Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8416 E. 2024/11392 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8416
- Karar No
- 2024/11392
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/748 E., 2024/652 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/455 E., 2021/592 K.
Taraflar arasındaki asıl dava Kurum işleminin iptali, birleşen karşı dava itirazın iptali istemli olup, yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı- birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşi ... ile boşandıklarını, boşandıktan sonra bekar yaşadığını, boşanma sonrası babası üzerinden yetim aylığı aldığını, müvekkilinin boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı iddiasıyla aylığının kesildiğini, geriye dönük faiziyle tahsilini bildiren borç belgesi tebliğ edildiğini, müvekkil ile eski eşinin boşanma süreci itibariyle ayrı yaşamaya başladıklarını, sadece çocukları ile ilgili ortak durumlar olması alinde eski eşi ile iletişime geçtiğini, müvekkilinin maddi sıkıntılar çektiğini ve yetim aylığına muhtaç vaziyette olduğunu belirterek davalı Kurum tarafından ölüm aylığının kesilmesine ve ödenen aylıkların faiziyle beraber tahakkuk edilmesine dair işlemin iptaline, müvekkilin muvazaalı boşanma yapmadığının tespitine, davalı Kurumca kesintinin yapıldığı tarihten itibaren ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte müvekkile ödenerek yetim aylığının tekrar bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen karşı davada, yersiz ödemelerin tahsili amacıyla Kurumca başlatılan icra takibine ilişkin olarak itirazın iptali talep ve dava edilmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının babasından dolayı yetim aylığı almakta iken Kurum tarafından yapılan araştırma neticesinde eşinden muvazaalı olarak boşandığının tespit edildiğini, almış olduğu aylığının iptal edildiğini, denetmen raporunda yer alan tespitler neticesinde davacının boşandığı eşi ile fiili olarak birlikte yaşamaya devam ettiğinin anlaşıldığını belirterek haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince. asıl dava yönünden, davanın reddine, birleşen davası yönünden, davanın kabulü ile Samsun İcra Dairesinin 2021/67483 E sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, takip tarihi dikkate alınarak, hükmolunan tutar üzerinden %20 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı -birleşen dava davalısı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı-birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde; kesilen aylıktan başka hiçbir geçim kaynağı olmayan müvekkilinin geçim sıkıntısı çektiğini, 4 çocuğu ile bir başına kalan davacının kardeşinin yanında yaşadığını, eski eşi ile olan tek bağının çocuklarının olduğunu, eşi ile bir araya gelmediklerini karı koca hayatı yaşamadıklarını, İlk Derece Mahkemesi kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu kaldırılarak Kurum işleminin iptali ile muvazaalı boşanma yapmadığının ve davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine ve yetim aylığının tekrar bağlanmasına karar verilmesini beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı-birleşen davada davalı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlıkta asıl dava Kurum işleminin iptali, birleşen karşı dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56/2 nci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı-birleşen dava davalısı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı alınmayan temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.