Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8342 E. 2024/9689 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8342
- Karar No
- 2024/9689
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/327 E., 2024/580 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/253 E., 2023/335 K. Taraflar arasındaki 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.01.1986 – 31.12.1995 tarihleri arasında vergi ve meslek odası kaydı bulunan davacının 1479 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi kapsamında re'sen tescili yapılması gerekirken sigortalılık tescilinin yapılmadığını, Kurumca taleplerinin, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 8 inci maddesinde; "Bu Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç diğer alt bentlerine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanun'un yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğü bu Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren başlar, Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin numaralı alt bendine göre sigortalı sayılanların hak ve yükümlülüğü ise 7 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre başlar" gerekçesiyle reddedildiğini, Kurum işleminin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davacının 19.01.1986 – 31.12.1995 tarihleri arasında vergi mükellefiyeti ve meslek odası kaydının bulunduğu sürelerin sigortalı sayılmasına karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Somut olayda, davacının vergi mükellefiyetinde geçen sürelerin, Kanun ile belirtilen süre içerisinde, davalı Kuruma müracaatı ve davacının 19.01.1986 tarihi itibari ile Bağ-Kur tescili ve terki olup, 3582 günlük primi ödenmiş olduğu anlaşıldığından, Kanun'un 26 ncı maddesi kapsamında idarenin re'sen yapması gereken tescili yapmaması sebebi ile davacının usulüne uygun vergi mükellefiyet başlangıç tarihi olan 19.01.1986 tarihinde re'sen tescilin yapılması gerektiği, davacının 17.08.1986 tarihinde kanunla kurulu meslek odası olan Şanlıurfa Marangozlar ve Mobilyacılar Esnaf ve Sanatkarları Odasına kayıtlı olan sigortalıların, 6 aylık yasal müracaat sınırlamasına tabi olmaması, davacının, Kanunla kurulu meslek odasına kayıtlı bulunduğu 17.08.1986 - 31.12.1995 tarihlerini kapsayan dönemde, 1479 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi kapsamında sigortalı sayılması gerektiği kanaatine varılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, davacının çalışmalarının kesintili olup sürekli bir çalışmasının olmadığını, Kurum kayıtlarında bir süre Bağ-Kur prim borçlarını yatırmadığının görüldüğünü, Kuruma herhangi bir başvurusu olmamasına rağmen sigortalı sayılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının 1479 sayılı Kanun’un geçici 18 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihine kadar aynı Kanun kapsamında tescilinin bulunmadığı, anılan Kanun’un geçici 18 inci maddesi kapsamında belirlenen altı aylık sürenin sonu olan 05.02.2004 tarihine kadar vergide kayıtlı olduğu dönemin prim borçlarını ödemek için Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılı olarak başvurusunun olmadığı ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alınmak sureti ile 17.08.1986-31.12.1995 tarihleri arasında kalan dava konusu dönemde zorunlu sigortalı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu itibarla davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile Şanlıurfa 3. İş Mahkemesinin 12.09.2023 tarih ve 2022/253 Esas, 2023/335 Karar sayılı dosyasının HMK'nın 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kaldırılarak, düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri Davacı vekili; kararın hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un 24 ve 25 nci maddeleri, geçici 18 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un geçici 8 inci maddesi. 3.Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.