Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7049 E. 2024/8662 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7049
- Karar No
- 2024/8662
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2863 E., 2024/283 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/204 E., 2021/224 K. Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazancın tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacının 01.08.2012 tarihinde davalıya ait ... Ev Yemekleri isimli iş yerinde pişirim ustası ve aşçı olarak işe başladığını ve davalı tarafça haksız olarak işine son verildiği tarih olan 01.06.2016 tarihine kadar davalıya ait bu işyerinde kesintisiz ve sürekli olarak çalıştığını, davacının çalıştığı süre zarfında ve işten çıkartıldıktan sonra hiçbir şekilde hak ve alacaklarının verilmediğini, davacının davalı tarafça haksız olarak işten çıkartıldığını, davacının davalıya ait iş yerinde aylık net 1.800 TL ücretle çalıştığını, davacının davalı yanında 01.08.2012 tarihinden 01.06.2016 tarihine kadar kesintisiz ve sürekli olarak çalıştığını, ancak SGK kaydının yaptırılmadığını iddia etmiş, davacının 01.08.2012 tarihinden 01.06.2016 tarihine kadar davalı yanında çalışmasından ötürü davacının sigortalılığının tespitine ve aylık 1.800 TL ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1-Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı yanında hizmet akdine tabi olarak çalıştığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının ev yemekleri dükkanıyla ilgili olmasının tek nedeninin iş yeri komşusu olması nedeniyle olduğunu, davacının sık sık iş yerinde oturduğunu ve çoğu zaman ailecek ücretsiz yemek yediklerini, 2016 yılında siparişlerin yoğun olduğu nadir günlerin bazı saatlerinde yardımda bulunduğunu, ancak bunun hizmet akdi doğuracak nitelikte olmadığını savunmuş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2-Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava açılmadan önce fer'i müdahil Kuruma müracaatın zorunlu olduğunu, davacının fer'i müdahil Kuruma müracaatının bulunmadığını bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, hizmet tespitinde Kurum kayıtlarının yazılı delil niteliğinde olduğunu, aksinin ancak aynı değerde yazılı delillerle ispatının mümkün olduğunu, davacının şüpheye yer bırakmayacak şekilde iddiasını ispatlaması gerektiğini, Mahkemenin tarafların sunduğu delillerle yetinmeyip araştırma yaparak hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığını ortaya koyması gerektiğini savunmuş, usul ve yasaya aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanıklar, komşu işyeri tanıkları ile davalı işverenin işyeri kiralayanın beyanları dikkate alınarak davacının 16.08.2012-01.06.2016 tarihleri arasında davalı adına kayıtlı işyerinde kesintisiz olarak asgari ücret ile çalıştığının tespitine, fazla istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı vekili, davacının hizmet akdine tabi olarak çalıştığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı tanık anlatımlarının kabul edilemez olduğunu, davacının komşuları olan tanıklar dışında hiçbir somut delil bulunmadığını, tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, Mahkemece hiç bir araştırma yapılmadan karar verildiğini savunmuş, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili, Mahkemece araştırma yapılmadan ve eksik araştırma incelemeyle verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu savunmuş, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanıklar Mahkemece toplanan delillere göre Mahkemece titiz bir şekilde, yapılabilecek tüm araştırmanın yapıldığı, bunun sonucunda da verilen kısmen kabul kararının olaya ve kanuna uygun olduğu kanaatine varılarak istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun 77 nci, 79 uncu, 80 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı ve Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Ancak; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinin b bendinde tanımlanan unsurları taşıması ve “tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanunî temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri” yönündeki hükümlerinin kararın yazımında dikkate alınması gerekir. Karar başlığında, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının feri müdahil olmasına karşın, tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti bulunmayan Mersin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün davalı olarak yazılmış olması, usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli karar başlığında yer alan, davalı kısmında, 2 numaralı bendinde yazılı “Davalı ... Kurumu İl Müdürlüğü” sözcükleri silinerek yerine, fer'i müdahil “Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.