Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6722 E. 2024/8924 K.
Konu: İş Kazası Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6722
- Karar No
- 2024/8924
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazası Tespiti
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/998 E., 2024/832 K. KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/68 E., 2023/359 K. Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından 11.07.2018 tarihinde iş kazası geçirdiğinden bahisle ilgili Kuruma başvurulduğu, Kurum tarafından cevaben “işverenden tedarik edilen bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesi iş kazası olduğuna dair tespit yapılamadığından 09.08.2018 tarihindeki olayın iş kazası olduğu yönünden Müdürlüğümüzce bir işlem yapılamamıştır.” şeklinde cevap verildiği, davacının sıvacı olup mesleki yeterlilik belgelerine sahip olduğu, bu kapsamda 24.08.2016 tarihinden - 01.01.2019 tarihine kadar davalı şirket projelerinde aralıklı olarak dönem dönem yevmiye usulü çalıştığı, “... Mah. 2071 Sk. No:1” adresinde ilgili şirketin inşaatı sırasında 09.07.2018 tarihinde sıva için harç ayarlamak üzere şirket yetkilisi ...'nun sevk ve idaresinde işini gerçekleştirirken merdivenlerden düştüğü, bu düşmeye müteakip omzunda meydana gelen hasardan dolayı davacının öncelikle Denizli Devlet Hastanesine gitmiş beş günlük rapor aldığı devamında çekilen MR ve benzeri tetkikler sonrasında doktoru tarafından omuz yuvasının boşaldığı ameliyat olması gerektiğinin belirtildiği, bu olaylara müteakip işveren yetkilisinin olayı inandırıcı bulmadığı, dolayısıyla davacı Özel Cerrahi Hastanesine götürdüğü, burada da tetkikler geçirdiği sonrasında ameliyat olmasının gereklilik olduğunun ortaya çıktığı, davacının Servergazi Devlet Hastanesinde 08.10.2018 tarihinde ameliyat olduğu, omzuna üç adet platin takıldığı, sonrasında fizik tedavi görmüş olsa da davacının hali hazırda mevcut mesleği olan sıvacılık ve inşaat işlerinde gereği gibi işini ifa edemediği, iş bulamadığı, yine eksik sigorta bildirimi nedeniyle işsizlik ödeneği de alamadığı, davacının maluliyetinin söz konusu olduğu iddiasıyla geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının süresinde olmadığı, işbu davanın açılmasında hukuki yararı bulunmadığı, davacı tarafın Kuruma başvuruda bulunduğu, davacının sigortalının işkazası iddiası hakkında Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca açılmış herhangi bir soruşturma dosyasının bulunmadığı, işveren ve Pamukkale Üniversitesinden bilgi ve belge talep edilmiş olup temin edilen belgeler ışığında 29.11.2018 tarih 711 sayılı Ünite Komisyon Kararı alınmış olup davacı sigortalıya Kurum tarafından cevabi yazı verildiği, sigortalının 05.09.2018 tarihli dilekçesinde kaza tarihi 10.07.2018 olarak belirtilse de kayıtlardan olayın 09.07.2018 tarihinde vuku bulduğu, davacı ...'in iş kazasından dolayı meslekte kazanma gücü kayıp oranının tespitine yönelik talep olmaması veya maluliyeti ifade eden sağlık kurulu olmaması nedeniyle derece tespiti işlemleri başlatılmadığı, Pamukkale Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nda çalışan Arş. Gör. Dr. ... ...'in tuttuğu tutanakta da görüleceği üzere davacı hastane girişini düşme şeklinde yaptırdığı ve olayın yerini bildirmediği, davacının yürüme mesafesinden düştüğünü belirtmiş ve olayın iş yerinde vuku bulduğuna dair herhangi bir beyanda da bulunmadığı, davacının hastane kayıtlarına göre ne olayın iş kazası olduğunu beyan ettiği ne de olayın iş yerinde gerçekleştiğini söylediği, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 23.10.2018 tarihli Kuruma gönderilen cevabi yazıda kaza olayına ilişkin herhangi bir soruşturma dosyası olmadığının bildirildiği, gerçekleştiği iddia edilen iş kazasına ilişkin gerek hastane kayıtlarında, gerek iş yeri kayıtlarında, gerekse Başsavcılık kayıtlarında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, davacının beyan ve ifadelerinde açıkça çelişkiler bulunduğu, iş bu davayı kötüniyetli olarak açtığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf kendisi gibi 4 aile ferdi ile inşaatların kaba sıvasını yaptığı, bu 5 kişilik ekibin topluca bir proje sahasına girip oradaki kaba sıva işlerini yapıp proje sahasından ayrıldıkları, ayrıldıktan sonra proje alanına kaba sıvadan sonraki işlemleri uygulayan işçiler geldiği, davacının belirtmiş olduğu 09.07.2019 tarihinde şirkete ait proje alanında sıva işlemleri uygulandığı, belirtilen tarihte proje alanında küçük kaza dahil herhangi bir aksilik yaşanmadığı ve çalışanlar proje alanında normal mesaileri gerçekleştirerek gün sonuna kadar çalıştıkları, kaza tarihi olarak iddia edilen tarihte şirket veya yetkililerine herhangi olumsuzluk veya aksilikten bahsedilmediği, davacının iddia ettiği tarihte proje alanlarında her ne kadar sorunsuz inşaat işlerinin olmasına rağmen iddia edilen tarihten 5 gün sonra davacının abisi tarafından kardeşinin iş kazası gerçekleştiği şirket yetkililerine kötü niyetli olarak bildirildiği, tamamen sorunsuz bir mesai bitiminden 5 gün sonra hayatın olağan akışına aykırı olan böyle bir beyan şirket yetkililerince inandırıcı bulunmadığı, davacı taraf tamamen inşaat sahası dışında yaşadığı bir olayı ya da davacı taraf salt şirkete ait iş sahasında çalışmamakta olup çalışmış olduğu farklı inşaat projelerinde dahi bir sorun yaşayıp konu olayı şirketten haksız menfaat elde etmek için kurgulamış da olabileceği, bu sebeple konu beyan neticesinde herhangi bir işlem yapılmadığı, ayrıca konu olayla ilgili herhangi bir savcılık şikayeti dahi bulunmadığı, tüm resmi kayıtlarda da görüleceği üzere davacı tarafın iddia ettiği bir olay vuku bulmadığı ve davacı kendisi şirketten haksız menfaat elde etmek amacıyla tamamen kurguladığı iddialar ile huzurdaki davayı ikame ettiği, gerek iş kazasının olduğu iddia edilen tarihte proje alanında bir aksililik bulunmaması gerekse tüm çalışanların mesai bitimini tamamlamaları sebebiyle davacının iddia ettiği olay hayatın olağan akışına aykırı olduğu, nitekim davacının gittiği ilk hastanede Acil Doktoru tarafından tutulan tutanakta dahi herhangi bir iş kazası olduğuna dair beyanda da bulunmadığı, bu sebeple tamamen asılsız iddialar ile ve salt haksız menfaat edilmesi amacıyla davanın ikame edildiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; davalı işveren iş kazası iddiasını kabul etmemiş ise de; dosyaya celp edilen hastane kayıtlarına göre davacının kaza geçirdiğinin sabit olduğu, ayrıca kazaya ilişkin tanık beyanının mevcut olduğu, tarafların iş kazasını gizlemeye yönelik davranışlarının üçüncü kişiler ve Kurum nezdinde davanın kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle sonuç doğurmayacağı, sonuç olarak davacının geçirmiş olduğu kaza iş yerinde gerçekleşmesi nedeniyle iş kazası olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 11.07.2018 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığı, bu davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığı, olayın iş kazası olduğunda dair bir soruşturma kaydının ve raporun bulunmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davada tanık beyanları, hastane başvurusu tedavi belgeleri ve tüm dosya kapsamına nazaran davacının davalılardan şirket iş yerinde çalışmaktayken düşmesi sonucu iş kazasına maruz kaldığının anlaşıldığı, mahkemenin kabulü bu yönüyle yerinde olduğu ancak iş kazası 09.07.2018 tarihinde olduğu halde infazda tereddüt oluşturacak şekilde 11.07.2018 tarihinin kaza tarihi olarak yazılması ve tespite karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacının 09.07.2018 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının 11.07.2018 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13 üncü maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.