Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7495 E. 2024/10928 K. – Kurum İşlemini

Konu: Kurum İşleminin İptali-Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7495
Karar No
2024/10928
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali-Tespit

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2249 E., 2023/1905 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/331 E., 2020/459 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali-tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının dava dışı iş yerinden bildirimi yapılan 10.12.2015-28.02.2017 tarihleri arasındaki çalışmasının gerçek ve fiili bir çalışmaya dayandığı ve davacının iptal edilen prim günleri sonucunda oluşan yersiz ödemelerden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve emekli maaşında yapılan kesintinin başladığı tarihten itibaren yasal faizi ile iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın haksız olduğunu ve reddi gerektiğini, davacının Kurumun iptal kararının iptali talebi ve haklarının iadesi taleplerinin davadan tefrik edilmesi gerektiğini, hizmet tespiti davasının hak düşürücü süreye tabi olduğunu, davanın bu yönlerinin araştırılması gerektiğini ayrıca davacının Kurumun iptal kararının iptali yönündeki talebi yönünden mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerektiğini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi ile resmi kayıtlarla sabit olduğu üzere davalı işyerinin gayrıfaal olduğu 10.12.2015 tarihi sonrası fiili çalışmaya dayalı olmayan bildirimlerin iptaline yönelik Kurum işleminde usul ve yasaya aykırılığın bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: bilirkişi raporlarında iş yerinde beyaz yaka ve mavi yaka ayrımı yapılarak daha dar yorumlanacağı gerekçesiyle karşı çıkmalarına rağmen yeni bir rapor talebinin yanıt bulmadığını iddia ederek verilen kararın kaldırılması talebi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Eldeki dosyada, Dörtyol Sosyal Güvenlik Merkezinde ... unvanlı işyerinin ... sicil numarası ile kayıtlı işyeri ile ilgili olarak SGK denetmenliği tarafından tanzim edilen 07.07.2017 tarih ve 46 sayılı rapora istinaden işyerinin 10.12.2015-28.02.2017 tarihleri arasında tüm bildirimlerin iptal edilmesi gerektiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Denetmence dinlenen işveren vekili ...'ın beyanına göre, işyerinin tüm makina ve ekipmanlarına Ankara Büyük Ölçekli Gelirler Vergi Dairesi tarafından ihtiyati haciz konulması nedeniyle üretimin 10.12.2015 tarihinden itibaren durdurulduğu ve yine iş yerinde doğalgaz kullanımının 22.12.2015 tarihinde, elektrik kullanımının 06.01.2016 tarihinde son verildiğinin OBS Bölge Müdürlüğünün yazısından anlaşıldığı, denetmen raporunda da işyerinin 10.12.2015 tarihinden itibaren gayri faal olduğu, boş ve kapalı olduğu, hizmet üretimi de dahil her hangi bir üretimin olmadığı, üretilmiş emtia veya üretimde kullanılan ham madde stokunun bulunmadığı sabittir. Her ne kadar dinlenen davacı tanıkları davalı işyerinde, Aralık 2015 ayında üretime ara verildiği ancak 30 kadar işçinin, 2017 yılının Temmuz ayına kadar da işyerine servisle gidip geldiklerini beyan etmiş iseler de elektrik, su, doğal gaz abonelikleri olmayan iş yerinde içinde davacının da bulunduğu bir kısım işçilerin çalışmasının hayatın olağan akışına uygun olmayacağı, ayrıca bu kadar işçinin bu kadar uzun süre maaş almadan çalışmasının da mümkün olmadığı dikkate alınarak bu beyanlara itibar edilmemesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamından dava dışı ... A.Ş. de üretimin durduğu, iş yerindeki çalışmaların fiili çalışmaya dayalı olmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalı iş yeri ile ilgili yapılan tespitler, ayrıntılı müfettiş raporu ve tüm delillerin değerlendirilmesi neticesinde davacının davalı iş yerinde fiilen çalıştığı iddiasına ilişkin denetmen raporundaki tespitin aksine davacı iddiasını ispata elverişli delil bulunmadığından ve iptal edilen süreler gözetildiğinde aylık şartlarının değiştiği anlaşıldığından, Mahkemenin kararı olaya ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Kurum işleminin iptali ile iptal edilen hizmetlerinin gerçek ve fiili olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2. 5510 sayılı Kanun'un 86 ıncı maddesinin 9 uncu fıkrası, 59 uncu maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7495, K. 2024/10928, T. 13.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7495-e-2024-10928-k-c8d50af5d98b