Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6587 E. 2024/7530 K.

Konu: Hizmet Ve Prime Esas Kazanç Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6587
Karar No
2024/7530
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Ve Prime Esas Kazanç Tespiti

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2677 E., 2024/457 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/273 E., 2021/327 K. Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 27.04.2013 - 09.04.2020 tarihleri arasında davalı işveren yanında en son net 4.000,00 TL ücret + agi ile mekanik ustası olarak sürekli ve tam zamanlı çalıştığını, ancak hizmetlerinin eksik ve sigortalarının asgari ücret üzerinden yatırıldığını ileri sürerek, davacının en son aldığı ücretin tespiti ile 27.04.2013 - 09.04.2020 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; çalışma olgusunun yöntemince ispatlanması gerektiğini, asgari ücretten daha yüksek bir ücretle çalışıldığı iddiasının da yazılı delillerle ispatının gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Yapılan yargılama, dosya kapsamında toplanan deliller, tanık beyanları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı adına düzenlenen imzalı ücret bordrolarında belirtilen miktarlarla Kurum kayıtlarının uyumlu olduğu, davacı taleplerinin senetle ispat zorunluluğuna ve senede karşı tanıkla ispat yasağına ilişkin parasal sınır (HMK. m. 200, 201) da belirtilen tutarların üstünde kaldığı, dosya içerisinde, gerçek ücretin bordrolarda belirtilen miktarın üzerinde olduğuna yönelik yazılı delil veya delil başlangıcı sayılabilecek nitelikte belge bulunmadığı, bu itibarla salt tanık ifadeleri, emsal ücret araştırmaları üzerinden Kurum kayıtlarından farklı PEK hesabı yapılamayacağı gerekçesiyle, Davacının davasının kısmen kabulü ile kısmen reddine, - Davacının davalı firma bünyesinde 27.04.2013-09.04.2020 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine, Kurum kayıtlarının bu haliyle düzeltilmesine, - Ücrete ilişkin diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; prime esas kazancın tespiti için yazılı delil ya da delil başlangıcının bulunması gerektiğinden bahisle bu yöndeki taleplerinin reddi kararının yerinde olmadığını, davacının İş Bankasından kredi çekerken maaş yazısının bankaya verildiğini, bu yazının celbini talep etmelerine rağmen getirtilmediğini, tanık Ahmet Palet'in özlük dosyası ve maaş dökümünün getirtilmediğini, tanık beyanlarının değerlendirilmediğini, senetle ispat sınırında elden ödenen ücret miktarının hesaplanması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının çalıştığına dair somut belge bulunmadığını, salt tanık beyanlarının hüküm vermeye yeterli olmadığını, davacının işe giriş bildirgesini imzaladığının dikkate alınması gerektiğini, iş yerinin kapsam ve kapasite durumunun araştırılmadığını, eylemli çalışmanın kanıtlanamadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde; resmi kayıt ve belgelerin bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini, işe giriş bildirgesindeki imzanın dikkate alınmadığını, Kurum kayıtlarının esas olduğunu, Yargıtay kararlarına göre Kuruma bildirilmiş olan giriş çıkışların çalışmanın kesintili geçtiğine karine kabul edildiğini belirterek, eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 27.04.2013-09.04.2020 tarihleri arasında davalı iş yerinde kesintisiz çalıştığının sabit olduğu, HMK 200 maddesi gereğince davacının aldığı ücret konusunda yazılı delil ve Yargıtayın aradığı nitelikle yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belge ibraz edilmediğinden ücret iddiasının ispatlanamadığı, Mahkemece verilen kararın ve gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 80 inci ve 86/9 uncu maddeleri. 3.Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/6587, K. 2024/7530, T. 02.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-6587-e-2024-7530-k-bbf7954768d8