Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7940 E. 2024/11618 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7940
- Karar No
- 2024/11618
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/444 E., 2024/213 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay İş Mahkemesi SAYISI : 2016/701 E., 2021/904 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının uzun yıllar davalı işveren nezdinde kesintisiz ve fiili bir şekilde çalışmasına rağmen hizmetlerinin bildirilmediğini ve bu durumun kendisini mağdur ettiğini beyanla davacının 15.07.2003 - 23.08.2016 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. 2.Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; talep edilen sürelerde, davacının dava dışı iş yerinde çalışmalarının bulunduğunu, davalı işyerinde 15.07.2003 - 23.08.2016 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz çalışmasının mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kabulü ile 1-SGK'na yapılan bildirimler dışlanmak suretiyle davacının; aralarında organik bağ bulunan davalı ve dahili davalılardan, Doğu Akdeniz Hastanesi Sağlık Hizmetleri A.Ş.'de 25.07.2007-30.07.2007 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, 2-Talep edilen 01.01.2000-14.07.2003 tarihleri için usulüne uygun olarak açılmış bir dava veya ıslah dilekçesi bulunmadığından dolayı bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı Özel Doğu Akdeniz Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekili, açılan davada zamanaşımı ve hak düşürücü süre bulunduğundan davanın usul hukuku açısından reddi gerektiğini, emekli olan davacının işbu hizmet tespiti davasını açmasında hiçbir hukuki yararının bulunmadığını, davalı şirket ile dava dışı Antaş şirketi arasında organik bağın bulunmadığını, dosya kapsamında yeterli komşu iş yeri araştırması yapılmadığını iddia etmiş, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Feri müdahil vekili, açılan davada zamanaşımı ve hak düşürücü süre bulunduğundan davanın usul hukuku açısından reddi gerektiğini, mahkemece hüküm altına alınan sürelerle ilgili çalışmayı kanıtlayıcı delil bulunmadığını, davacı tarafından ispatlanamayan davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini iddia etmiş, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk Derece Mahkemesince, bildirilen sürelerin ve eksik gün bildirilen sürelerin dışında kalan ve tespitine karar verilen sürelerin tanık beyanlarıyla doğrulandığı, davalılar arasında organik bağ olması nedeniyle talebin hak düşürücü süreye uğramadığı anlaşıldığından yerindedir ancak talep olmadığı halde hükmün ikinci bendinde yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur. Bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b2. maddesi gereğince Mahkeme hükmünün kaldırılarak anılan gerekçelerle yeniden hüküm vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, I-HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince Feri müdahil vekili ve Davalı Özel Doğu Akdeniz Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekilinin istinaf talebinin kabulüne, yukarıda Esas ve Karar sayılı mahkeme kararının KALDIRILMASINA, II-Davanın kısmen kabulü ile Davacının davalı Özel Doğu Akdeniz Hastanesi Sağlık Hizmetleri A.Ş.ye ait 1030917 sicil numaralı işyerinde 25.07.2007-30.07.2007 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, Kuruma bildirilen sürelerin infaz sırasında dışlanmasına, ... Ç-Davalılar Özel Doğu Akdeniz Hastanesi Sağlık Hizmetleri A.Ş. ve Feri müdahil Kurum lehine hesap ve takdir edilen karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalılara tarafa verilmesine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili özetle, yargılama sonucunda soyut tanık beyanlarına dayanılarak karar verildiğini, komşu iş yeri araştırması yapılmadığını, dava dışı işverenlerin davaya dahil edilmediğini, komşu işveren ve çalışanı tespiti yapılarak beyanlarının alınmadığını, tanık beyanlarının sağlığının denetlenmesi açısından araştırma yapılmadan eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili özetle, hüküm altına alınan sürelerle ilgili çalışmayı kanıtlayıcı delil bulunmadığını, davacı tarafından ispatlanamayan davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiş ve kararın bozulmasını talep etmiştir. Kurum vekili ayrıca, Bölge Adliye Mahkemesi kararının Ç bendinde "Davalılar Özel Doğu Akdeniz Hastanesi Sağlık Hizmetleri A.Ş ve Feri müdahil Kurum lehine hesap ve takdir edilen karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalılara tarafa verilmesine," hükmünün çelişkili olup buradaki "Davacıdan alınarak işbu davalılara tarafa verilmesine " ibaresinin " "Davacıdan alınarak davalı ve feri müdahile verilmesine" şeklinde olması gerektiğini ileri sürerek bu hususu da temyiz ettiklerini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 15.07.2003-23.08.2016 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 69. maddesinin birinci fıkrası ile 344. maddesi, 370 ve 371. maddeleri, mülga 506 sayılı Kanunun 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9. maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup; Bölge Adliye Mahkemesince esas hakkında yeniden kurulan hükümde fer'i müdahil Kurum lehine sehven takdir edildiği anlaşılan vekalet ücretine yönelik fer'i müdahil vekilinin temyiz talebinin reddi ile temyiz edenin sıfatına göre ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.