Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7310 E. 2024/12852 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7310
- Karar No
- 2024/12852
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/359 E., 2024/493 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/105 E., 2023/744 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı SGK tarafından yapılan soruşturma neticesinde davacıya yapılan yersiz ödemelerin ve tedavi masraflarının iadesiyle yaşlılık aylığının iptaline karar verildiğini, davacının 01.05.2005-21.02.2010 tarihleri arasında yaşlılık aylığı aldığını, bunun üzerine davalı SGK tarafından davacının ifadesinin alındığı ve yapılan ödemelerin iadesinin talep edildiği, davacının %55 oranında çalışma gücün kaybettiği ve yaşlılık aylığı aldığını, davalı Kurum tarafından birtakım usulsüzlüklerin tespiti ve soruşturulması kapsamında davacıya bağlanan aylığın iptaliyle tedavi masrafları ve yersiz ödemelerin iadesine ilişkin işlemlerin usulsüz olduğunu beyanla emekli aylığının iptaliyle yersiz ödemelerin ve tedavi masraflarının iadesine ilişkin işlemlerin iptalini talep etmiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2013/1122 Esas sayılı davada davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; 16.08.2005 tarihinde tahsis talebinde bulunan davalıya 01.09.2005 tarihinden geçerli olmak üzere ... tahsis numarası ile yaşlılık aylığı bağlandığını, aylık bağlama sırasında vergi indirim raporunda çelişkiye düşülerek tekrar hastaneye sevk edilmiş olduğunu, vergi indirim sakatlık oranının %30 olarak belirlendiğini, tahsis talep tarihi itibariyle aylık bağlama koşulu yerine gelmediğinden davacının aylığı durdurularak sigortalı ve hak sahiplerine yapılan yersiz sağlık yardımının davalıdan istenildiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek davalının İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğünün 2012/12875 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ve takibin devamına, %20'den az olmamak üzerine icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının 14.01.2005 tarihli raporu ile çalışma gücünü %55 oranında kaybettiği yönünde Kuruma başvurduğunu, buna göre KurumdaN 01.05.2005-21.02.2010 tarihleri arasında maluliyet aylığı aldığını, SGK tarafından özür durumunun tespiti için yeniden sağlık kuruluşuna sevk edildiğini, 17.06.2010 tarihinde özür oranının %30 olarak belirlendiğini, bu nedenle davacının aylık bağlama koşulunun ortadan kalktığını, davacıya ödenen 2005 Ekim ile 2012 Şubat tarihleri arasında 28.916,54 TL yersiz ödemenin 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesi gereğince iadesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2013/1122 Esas sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde: 6183 sayılı Kanun'un 102. maddesi gereğince zamanaşımı itirazında bulunduklarını, icra takibinin usulsüz olduğunu, davalının talep edilen yersiz sağlık harcamalarının 31.01.2012 tarihinden önceki harcamalar olduğunu, 6385 sayılı Kanun'un 5510 sayılı Kanun'a eklenen geçici 45. maddesi düzenlemesi gereğince bu giderler nedeniyle yapılan hukuki ve icrai işlemlerden vaçgeçilmiş olması gerektiğini, davalı tarafından bağlanan emekli aylığının iptali işlemiyle tedavi giderleri ve yersiz ödemelerin iadesine ilişkin işlemlerin iptali amacıyla İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesinin 2013/208 Esas sayılı dosyasıyla dava açmış olduğunu belirterek açılan davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile A-Asıl davada Mahkememizin 2019/105 Esas sayılı dosyası yönünden; 1-Asıl davanın davacısının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine: 2-Davalı Kurumca davacı tarafa bağlanan emekli aylığının iptali işleminin 29.12.2008 öncesi için iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Davalı Kurumca davacıya yapılan maaş ödemelerinin iadesine ilişkin işlemlerin 29.12.2008 öncesi için iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Davacının Kurum aleyhine açtığı tedavi masrafları ve yersiz ödeme işleminin iptali istemine ilişkin talebinin 29.12.2008 öncesi yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, B-Birleşen istanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2013/1122 Esas sayılı dosyası yönünden; 1-Davalı tarafın davacı tarafa takip tarihi itibariyle 10.541,57 TL yersiz ödenen aylık ve 1.467,30 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.008,87 TL borçlu olduğu anlaşıldığından, davalı borçlunun Birleşen İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2013/1122 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 12.008,87 TL yönünden iptali ile takibin bu yönden devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 2-10.541,57 TL asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının birleşen dosyada davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesinin 02.11.2023 tarihli, 2019/105 Esas- 2023/744 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı-karşı davalı vekilinin ve davalı-karşı davacı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davacı/birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı Kurum tarafından gerçekleştirilen iptal işleminin dayanağı, davacının iyileşmesi değil aylık bağlanırken kullanılan belgelerdeki sahteliğe ilişkin olduğunu, davaya konu işlem dayanağı soruşturmanın SGK İstanbul İl Müdürlüğünün 25.11.2009 tarih ve 1149 sayılı görevlendirmesiyle başladığını, bu soruşturma nedeniyle Paşabahçe Devlet Hastanesinde vergi indirimine dayanak rapor düzenlenen başka kişilerin de soruşturma kapsamına alındığını, soruşturma sonucu aylık tahsis işleminin iptal edildiğini, Kurumdan tahsisin sahte evrak nedeniyle mi, yoksa iyileşme nedeniyle mi kesildiğine dair sorulan yazılara cevap verilmediğini, iyileşme nedeniyle iptali için Kurum tarafından bu yönde bir işlem tesisinin gerektiğini, tahsis talep itibariyle aylık bağlama koşulu yerine gelmediğinden iptalinin rapor edildiğini, Kurumun sahtelik iddiasının söz konusu olduğunu, oysa tahsis tarihi itibariyle özürlülük raporlarının sahte olmadığı alınan ATK raporlarıyla sabit olduğunu, 30.06.2016 tarihli duruşmada yersiz sağlık ödemeleri kapsamında taleplerinden vazgeçilmesi nedeniyle sağlık harcamaları yönünden davanın konusuz kaldığını, bu nedenle mahkemenin yersiz ödemeler nedeniyle kısmen red kararının da hatalı olduğunu beyan etmektedir. 2- Davalı/birleşen davada davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; ATK raporuna itiraz ettiklerini, Kurum işleminin usulüne uygun olduğunu, davacının emeklilik hakkını baştan itibaren kaybettiğini, bu nedenle bakmakla yükümlü olduğu kişilere ödenen yersiz sağlık ödemelerinin geri istenmesi hakkındaki Kurum işleminin de icra takibi miktarı açısından usulüne uygun olduğunu, itirazın iptali davasının tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davaya konu icra takibinin sadece sağlık harcamalarına ilişkin olduğunu, ancak Mahkeme yersiz maaş ödemeleri için de karar verildiğini, sadece sağlık harcamaları yönünden hesaplama yapılması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl dava davacının maluliyetinin tespiti ile maluliyet aylığının kesilmesi ve kendisine yersiz sağlık gideri sebebiyle borç çıkarılmasına ilişkin Kurum işleminin iptali, birleşen dava ise yersiz sağlık ödemelerine ilişkin olarak başlatılan icra takibine davalı sigortalının itirazının iptali istemine ilişkindir. 1- Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesinin 2. fıkrasının “Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 60. maddesinin (C) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87. maddesine göre işlem yapılır. " hükmü gereği 506 sayılı Kanun'un 60 ve Geçici 87. maddeleridir. 506 sayılı Kanun'un 60/C-b maddesi “Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan; ilgili mevzuatı uyarınca, I. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, II. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az on sekiz yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, III. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az yirmi yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4400 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığından” yararlanacaklarını öngörmekte olup, bu koşulların başında ise öncelikle ve özellikle, “sakatlığı nedeniyle gelir vergisi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış olmak” hususunun saptanması önem arz etmektedir. Anılan hususun saptanması işi ise, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 3239 sayılı Kanunla değişik 31/2 maddesine göre sakatlık indiriminden yararlanmak için, yetkili hastanelerin sağlık kurullarından alınan raporlar, Maliye Bakanlığı bünyesindeki “Merkez Sağlık Kurulu” tarafından değerlendirilerek iş gücü kaybı oranları ve buna göre sakatlık dereceleri belirlenmekte ve bu belirlemeye dayalı olarak da, ilgili şahsın vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanıp kazanmadığına; yine idarece karar verilmektedir. Bu durumda, sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazandığına dair verilen bu idari kararın sigortalının tahsis talebiyle birlikte Kuruma ulaşmasıyla, diğer koşulların da varlığı halinde sigortalıya anılan Kanun'un 60/C-b maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlanması yasal gereklilik olmaktadır. Eldeki dava dosyası kapsamında; davacıya 16.08.2005 tarihli tahsis talebine istinaden 01.09.2005 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun'un 60/C-b hükmü gereği yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının Kurum denetmenince ifadesi alınarak kontrol muayenesine tabi tutulduğu, Marmara Üniversitesi Hastanesince düzenlenen 17.06.2010 tarihli Özürlü Sağlık Kurulu Raporu ile özür oranının %30 olarak belirlendiği, buna göre Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının 04.02.2011 tarih ve 11025 sayılı yazısı ile davacıya ait Marmara Üniversitesi Hastanesince düzenlenen 17.06.2010 tarih ve 22562 sayılı rapor Merkez Sağlık Kurulunca incelendiği ve çalışma gücü kayıp oranı yüzde on (%10) kaybettiğine dair istişari mahiyette görüş bildirilmesi üzerine Pendik Sosyal Güvenlik Merkezinin 01.08.2010 tarihli oluru ile kontrol muayenesine istinaden davacının aylığının 18.02.2010 tarihi itibari ile yaşlılık aylığının durdurulmasına karar verildiği, davacının Kuruma itirazı üzerine hakem hastane olarak Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiği, ancak davacı tarafça müracaat edilmediğinden hakem hastanece işlemlerin tamamlanmadığı, öte yandan davacıya 28.930,82 TL yersiz ödemenin, 20.602,33 TL tedavi masrafının borç çıkartıldığı, eldeki davanın 08.02.2013 tarihinde açıldığı, yargılama esnasında Mahkemece Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunun 19.08.2021 tarihli raporu gereğince davacının 14.01.2005 tarihi itibariyle engellilik oranının %55 olduğu, 29.12.2008 tarihinde geçirdiği operasyon üzerine bu tarihten sonraki engellik oranın %10 olduğu değerlendirilerek asıl dava yönünden davacının 29.12.2008 tarihinden önce aylığının kesilmesine ve borç çıkarılmasına ilişkin Kurum işlemlerinin iptaline dair “davanın kısmen kabulüne”, birleşen davada ise davalı sigortalının 10.541,57 TL yersiz ödenen aylık ve 1.467,30 TL işlemiş faiz yönünden sorumlu olduğu kabul edilerek davacı Kurumun açtığı itirazın iptali talebi kısmen kabul edilerek 12.008,87 TL üzerinden takibin devamına karar verildiği anlaşılmış ise de söz konusu hüküm eksik incelemeye dayalıdır. Belirtilen açıklamalar dikkate alındığında, “sakatlığı nedeniyle gelir vergisi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış olmak” hususunun saptanması önem arz etmektedir. Anılan hususun saptanması işi ise, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 3239 sayılı Kanun'la değişik 31/2 maddesine göre sakatlık indiriminden yararlanmak için, yetkili hastanelerin sağlık kurullarından alınan raporlar, Maliye Bakanlığı bünyesindeki “Merkez Sağlık Kurulu” tarafından değerlendirilerek iş gücü kaybı oranları ve buna göre sakatlık dereceleri belirlenmekte ve bu belirlemeye dayalı olarak da ilgili şahsın vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanıp kazanmadığına; yine idarece karar verilmektedir. Bu durumda, sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazandığına dair verilen bu idari kararın sigortalının tahsis talebiyle birlikte Kuruma ulaşmasıyla, diğer koşulların da varlığı halinde sigortalıya anılan Kanun'un 60/C-b maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlanması yasal gereklilik olmaktadır. Mahkemece, belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılması gerektiğinden, Maliye Bakanlığı bünyesindeki “Merkez Sağlık Kurulu” ndan derece tespiti yönünden rapor alınması için tüm dosya kapsamı ilgili Kurula gönderilerek, varsa derece tespiti yapılıp yaşlılık aylığı şartları buna göre değerlendirilmelidir. 2- Diğer taraftan birleşen davadaki kabule göre de; davacı Kurum tarafından davalı sigortalı hakkında iptal edilen yaşlılık aylığı sebebiyle 20.05.2011 tarihli Borç Bildirim Belgesi ile 20.602,33 TL tedavi masrafı ile 4.216,49 TL faiz olmak üzere toplam 25.159,99 TL borç çıkarıldığı, anılan Kurum alacağının tahsilini teminen Üsküdar 6. İcra Müdürlüğünün 2012/12875 Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiği, davalı sigortalının icra takibine itirazı üzerine birleşen dava ile itirazın iptalinin istenildiği, Mahkemece hükme esas alınan 13.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda davalı sigortalının belirlenen özürlülük durumuna göre 29.12.2008 - 21.02.2010 tarihleri arasında yersiz ödeme borcunun 7.965,00 TL, hastane ve ilaç masraflarının ise 2.576,57 TL olmak üzere toplam 10.541,57 TL tutarında Kuruma borçlu olduğu hesap edilmişse de itirazın iptaline konu icra takibinin davalı sigortalıya ödenen tedavi giderlerine ilişkin olması karşısında 29.12.2008-21.02.2010 tarihleri arasında davalı sigortalının yersiz ödenen aylıklardan da sorumlu tutulmasına dair kısmen kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.