Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7933 E. 2024/9879 K. – Tespit

Konu: Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7933
Karar No
2024/9879
Karar Tarihi
Konu
Tespit

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2550 E., 2024/1252 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/16 E., 2022/335 K. Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 02.07.2016 tarihinde görevi esnasında terör örgütleri tarafından açılan ateş sonucunda yaralandığını, 3713, 5510 ve 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre davacıya vazife malullüğü aylığı bağlaması için davalı Kuruma başvuru yapıldığını, Kurumun 15.11.2018 tarihli işlemi ve SGK Sağlık Kurulunun 08.10.2018 tarih ve 07074 sayılı kararı ile vazife malullüğü değil adi malullük hükümlerinin uygulandığını, işlemin iptali için daha önce İdare Mahkemesinde açılan davada görevsizlik kararı verildiğini, Kurum işleminin açıkça hukuka aykırı olduğunu, jandarma uzman çavuş olarak görev yapan davacının Bingöl İl Jandarma Komutanlığında görev yapmakta iken 02.07.2016 günü yapılan operasyonda terör örgütü tarafından açılan ateş sonucunda sağ omzundan yaralandığını, tedavi gördüğünü, yaşadığı olaylar nedeniyle psikolojik sıkıntıları artan davacıya Haydarpaşa Eğitim ve Araştırma hastanesi tarafından Anksiyete Bozukluğu tanısı konulduğunu, Ankara Gülhane Araştırma Hastanesi raporları ile de davacının maluliyetinin tevsik edildiğini ve hakkında Jandarma Genel Komutanlığında görev yapamayacağına dair rapor verildiğini, davacının maluliyetine sebep olan rahatsızlığının terör örgütünce düzenlenen saldırı sonucunda oluştuğunun açık olduğunu, 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü sayılması gerektiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının askerliğin sebep ve tesiri ile malul ... geldiğinin tesbit edilerek öncelikle 3713 sayılı Kanun gereğince emsalleri oranında vazife malullüğü aylığı bağlanmasına ve başvuru tarihinden itibaren yapılacak olan ödemelere yasal faiz ödenmesine, bu talepleri kabul görmediği takdirde 5510 ve 5434 sayılı Kanunlar gereğince vazife malullüğü aylığı bağlanmasına ve başvuru tarihinden itibaren yapılacak ödemelere yasal faiz ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevabında; görev, yeki, derdestlik, hak düşürürü süre, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili Kuruma usulüne uygun başvuru olup olmadığının araştırılması gerektiğini, Kurumca tesis edilen işlemlerde yasaya aykırılık arz eden bir husus bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... alınan ATK Üçüncü İhtisas Kurulu Raporundan davacının anksiyete bozukluğunun 2016 yılında meydana gelen olay neticesinde başlamadığı kanısına varılmış ve davalı Kurumun davacının vazife malulü olduğuna dair isteminin reddine ilişkin Kurum işleminin yerinde olduğu, Yüksek Sağlık Kurulu kararı ile ATK Üçüncü İhtisas Kurulu raporu arasında çelişki bulunmadığından dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderilmesine gerek duyulmadan davanın reddine" karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf başvurusunda; müvekkilinde mevcut anksiyete bozukluğu hastalığının 2016 yılında meydana gelen operasyon sırasında yaralanmasından kaynaklandığını, yaralandıktan sonra psikolojik şoka girdiğini, İstanbul Haydarpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Polikliniğinde tedavi görmeye başladığını, tedavi safahatı incelendiğinde rahatsızlığının terör eylemi sonrası meydana geldiğinin açık olduğunu, askerlik öncesi müvekkilinin hiç bir sağlık problemi olmadığını ileri sürmüş ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; 04.08.2014 tarihinde 4/1-c kapsamında sigortalı olan davacının Jandarma Uzman Çavuş olarak görev yapmakta iken 02.07.2016 tarihinde Bingöl Genç Yeniyazı Sorumluluk Sahasında ... Avcı-1 operasyonu kapsamında meydana gelen çatışmada yaralandığı, Ankara SBÜ Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 03.01.2018 gün 35 sayılı raporu ile anksiyete bozukluğu ve eklem sertliği tanılarının olduğu ve Jandarma Genel Komutanlığında görev yapamayacağı, silah taşıyamayacağını belirtir rapor düzenlendiği, - Kurum Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığının 08.10.2018 gün 7074 sayılı kararda kronik anksiyete bozukluğunun 02.07.2016 günlü olayın devamı olup olmadığının söylenemeyeceğinin ancak 5510 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi gereği malul olduğuna karar verildiği, Kurum Vazife Malulüğü Tespit Kurulunun 07.11.2018 günlü kararı ile mevcut rahatsızlığın 02.07.2016 günlü olayın devamı olup olmadığının söylenemeyeceği belirtilmekle vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına mümkün olmadığının belirtildiği, 15.11.2018 itibariyle davacının ilişiğinin kesildiği, 15.12.2018 den itibaren maluliyet aylığı bağlandığı, SSYSK’nun 29.05.2019 gün 2019/10156sayılı kararı ile 26.07.2018 günlü maluliyete esas rapordaki kronik anksiyete bozukluğunun 02.07.2016 günlü olayın devamı olmadığına malul olduğuna karar verildiği, Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Dairesine gönderildiği kurulun 06.04.2022 tarih 6921 sayılı kararıyla davacının yapılan muayenesi sonucunda halihazırda aktif psikopatolojinin saptanmadığının, anksiyete bozukluğu rahatsızlığının oluşumundan biyopsikososyal etkenlerin rol oynadığı, bu rahatsızlığının 2016 yılından meydana gelen dava konusu olay neticesinde başladığının tıbben söylenemeyeceğinin mütalaa edildiği, SS YSK kararı ve Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi kararı ile davacının kronik anksiyete bozukluğu rahatsızlığı ile 02.07.2016 tarihli yaralanması arasında illiyet bağı saptanamadığından davanın reddine dair Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tespit istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci, 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7933, K. 2024/9879, T. 10.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7933-e-2024-9879-k-25ca133a18c3