Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6624 E. 2024/7654 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6624
- Karar No
- 2024/7654
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/605 E., 2023/1713 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/42 E., 2021/464 K. Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalılığının tespiti ile sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı Kurumda ... sicil numaralı işyerinde 06.12.1994 tarihinden itibaren bir süre çalıştığını, iş yerinin yıllar önce faaliyetini durdurduğunu, SGK Tescil ve Hizmet Dökümü ve SGK yazısından anlaşılacağı üzere davacının 06.12.1994 tarihinde işe giriş bildirgesi olduğunu, bu durumun da davacının 06.12.1994 tarihinde sigortalı çalıştığına dair karine teşkil ettiğini, davacı 1994 yılında yaptığı hizmeti hizmet döküm cetvelinde yer almadığını görmesi üzerine 06.12.1994-30.12.1994 tarihleri arasındaki hizmeti hizmet cetveline işlenmesini talep ettiğini, davalı Kurum cevap yazısında ... sicil numaralı işyerinin işe giriş bildirgesine istinaden iptal bordrosu verdiğinden o döneme ait çalışmaların iptal edildiğini beyan ettiklerini, davacının 06.12.1994-30.12.1994 tarihleri arasında fiili olarak çalıştığını, işyeri tarafından haksız ve mesnetsiz olarak iptal bordrolarının sunulduğunu, sigortalılık başlangıcının 06.12.1994 tarihi olarak kabul edilmemesinin davacıya büyük hak kaybı olacağını belirterek, davacının ... sicil numaralı işyerinde 06.12.1994 tarihinde, hizmet akdine dayalı günün asgari ücretiyle 1 (bir) gün çalıştığının ve sigortalılık başlangıcının 06.12.1994 olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davacı tarafından açılan davaya ilişkin davacının iddia ve delilleri kabul etmediklerini, hak düşürücü süre görev husumet derdestlik ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının 06.12.1994 tarihinde işe giriş bildirgesinin vermiş olması sigorta başlangıç tarihine etki etmediğini, davacının o döneme ait herhangi bir prim ödemesi olmadığını, geçmişe dönük sigortalılığın tespitinde esas olan unsur kişinin sigorta primlerini ödemesi olduğunu, Kurum bünyesinde 2016/20 sayılı Genelgeye göre geriye dönük sigortalılığın ödenmiş primleri ve sigorta kayıtları halinde söz konusu olacağını, davacının prim ödemesi olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 06.12.1994 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, davacının çalışmasına yönelik belgelerin Kuruma ibraz edilmesi gerektiğini, işe giriş bildirgesinin tek başına çalışmanın mevcudiyetini göstermeyeceğini, Kuruma belge bildirme zorunluluğunun işverene ait olduğunu, Kurumun zorunlu tutulamayacağını, Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, eksik araştırma ile karar verildiğini, Kurum işlemlerinin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 06.12.1994 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2, 6, 9, 60 ncı maddenin (G) bendi, 79, 108 inci maddesi, Geçici 54 üncü maddesi hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. 2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, dava dışı Ensar Yıldız unvanlı işverenin 100221sicil no lu iş yerinden davacı adına 06.12.1994 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, işyerinin işyeri tescil bilgilerinde mahiyetinin inşaat konulu olduğu, kanun kapsam döneminin ise 01.10.1992-06.06.1995 tarihleri arasında olduğu, işyerinden verilen 1994/3 üncü dönem bordrosunda aralarında davacının da olduğu(adının yanında sigorta sicil no.su yok) 24 kişi adına verilen bordroda, yine aralarında davacının da olduğu 23 kişi adına bu defa 1994/3 üncü dönemine ait iptal bordrosunun verildiği, bu nedenle sadece Hamit Mevlüt Sönmezer'in bildiriminin geçerli olduğunun anlaşıldığı, ancak dava kapsamında anılan kişinin dinlenmediği, öte yandan bu dönemden bildirimleri iptal edildiği anlaşılan ...,... ve ...'ın davacı tanığı olarak dinlendikler, inşaatın varlığına yönelik araştırmanın yapılmadığı ve böylelikle anılan tanık beyanları ile dosyadaki yukarda belirtilen diğer delillere göre değerlendirme yapılarak eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 3. Buna göre Mahkemece, davacının eylemli çalışmasını ortaya koyacak şekilde iş yerinin inşaat işyeri olduğu gözetilerek, söz konusu inşaatın ruhsatı ve yapı kullanım izni bilgileri ilgili Belediye Başkanlığından sorularak araştırılmalı, 1994/3 üncü dönemde tek sigortalılığı iptal edilmemiş olan Hamit Mevlüt Sönmezer bordro tanığı olarak dinlenmeli, aralarında davacının da olduğu 1994/3 üncü dönem bordrosundaki 23 kişinin ve davacının sigorta bildirimlerinin neden iptal edildiği Kurumdan sorularak gerekli kayıtlar celbedilmeli, bordro tanığına ulaşılamaması yada beyanın yetersiz kalması halinde dava konusu dönemde inşaat işyerine emniyet, vergi, belediye, SGK aracılığıyla yapılacak araştırmayla komşu işyeri sahipleri ve kayda geçmiş çalışanları yöntemince saptanarak, re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı,sigortalılık ve vergi kayıtları getirtilerek beyanları denetlenmeli, komşu iş yerinin saptanamaması halinde davacının çalışmasını bilebilecek kişileri davacının beyanı alınmak suretiyle belirlenerek sigortalılık ve diğer çalışma kayıtları getirtilerek dinlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. 4.Kabule göre de 5510 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde "Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir" hükmü öngörülmüştür. Buna göre eldeki davada, davacının 20.05.1977 doğumlu olduğu, işe giriş bildirgesinin verildiği 06.12.1994 tarihinde 17 yaşında olduğu, buna göre, davacı yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 20.05.1995 tarihi olduğu, bu tarihten önceki hizmet süresinin de prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğine hükmedilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi, isabetsiz bulunmuştur. 5.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.