Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7479 E. 2024/9274 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7479
Karar No
2024/9274
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2275 E., 2024/236 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/96 E., 2021/136 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıların anneleri ... tarafından ... Mh. 4114 Sk. No: 72 adresinde bulunan bahçeli konutun ev işlerine, bahçe işlerine, bekçilik gibi işlerde çalışmak üzere Aralık 2002 tarihinde işe girdiğini, annelerinin ölümünden sonra ve halen fiilen çalışmaya devam ettiğini, evin bahçesinde bulunan evde ikamet ettiğini, sigorta primlerinin yatırılmadığını, davalılar tarafından bildirilmeyen sigortaya esas hizmet süresinin tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili, müvekkilin annesinin 17.04.2003 tarihinde vefat ettiğini, hak düşürücü süre yönünden taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davaya konu edilen evin şehrin merkezinde olması nedeniyle bekçilik gerektirecek bir konumda olmadığını, muris ...'nun vefatından 6 yıl öncesine kadar davaya konu edilen evi fiili olarak kullanmadığını, müvekkilinin annesinin vefatından sonra ev ile bağlantısının olmadığını, konutta yaşamadığını, tasarrufta da bulunmadığını, davacının sürekli çalışmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığını, murisin iyi niyetli olarak davacının evinin bahçesinde bulunan evde konaklamasına ve ihtiyaçlarına karşılamasına izin verdiğini, kira ücreti talep etmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; davacının iddialarının somut olaylara dayanmayan asılsız iddialar olduğunu, murisin davalı ...'ın Mersin'de bulunan evinde vefat etmeden 4-5 yıl öncesine kadar ikamet ettiğini, davacının muhtaç durumda olduğunu beyan etmesi üzerine murisin evinin bahçesinde bulunan evde konaklamasına izin verdiğini, evin antikalarla dolu olduğunu, davacının girmesinin mümkün olmadığını, davacının talep ettiği dönemlerde gündelikçi olarak evlere temizlik işlerine gittiğini, bazı fabrikalarda çalıştığını, davacının davalıların murisine bakımı veya hizmetinin hiç olmadığını, hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, kurum kayıtlarında davacının sigorta giriş ve çalışmasının bulunmadığını, Kurum kayıtlarında yer almayan çalışma iddiasının aynı değerde yazılı delil ile ispatı gerektiğini, hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığını, iddia edilen çalışmalarının ispatının gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının çalışma iddiasını herhangi bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ispatlayamamış, dosyada re'sen toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanları ile de davacının çalışmasına ilişkin kesin sonuca varılamamıştır gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davanın talepleri gibi kabulü gerektiğini, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın talepleri gibi kabulü gerektiğini, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 2) Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde Mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.” Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. 3) 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. HMK m. 31 gereğince, hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. 4) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o iş yerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 3. Değerlendirme Somut olayda, yukarıdaki açıklamalar kapsamında yeterli araştırma yapılmadığı, Mahkemece dinlenen tanıkların beyanlarının hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılacak iş; davacının hizmet tespitini talep ettiği dönem yönünden, emniyet vasıtasıyla ayrıntılı araştırma yapılarak belirlenecek komşu tanıklarının tespiti yapılarak dinlenilmeli, tanık anlatımları arasındaki çelişki giderilmeli, davacının oturduğu ev elektrik, su, telefon aboneliklerinin kimin üzerine ve hangi tarihten itibaren kurulu bulunduğu, davacının beyanı alınarak kargo teslimi alıp almadığı sorularak aldığının belirtilmesi halinde ilgili kargo şirketinden sorulmalı, bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, davacının çalıştığı iddia edilen süreler tereddütsüz belirlenerek, YHGK'nın 14.11.2019 tarih 2016/10-374 Esas, 2019/1184 Karar sayılı ilamında da belirtildiği şekilde yapılacak araştırma ile varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7479, K. 2024/9274, T. 30.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7479-e-2024-9274-k-7a56bc82080a