Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7201 E. 2024/10400 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7201
Karar No
2024/10400
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2018/667 E., 2020/415 K. Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince verilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edildiği anlaşıldıktan; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 04.09.2014 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP 1.Davalı ... Türkiye Kamu Hastaneleri Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile aralarında imzalanmış bir sözleşmenin olmadığını, diğer davalı ... Turz. İnş. Ptr. Nak. Taah. Tic. Ltd. Şti. ile aralarında asıl işveren/alt işveren ilişkisi bulunmadığını, husumet yokluğundan reddi gerektiğini, işçilerin işe alımında ve işten çıkartılmalarında veya emekli olmalarında idarenin herhangi bir etkisinin veya müdahalesinin olmadığını, şirketlerin bu konularda idareden bağımsız hareket ettiklerini, davalı ... Turz. İnş. Pet. Nak. Taah. Tic. Ltd. Şti. ile bakanlıkları arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi bulunmadığını belirterek idarelerinin meydana gelen olayda herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, davanın asıl işveren konumundaki şirkete yöneltilmesi gerektiğini, işçinin bütün özlük haklarından yüklenicinin doğrudan sorumlu olduğunu, davacının 15.01.2013 tarihinde verilen el hijyeni ve temizlik malzemelerinin kullanımı konulu iş güvenliği eğitimine katıldığını, iş güvenliği konusunda her türlü eğitimin alındığını, davacının olayın olduğu gün çamaşırhanenin yerleri ve genel temizliği için görevlendirildiğini, yetkisi olmadığı halde çamaşır makinesindeki çamaşırları kusurlu bir şekilde makinenin durmasını beklemeden çıkarttığını, hatalı eyleminden dolayı %100 kusurlu olduğunu, davacının şefi tarafından defalarca iş işleyişinde disiplinsiz ve kendi başına buyruk hareket etmesi nedeniyle uyarıldığını, davacıya ait evrakların 01.10.2014-10.10.2014 tarihleri arasında yaşanan yağlama ve yakma olayları neticesinde yandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalılar ... Tur. Ltd. Şti. ve Hatem Temizlik Ltd. Şti. cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2016 tarihli ve 2015/1043 Esas, 2016/222 Karar sayılı kararı ile Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 23. maddesinin 7. fıkrası uyarınca uzlaşmanın sağlanması durumunda soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı belirtilmiştir. Savcılık dosyası içerisinde bulunan 08.12.2014 tarihli belgede uzlaşma halinde tazminat davası açılamayacağı konusunda davacı bilgilendirilmiş, davacı bu belgeyi imzalamış ekinde bulunan ek görüşme tutanağı adlı belgede de 5000,00 TL karşılığında uzlaştığını ve bedelini aldığını beyan etmiştir. İlgili yönetmelik ve Cumhuriyet Savcılığının 09.12.2014 tarihli uzlaştırma raporuna göre davacının davaya konu olay nedeniyle davalı ile uzlaştığı ve bedeli tahsil ettiği anlaşılmakla şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A) Bozma Kararı Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 03.04.2018 tarih ve 2016/16146 E. - 2018/3263 K. sayılı kararı ile "... dosyanın incelenmesinden; Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/3939 soruşturma no.lu dosyası incelendiğinde 09.12.2014 tarihli uzlaştırma raporunda davacı ile şüphelilerin, şüpheli ... ... 'in (davalı ... Tem. Ltd. Şti. yetkilisi) müşteki ...'a 5.000 TL vermesi karşılığında uzlaşma sağlandığının belirtildiği, devamında paranın ödendiği, buna ilişkin dekontun dosya arasında olduğu, bu nedenle şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, görüşme, ek görüşme tutanakları ile diğer belgelerde 5.000,00 TL'nin neden ve hangi amaca yönelik olduğuna dair bir beyanın bulunmadığı açıkça maddi ve manevi tazminat miktarlarının uzlaşma konusu yapılmadığı anlaşıldığından yukarıda belirtilen şekilde borcun sona erdiğinden bahsedilemez. Şu halde iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davalarına ilişkin yasal prosedürler izlenerek sonuca gidilmesi gerekirken hukuki bir değer taşımayan uzlaşmaya itibar edilerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir... " gerekçeleriyle Mahkeme kararı bozulmuştur. B) Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunduğu, davacının davalı işyerinde temizlik görevlisi olarak çalışırken çamaşırhane görevlisinin izinli olması nedeniyle çamaşırhanede görevlendirilmesi üzerine çamaşırhanede çalışırken söz konusu kaza meydana gelmiş olup davacının çamaşır makinesine elini kaptırdığı ve kaza nedeniyle sağ el baş parmağının koptuğu, sürekli iş göremezlik oranının % 31,2 olarak tespit edildiği, dosya kapsamında yer alan 23.10.2019 tarihli kusur bilirkişi heyet raporunda; olayın meydana gelmesinde davalı ... Bakanlığının kusur oranının % 40, ... Turizm Ltd. Şti.-... Temizlik Ltd. Şti. iş ortaklığının kusur oranın % 30 ve davacı müvekkil ...'ın ise % 30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, bilirkişi tarafından davacının toplam maddi tazminat alacağının 98.041,30 TL olarak tespit edildiği, 24.06.2020 tarihli duruşmada davacı asilin "dava öncesi uzlaşma sırasında uzlaşma tutanağı düzenlendi ve altındaki imza bana aittir, bu tutanağa göre de benim adıma banka kanalı ile 5.000,00 TL ödeme yapıldı, her ne kadar uzlaşma tutanağında bu 5.000,00 TL nin neye ilişkin olduğu belli olmasa da ben bunu maddi tazminata mahsuben aldım, bu hususun Mahkemenizce nazara alınmasını talep ederim" şeklinde beyanda bulunduğu, davalılar alt işverenler ile üst işveren arasında iş kazası nedeniyle ortaya çıkan zarardan dolayı davacı-alacaklıya karşı müşterek ve müteselsil sorumluluk olması, davacının davasını açıkça müşterek ve müteselsil sorumluluğa dayandırması nedeniyle dosya içinde bulunan aktüer uzman tarafından hazırlanmış, taraf kusurları gözönünde bulundurularak ve SGK tarafından davacıya bağlanan gelirin peşin sermaye değeri düşülerek usul ve yasaya, dosya kapsamına uygun ayrıntılı, açık, denetimi mümkün hesap raporuyla tespit edilen toplam maddi tazminat alacağı olan 98.041,30 TL'den davacı asilin son celsedeki beyanları esas alınarak 5.000,00 TL'nin mahsubu ile 93.041,30 TL maddi tazminatın, 2000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, Mahkemenin maddi tazminat yönünden davalılar lehine vekalet ücretine hükmetmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, diğer davalıların işçisi olduğunu, tüm sevk, idare, iş alma, işten çıkarma ve işçiye talimat verme yetkisinin diğer davalılara ait olduğunu, kazanın tamamen davacının dikkatsiz ve özensiz davranışları sebebiyle meydana geldiğini, davacının kendisine yapılan ödeme karşılığında tüm haklarından feragat ettiğini, olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, reddedilen maddi tazminat yönünden 450 TL davalılar lehine vekalet ücretine hükmedildiğini ancak reddedilen miktar maktu vekalet ücretini geçiğinden maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili Kurum harçtan muaf oldğundan aleyhine harç yükletilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3.Davalılar ... Tur. Ltd. Şti. ve Hatem Temizlik Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; yasa değişikliği nedeniyle iş kazası uzlaştırma hükümlerine tabi tutulmuş olup davacı ile müvekkili şirket temsilcisi/sahibi arasında uzlaştırma görüşleri yapılmış ve uzlaşma sağlandığından dolayı dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, %31 iş gücü kaybı olduğunu belirtmiş ise de bu durumun hukuka aykırı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin doğrudan veya dolaylı olarak kusuru bulunmadığı gibi araya giren 3. kişinin kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini, davacının kendi kusuru ile yaralandığını, bilirkişi raporu tanzim edilirken davacının aylık maaşının 1223,60 TL olduğunu kabul ederek bu maaşını brüt asgari ücrete oranlama yaparak hesaplama yaptığını, oysa bu kabulün hatalı olduğunu, zira davacının kazadan bağımsız maluliyet durumu söz konusu olup kendisinin vergi indiriminden faydalandığını, maluliyet nedeniyle davacıya sürekli gelir bağlandığını, emekliye ayrıldığını, bu nedenle tazminat hesabında davacının hesabı AGİ'siz çıplak üzerinden hesaplanması gerektiğini, PMF 1931 MORTALİTE tablosuna göre hesaplanması gerektiğini, %10 artırım ve % 10 iskonto oranlarının yanlış hesaplandığını, davacıya 56.000 TL peşin sermeye değerli ödeme yapılmasına rağmen Mahkemece bu tazminat tutarının mahsup edilmemesinin usul ve hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece ret edilen maddi ve manevi tazminat miktarları dikkate alınmadan davalılar lehine avukatlık ücret tarifesine aykırı olarak maktu ücretin bile altında vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK geçici 3. maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’un 427 ilâ 444. maddeleri, 6100 sayılı HMK'nın 26. ve 303. maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 332 ve 98. maddeleri gereğince uygulanan aynı Kanun'un 41, 42, 43, 44, 46 ve 47. maddeleri ile 53. maddesi, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 2. maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 55. maddesi, 4857 sayılı İş Kanun'un 77. maddesi, manevi tazminatın belirlenmesi yönünden 22.06.1996 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, usuli kazanılmış hak yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır. 3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davacı ve davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2.Dosya kapsamından, meydana gelen iş kazası neticesinde davacıda oluşan iş göremezlik oranının %31,2 olduğu, kazanın meydana gelişinde davacı kazalının %30, davalı işverenlerin %70 oranında kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. 3.İş kazasına maruz kalan sigortalının maddi tazminat miktarı, işçinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşur. Pasif dönem, sigortalının aktif çalışma döneminin sona ereceği, bir başka anlatımla emeklilik döneminin başlayacağının varsayıldığı tarihten itibaren, muhtemel bakiye ömrü sonuna kadar devam edecek olan dönemi ifade eder. Varsayıma dayalı olarak pasif dönem, erkeklerde 60, kadınlarda 55 yaşın dolduğu tarihte başlatılır. Bunun nedeni, hizmet sözleşmesi ile çalışanların yasa hükümlerine göre bu yaşta emekli olabileceklerinin kabulüdür. Gerçekte bu tür tazminat davalarında zarar hesabında varsayımlara göre sonuca gidilmesi bir zorunluluktan kaynaklanmaktadır. Ancak dava sırasında sigortalının fiilen pasif döneme girdiği tarih anlaşılabiliyor ise artık varsayıma gidilerek sigortalı erkek ise 60, kadın ise 55 yaşına kadar aktif çalıştığı varsayımına göre hesap yapılmaz, aktif dönem zararının artık belli olan bu emeklilik tarihine kadar hesaplanması gerekir. Zira bilinen varken ihtimale göre hesap yapılması doğru değildir. 4.Somut uyuşmazlığa geldiğimizde, davacı kazalının dosya kapsamından yaşlılık aylığı almaya başladığı belli olduğuna göre davacının aktif dönem sonunun yaşlılık aylığı almaya başladığı tarih olduğu, bu tarihten sonrasının davacı için artık pasif dönem olarak kabul edilmesi gerektiği açıktır. 5.Mahkemece yapılacak iş, davacının tam olarak hangi tarihte yaşlılık aylığı almaya başladığını tespit ettikten sonra, pasif döneminin tespit edilen bu tarihinden itibaren başlayacağını dikkate alan yeni bir bilirkişi hesap raporu almak, usuli kazanılmış hakları gözeterek (özellikle davacı tarafın maddi tazminat yönünden temyiz yoluna başvurmadığını) oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. 6.Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinde; Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü Mahkeme için tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7. maddenin ikinci fıkrası, 9. maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10. maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) tarifenin üçüncü kısmına hükmolunacağı ancak hükmedilecek bu ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği belirtilmiştir. 7.Somut olayda, yukarıda belirtilen Tarife maddelerine aykırı olacak şekilde, manevi tazminat yönünden davacı ve davalılar lehine 300,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi, maddi tazminat yönünden ise davalılar lehine 450,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir. 8.Diğer taraftan, 492 sayılı Kanun'un 13. maddesinin (j) bendinde, genel bütçeye dâhil idarelerin bu Kanun'un (1) ve (3) sayılı tarifelerine giren bütün işlemlerinin harçtan muaf olacağı belirtilmiştir. Somut dosyada, davalı ... harçtan muaf olmasına rağmen Mahkeme kararında aleyhine harca hükmedilmesi hatalı olup bozma sebebidir. 9. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 10. O halde, temyiz eden davacı ve davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları dikkate alınarak, Mahkemece verilen hüküm bozulmalıdır. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7201, K. 2024/10400, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7201-e-2024-10400-k-5a722b948bbe