitine, davacının sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 20.08.1999 tarihi olduğunun ve bu tarih öncesi hizmetlerinin sigorta hizmet süresinden sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum kayıtları nazarında davacının çalışmalarının kesintiye uğradığının açık olduğunu, hak düşürücü sürenin Mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiğini, Mahkemece tanık beyanları esas alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın konusuz kaldığını, bilirkişi raporunda tespit edilen tarihler bakımından davacının primlerinin ödendiğini, Yargıtay'ın bozma kararına uyulmuş ise de, inceleme yapılıp bilirkişi raporunun alınmadığını, hak düşürücü ve zaman aşımı sürelerinin dolduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Dosyanın incelenmesinde davacının 25.07.1999 tarihli işe giriş bildirgesine istinaden davalıya ait 44225 sicil sayılı işlem gören iş yerinden 31.10.2000 tarihine kadar tam gün üzerinden olmayan bildirimlerinin olduğu, anılan döneme ilişkin olarak davacının imzasını inkar etmediği, hata hile ikrah iddiası bulunmayan ibranamenin mevcut olduğu, yine davacının davalı şirkete ait 1088621 sicil sayılı dosyada işlem gören iş yerinden 01.10.2004-31.01.2010 tarihleri arasında bildirimlerinin olduğu, davacı ile davalı şirket arasında 01.10.2004 tarihli belirsiz iş sözleşmesinin olduğu, bildirimi yapılan ikinci döneme ilişkin de ibranamenin dosyada mevcut olduğu görülmekle, davacı asilin belgelerdeki imzanın kendisine ait olduğunu beyan ettiğinin, hata hile ikrah iddiasının bulunmadığının anlaşılması karşısında, yazılı belgelerin aksinin eş değer delillerle ispatlanabileceği gözetilmeksizin tanık beyanlarına itibarla yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ve Üyeler ..., ... ve ...'nın oyları ve oy çokluğuyla, 25.09.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ 1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık “hizmet tespitinde işe giriş bildirgesi, iş sözleşmesi ve ibranamenin imzalı olması ve bu belgeler dışında önce veya aradaki dönemlerde çalışma iddiası halinde, bu belgelerde belirtilen süreler dışında çalıştığını iddia eden sigortalının bu belgelerin imzalı olması nedeni ile çalışma olgusunu eş değer yazılı belge ile kanıtlaması gerekip gerekmediği” noktasında toplanmaktadır. 2.Dairemizin 2021/5009 E., 2022/8251 Karar sayılı karşı oy gerekçesinde ayrıntılı açıklandığı şekilde kamu düzeni, re'sen araştırma ilkesi ve delil serbestisi kapsamında kalan hizmet tespitinde kesin delillerin bağlayıcılığı yoktur. 3. İşçi(sigortalı) işveren ilişkisinde sosyal güvenlik hakkı kapsamında sigortalının ispat hukuku ilkelerine aykırı olarak yazılı delil sınırlandırılmasına tabi tutulması vazgeçilmez ve kişiye sıkıya bağlı hak olan sosyal güvenlik hakkını ortadan kaldıracak niteliktedir. 4. Çalışma olgusu hukuki fiil olup, her türlü delille kanıtlanabilir. İbraname, iş sözleşmesi ve işe giriş bildirgesi kayıtları senet niteliğinde olmayıp, sadece çalışılan günler için yazılı delil niteliğindedir. Çalışılmayan günler için delil niteliğinde olamaz. Hizmet tespitinde senetle ispat kuralının uygulanması görüşü isabetli değildir. 3. Açıklanan nedenlerle ibraname ve işe giriş bildirgesinin öncesi hizmet tespitinin ve hukuki fiil olan çalışma olgusunun yazılı delile bağlanması görüşüne ve bu nedenle çoğunluğun bu yöndeki bozma gerekçesine katılınmamıştır.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8448, K. 2024/8999, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-8448-e-2024-8999-k-04f1ece959f2