Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6838 E. 2024/9663 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6838
- Karar No
- 2024/9663
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/596 E., 2024/117 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 36. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/68 E., 2022/373 K. Taraflar arasındaki sigorta başlangıç tarihinin 13.03.1991 olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurum vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde,; davacının ...'e ait ... Ticaret unvanlı işyerinde çalışmaya başladığı 13.03.1991 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, çalışma olgusunun yöntemine göre kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ...,işe giriş bildirgesi verildiği tarihte davacının bir kaç ay çalıştığını beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece "1-Davanın kabulü ile davacı ... (T.C.NO:....) 'in sigorta başlangıç tarihinin 13.03.1991 olduğunun ve 13.03.1991 tarihinde 1 gün sigortalı çalıştığının tespitine.." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, Kurum kayıtlarının aksinin ancak yazılı delil ve belgeler ile ispat edilebileceğini,davanın yöntemince kanıtlanmadığını, Kurum aleyhine hükmedilen yargılama ve vekalet ücreti yönünden de hatalı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ile dosya kapsamına göre, davacının nüfus kayıtları ile işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgilerinin uyumlu olduğu, sigortalı sicil numarasının sonraki çalışmalarında kullanılan sicil numarası olduğu, Kurum kayıtlarında sigortalılık başlangıç tarihi 10.05.1996 olup buna göre eldeki davanın açılmasında hukuki yararının bulunduğu, sigortalı işe giriş bildirgesinin hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmesi nedeniyle hak düşürücü sürenin işlemediği, mahkemece hüküm altına alınan sigorta başlangıç tarihinin 01.04.1981 tarihinden sonra olması nedeniyle 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesine göre 18 yaşın ikmalinin gözetildiği, 5521 sayılı Kanun'un 7'nci maddesine göre dava tarihinden önce başvuru koşulunun yerine getirildiği anlaşılmakla; davacının işe giriş bildirgesinde yazan tarihte fiili çalışmasının bulunduğu kabul edilerek sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine dair mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık davacının sigorta başlangıç tarihinin 13.03.1991 olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi, geçici 54 üncü maddesi hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'u 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'u 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. 2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, işe giriş bildirgesinin davacıya ait olduğu mahkemece kabul edilmiş ise de işe giriş bildirgesine istinaden fiili çalışma olgusu yeterince ortaya konulmamıştır. Davacının somutlaştırması kapsamında beyanı alınmak suretiyle iş yerinin adresi ve komşuları, faaliyeti tam olarak belirlenmeli, iş yerinde başka çalışan bulunup bulunmadığı sorulmalıdır. Ayrıca davacı tanığı olarak dinlenilmiş ... ile ilgili beyanı alınmalı, ...'un işe giriş bildirgesi bu iş yeri ile ilgili var ise istenilmeli, yine davacının beyanına göre başka çalışanlar var ise bunların sigorta sicil dosyası istenilmeli, davacının bildireceği adres ve komşu iş yerleri adresleri dikkate alınarak bu iş yerlerine ilişkin belediye, vergi dairesi ve sigorta müdürlüklerinden komşu iş yeri tanıkları araştırılarak dinlenilmeli, sigorta başlangıç tarihinde fiili çalışması olup olmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. 3.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeple, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi