Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6908 E. 2024/9500 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6908
- Karar No
- 2024/9500
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/270 E., 2024/581 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçakoca 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/96 E., 2021/746 K. Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin, Akçakoca ilçesi ... köyünde ve civarında, gerek ailesine ait, gerekse kendi taşınmazında kendi nam ve hesabına çiftçilik yaptığını, Akçakoca Fındık Tarım Satış Kooperatifinin ise 15501 sayılı ortağı olduğunu, müvekkilinin, ortağı bulunduğu Fındık Tarım Satış Kooperatifine, 2000 yılından bu yana dönem dönem fındık verdiğini, verdiği mahsulünden de Bağ-Kur primi kesildiğini, 21.01.2021 tarihinde müvekkilinin Düzce SGK İl Müdürlüğü, Akçakoca Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğüne müracaat ederek, kendisinden ilk prim tahsilatının 20 Ekim 2004 tarihinde yapıldığını, Ekim 2004 tarihini takip eden aybaşından itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescilinin yapılmasını talep ettiğini, ancak davalı Kurumun 09.03.2021 tarihli cevabı yazısında "...Eylül 2004 tarihlerinde Akçakoca Fındık Tarım Satış Kooperatifinin yaptığı kesinti listeleri Kurumlarında bulunmadığı, kesinti tutarlarının Kurum Hesabına alınıp alınmadığının tespitini yapılamadığını, sigortalılık tescilinizin 01.10.2004 tarihi itibariyle başlatılamadığını" bildirerek, müvekkilinin talebini ret ettiğini, müvekkilinin, tespitini istedikleri bu dönemde başka nedene dayalı herhangi bir sosyal güvenlik kaydı olmadığını, 2004 yılında kendisinden ilk prim kesintisi yapıldığını, kesintinin yapıldığı ve yapılan kesintinin ... hesaplarına, Akçakoca Tarım Satış Kooperatifi tarafından yatırıldığının ekte sundukları belgelerden de anlaşılacağını, dosyanın celp edilecek Tarım Satış Koop. Üyelik listeleri, ziraat odası kayıtları, tapu kayıtları, muhtarlık belgeleri ile yapılacak zabıta araştırmalarında da müvekkilinin kendi nam ve hesabına tarımda çalıştığının ortaya çıkacağını, 2926 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde, Kanunla ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanlar bu Kanuna göre sigortalı sayılacağı, 4 üncü maddesinde ise Kanunla veya Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşlarına prim veya emeklilik keseneği ödemekte olanlar, (a) bendine göre malullük ve yaşlılık aylığı alanlar, yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının 16 yaşından büyükler için tespit edilen asgari ücret tutarından az olduğunu beyan edenlerin sigortalı sayılmayacağının kabul edildiğini, 2926 sayılı Kanun'da görüldü üzere, müvekkilinin sigortalı olmak için tüm şartları yerine getirdiğini, bu nedenle Ekim 2004 tarihini takip eden aybaşından itibaren müvekkilinin Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep ettiklerini, Kurumun, müvekkilinin 21.01.2021 tarihli talebini 09.03.2021 tarihinde ret etmiş olması nedeniyle, müvekkilinin tescil işlemlerini yaptıramadığını ve geriye dönük oluşan prim borçları içinse 7256 sayılı "Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun'un" müvekkili lehine getirilen olanaklardan yararlanamadığını, ayrıca 5510 sayılı Kanun'dan da yine aynı nedenle müvekkilinin yararlanma imkanının kısıtlandığını, bu nedenle müvekkilinin 7256 sayılı ve 5510 sayılı Kanundan ... haklarının, yargılamanın devamı ve kararın kesinleşmesine kadar saklı tutulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, saydıkları nedenler ve delillere binaen davalarının kabulü ile müvekkilinin, Ekim 2004 tarihini takip eden aybaşından itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalığının tespitine karar verilmesini, müvekkilinin 7256 ve 5510 sayılı Kanunlardan kaynaklanan haklarının yargılamanın devamı ve kararın kesinleşmesine kadar saklı tutulmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmil edilmesini arz ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının mahkemede açtığı davanın usul ve yasaya aykırı olup yasal şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının yazılı nedenlerle mezkur davayı açmadan önce müvekkili Kuruma müracaat etmediğini, dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ile 30.01.1950 tarihli 5521 sayılı İş mahkemeleri Kanunu'nun 7 nci maddesine eklenen ilk fıkrada ve 6100 sayılı Kanun'un 115 inci maddesinde dava şartları sayılmış olup, aynı maddenin son fıkrası birlikte değerlendirildiğinde 6652 sayılı Kanun ile getirilen müracaat şartı dava şartı niteliğinde olduğundan davacının mezkur davayı açmadan önce müvekkili Kuruma yasa değişikliği uyarınca, başvuruda bulunmadığından öncelikle dava şartı noksanlığı nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının teslim ettiği üründen kesinti yapıldığını iddia etmekte ise de sigortalılığın kabulü için kesinti yapılmasının yeterli olmadığını, kesinti yapılan tutarların müvekkili Kurum hesaplarına aktarılması gerekmekte olduğunu, davacının durdurulan sigortalılık sürelerine dair taleplerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyada mevcut Akçakoca Ziraat Odası Başkanlığının 07.04.2021 sayılı yazısında görüleceği üzere (davayı kesinlikle kabulü anlamına gelmemek kaydı aleyhte olanları kabul etmemek kaydı ile) kaydını sildirdiğinin belirtildiğini, 2004 yılından bu yana taleplerinin haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının 7256 sayılı Kanun uyarınca yapılandırma taleplerinin yasal şartları oluşmadığını, hakların saklı tutulması taleplerini kabul etmediklerini, müvekkili kurumun kanuni ve yazılı delil niteliğinde bulunan kayıtları karşısında davacının tanık dinletme taleplerini kabul etmediklerini, arz ettikleri ve dosyanın incelemesi üzerine oluşacak nedenlerle mezkur davanın yasal şartları oluşmadığını, reddine karar verilmesini talep ettiklerini, gerek açıkladıkları, gerekse dosyanın tetkiki üzerine tebeyyün edecek nedenlerle; öncelikle belirttikleri üzere yasa değişikliği uyarınca müvekkili Kuruma dava açmadan önce başvuruda bulunulmadan açılan davanın dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine, yasal şartları oluşmayan, yapılandırma şartları oluşmayan usul ve yasaya aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamıyla birlikte değerlendirildiğinde; mevzuat hükümleri ve emsal Yargıtay kararları kapsamında; Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu kendi adına ve hesabına tarımsal faaliyette bulunmaktır. Bu şekilde tarımsal faaliyette bulunmak ise, belli bir zaman dilimini gerektirmektedir. Salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunmasının, tek başına tarımsal faaliyeti ispatlamaya yeterli olmadığı, bu nedenlerle davacının, tevkifatın yapıldığı 20.10.2004 tarihi takip eden aybaşı olan 01.11.2004 ile o yılın sonu olan 31.12.2004 tarihine kadar olan sürede Tarım Bağ-Kur sigortalı sayılması gerektiği, ürün teslimi ve prim tevkifatı bulunmayan sonraki yıllar yönünden Tarım Bağ-Kur sigortalı olarak kabul edilmesinin mümkün olmayacağı anlaşılmakla; Davanın kısmen kabulü ile 1-Davacının 01.11.2004-31.12.2004 tarihleri arasında Tarım Bağkur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili; dosya incelendiğinde müvekkilinin 2926 sayılı Kanun'daki tüm şartları yerine getirdiği, bu nedenlerle müvekkilin 01.11.2004-19.11.2014 ve 24.02.2015- 25.03.2021 tarihleri arasına ilişkin Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilmesi gerekmekteyken yazılı şekilde fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu, yetersiz bilirkişi raporu ile sonuca gidildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği dikkate alınmak sureti ile yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin tespiti ve aksine Kurum işleminin iptaline ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2926 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı ve davalı Kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.