Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7714 E. 2024/10255 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7714
- Karar No
- 2024/10255
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/92 E., 2024/355 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/39 E., 2023/469 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesince yapılan yeniden yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 02.10.2006 tarihinden 08.06.2012 tarihine kadar, eğitim öğretim süresi içerisinde, Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesindeki okullarda, ücretli öğretmen olarak görev yaptığını ve sigorta primlerinin aylık toplam girilen ders saatine göre belirlenmesi neticesinde eksik yatırıldığını, bu uygulamanın eşitlik ilkesine ve kamu düzenine aykırı olduğunu belirterek davacının Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürlüğünde ücretli öğretmen statüsünde çalıştığı günlerin tamamında gün sayısının tespit edilmesine ve eksik gösterilen günlerin tamamlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının ... bünyesinde ücretli öğretmen olarak kesintili süreler halinde çalıştığını, davacının çalıştığı döneme ilişkin sigorta primlerinin eksik yatırıldığı iddiasının yerinde olmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan kısmi zamanlı olarak çalışanların prim ödeme gün sayılarının nasıl tespit edileceğinin de aynı Kanunda açıkça belirtildiğini, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere ücretli öğretmenlerin hizmetlerinin mevzuat hükümleri doğrultusunda 1 gün 7,5 saat esasına göre belirlenmesi gerektiğini, davacının çalıştığı süreçte primlerinin eksiksiz yatırıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, resen delil toplanması ve tüm araştırmaların yapılması gerektiğini, davacının iddialarının işveren tarafından kabul edilmesinin yeterli olmadığını, davacının iyi niyetli olup olmadığının sorgulanması ve karara resmi belgelerin esas alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 2016/547 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde, 2019/273 karar sayılı ve 12.03.2019 tarihli karar ile davanın kabulüne ve davacının davalıya bağlı okullarda 2006 yılı Ekim ayı ile 2012 yılı Haziran ayı arasında hizmet akdine dayalı olarak ayda 30 gün üzerinden çalıştığının ve toplam 515 gün eksik bildirimde bulunulduğunun tespitine karar verilmiştir. Davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf yoluna başvurmaları üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi, 2019/1535 esas, 2022/1614 karar sayılı ve 01.12.2022 tarihli kararında özetle, tüm dönemi kapsayan bordro tanıkları re'sen seçilerek tanıkların bilgi ve görgülerine başvurulması, bordro tanıklarının beyanlarının alınmasından sonra varsa ödeme belgeleri, banka kayıtları ile imzalı puantaj kayıtlarının değerlendirilmesi, davacıya ait sigortalı hizmet cetvelinde herhangi bir bildirim bulunmayan dönemlerde ve eksik gün bildirimi yapılan dönemlerde çalışma olgusu ile eksik gün kodunun usulüne uygun olup olmadığı yönünde araştırma yapılarak varılacak sonuca göre fiili çalışma olgusunun varlığı hakkında bir karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yeniden yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile "Yargıtay ilamlarında da belirtildiği üzere, ücretli öğretmen statüsünde çalışanların prim ödeme gün sayılarının, 5510 sayılı Kanunun 80/h maddesine göre, aylık tüm çalışma saati/7,5=aylık sigortalı olunması gereken gün, şeklinde hesaplanması gerekir. Somut davada, davalı işverene ait işyerlerinde ek ders ücreti karşılığı çalışan davacının aylık çalışma süresi 7,5 saate bölünerek 07 (puantaj kayıtları) kodu ile aylık 30 günden az olacak şekilde Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirim yapılmasında herhangi bir hukuka aykırılık söz konusu değildir. Anayasa Mahkemesinin 29.03.2017 tarih ve 2017/47-2017/84 sayılı kararında belirtildiği üzere, "Anayasa'nın 10. maddesinde öngörülen kanun önünde eşitlik ilkesi, hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez." Bu açıklamalar dikkate alındığında, ücretli öğretmen olan davacının, hukuki statüsü farklı olan kadrolu öğretmenler ile sigortalılık yönünden ayrı değerlendirmeye tabi tutulması eşitlik ilkesine aykırı değildir. Bu nedenlerle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin 2018/170 esas, 2019/254 karar sayılı ve 14.02.2019 tarihli kararı da (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2019/3023 esas, 2020/1580 karar sayılı ve 09.03.2020 tarihli kararı ile onandığı görülmekle) emsal kabul edilmek suretiyle, davanın reddine dair hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Davacı vekili İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, kadrolu çalışan öğretmenlerin Cumartesi-Pazar çalışmadığı halde ve aynı ders saati üzerinden derse girmelerine rağmen 30 gün üzerinden bildirimlerinin yapıldığını; kendileri yönünden 7,5 saat /1 gün olarak kabul edilip bildirim yapılmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu,davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiş; usul ve yasaya aykırı olan mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği belirtilmek sureti ile davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davacının Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda, kadrolu diğer meslektaşları ile aynı şartlarda çalışmış olduğunu dosya içerisinde yer alan tüm delillerle ispat ettiğini, buna karşılık davacının haftalık 37,5 saat çalışmasının kısmi çalışma olarak Kuruma bildirilmiş olmasının hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,davacının ücretli öğretmen olarak tam gün esası ile çalıştığını ancak çalıştığı dönem içerisinde çalışmalarının Kuruma eksik olarak bildirildiğini ileri sürerek Kuruma bildirilmeyen eksik günlerinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 2. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.