Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7802 E. 2024/10336 K. – Sigorta Primin

Konu: Sigorta Primine Esas Kazancın Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7802
Karar No
2024/10336
Karar Tarihi
Konu
Sigorta Primine Esas Kazancın Tespiti

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1530 E., 2024/810 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/351 E., 2022/233 K. Taraflar arasındaki sigorta primine esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... Gıda San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette 30.08.2015 ile 31.01.2016 tarihleri arasında aylık 4.500 TL net ücret ile çalışmış olmasına rağmen primlerinin davalı Kuruma eksik bildirildiğini beyanla müvekkilinin sigorta primine esas kazancının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline ait iş yerinde 1.489 TL ücretle çalıştığını, ücretlerinin banka yolu ile ödendiğini, eksik maaş ödendiği iddiasının gerçek olmadığını, davacı tanığı ...'nın müvekkili şirket ile davası ve husumeti bulunduğunu, bu nedenle tanıklığına itibar edilemeyeceğini belirterek, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının esas olduğunu, aksi iddiaların aynı değerde belgeler ile kanıtlanması gerektiğini, davanın salt tanık anlatımlarına dayanmaması, Kuruma teslim edilmesi gereken belgelerin verilip verilmediğinin araştırılması, yapılan ödemelerin ücret olup olmadığının incelenmesi, davalı iş yerinin kanun kapsamında kaldığı sürenin belirlenmesi, kapsam dışı dönemlerin dikkate alınmaması ve yüksek ücretle çalışma iddialarının yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının 113667134 işyeri sicil numaralı iş yerinde 30.08.2015-31.01.2016 tarihleri arasında günlük 209,82 TL brüt ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini ve eldeki davanın işçi alacakları davası ile birlikte görülemeyeceğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, Kurum kayıtlarının incelenmediğini ve fiili çalışma olgusunun ispatlanamadığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilebilecek nitelikte olan banka kayıtları ile kesinleşen işçilik alacakları dava dosyasının bulunduğu, bankadan ödenen tutarların hizmet cetvelindeki brüt tutarlardan farklı olduğu, böylelikle davacı vekili tarafından dosya kapsamına sunulan belgelerin HMK'nın 202 nci maddesi anlamında yazılı delil niteliğini taşıdığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince davacının davasının kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön görülmemiş, hüküm fıkrasında yer alan ''günlük 209,82 TL brüt ücretle'' şeklindeki ifadenin ''gün bildirimi olmaksızın 209,82 TL brüt ücretle'' şeklinde kabul edilmesi gerektiğinin infaz aşamasında dikkate alınabileceği ve davacı tarafın istinaf kanun yoluna başvurmadığı da gözetilmek sureti davalı şirket vekili ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; birlikte görülmesi mümkün olmayan hizmet tespiti ile işçilik alacaklarının aynı davada talep edilmesinin davanın usul bakımından reddini gerektirdiğini, kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayandığını belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının çalışmaları bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu, kararın eksik inceleme ve araştırma ile verildiğini beyanla temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalı işyeri nezdinde 30.08.2015 ile 31.01.2016 tarihleri arasındaki sigorta primine esas kazancının tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 nci maddesi uyarınca 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 77 nci maddesinin birinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7802, K. 2024/10336, T. 04.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7802-e-2024-10336-k-3b0b9a0e10ba